Bugun...


Hüsnü TEVŞİ / Farkındalık Defteri

facebook-paylas
Türkiye Gündemi: 7 Günde 40 Mevsim
Tarih: 24-05-2026 22:31:00 Güncelleme: 24-05-2026 22:31:00


Türkiye’de yaşamak bir Netflix dizisi izlemek gibi. Her bölüm farklı türde başlıyor, finalde hepsi birbirine bağlanıyor ve sen hala “bu neydi şimdi” diyorsun.

Pazartesi sabahı ekonomi dersi alıyorsun. Enflasyon düşüyor, herkes rahatlıyor. Salı günü markete gidiyorsun, patlıcan sana bakıyor, sen patlıcana bakıyorsun. Aranızda bir sessizlik oluyor. O sessizlikte maaş eriyor.

Çarşamba günü bir ünlü bir açıklama yapıyor. 3 saat içinde Twitter’da hashtag oluyor, 6 saatte unutuluyor. Çünkü Perşembe günü yeni bir skandal çıktı. Bu skandalın üstüne Cuma günü “tarihi müjde” geliyor. Müjde ne? Onu kimse hatırlamıyor çünkü Cumartesi günü futbol maçı var. Pazar günü ise herkes “bu ülke nereye gidiyor” diye soruyor, sonra pazartesi tekrar başa dönüyor.

Aslında Türkiye’de gündem diye bir şey yok. Gündem bir kargo gibi. Her gün kapına bırakılıyor, açıyorsun, “bunu mu istiyordum ben” diyorsun, iade edemiyorsun.

Haber kanallarını açtığında üç ekran görüyorsun. Birinde dolar konuşuluyor, diğerinde dizinin 87. bölüm fragmanı, üçüncüsünde ise “bu sebze neden bu kadar pahalı” diye soran bir vatandaş. Spiker hepsini aynı ciddiyetle sunuyor. Sanki doların 50 lira'ya dayanması ile bamyadan 200 lira istenmesi aynı ağırlıkta mesele.

Siyasetçiler de bu oyunun başrolünde. Biri mikrofonu kapıyor, “biz geldik her şey düzelecek” diyor. Diğeri çıkıyor, “onlar geldiği için bozuldu” diyor. İzleyici koltuğunda oturan vatandaş ise patlamış mısırı bitirmiş, “hadi bir sonraki sahneye geçin” diyor. Çünkü herkes biliyor ki iki hafta sonra roller değişecek, replikler aynı kalacak.

Sosyal medyada durum daha eğlenceli. Bir gün herkes uzman oluyor. Ekonomi uzmanı, dış politika uzmanı, futbol yorumcusu, iklim bilimci. 280 karakterde dünya kurtarılıyor. Sonra telefon şarja takılıyor, uzmanlık da kapanıyor. Ertesi gün yeni bir konu açılıyor ve herkes sıfırdan uzmanlığa başlıyor.

En ironik kısım şu: Herkes yorulduğunu söylüyor ama herkes ekrana kitlenmiş durumda. Sanki bir trafik kazası var ve kimse bakmamalı diyor ama herkes yavaşlayıp bakıyor. Sonra “ay çok üzücü” deyip yoluna devam ediyor.

Yine de bir şey değişmiyor. Çünkü burada her şey değişiyor, ama hiçbir şey değişmiyor. Buna da biz “dinamik denge” diyoruz. 

Ve en komiği ne biliyor musunuz? Yarın yine aynı şeyi konuşacağız. Sadece isimler, rakamlar ve olay yerleri değişecek. Senaryo aynı kalacak. 

Peki siz bu gündem döngüsünde en çok hangi karakteri oynuyorsunuz?



Bu yazı 95 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI