beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort
Bugun...


Rızamız Yok, Direnişe Devam!
Tarih: 28-09-2026 12:10:08 Güncelleme: 28-09-2026 12:10:08 + -


İkizköylüler, 16 Eylül 2026 tarihinde Danıştay 6. Dairesinde görülen ve karar çıkmayan duruşma sonrası, topraklarına el konulmaması için direniş kararı aldı.

facebook-paylas
Tarih: 28-09-2026 12:10

Rızamız Yok, Direnişe Devam!

Konuyla ilgili yapılan açıklamada, “2025/204 esas sayılı dava dosyasını bir an önce ele almalı ve hukuka aykırılığını göstermelidir. Akbelen özelinde, MAPEG ve ilgili devlet kurumlarının aracılık ettiği topraklarımıza el konma sürecinin devlete olan güveni onarılmaz bir şekilde sarstığı bilinmelidir. Üstelik bu el koyma işleminin kamu yararının değil tek bir şirketin yararı için yapıldığı toplum ve uzmanlar tarafından kabul görmektedir,” ifadelerine yer verildi.

AÇIKLAMA ŞÖYLE:

16 Eylül tarihinde Danıştay 6. dairesinde, acele kamulaştırma kararı verilmiş topraklarımız için açtığımız iptal davasının duruşması görüldü. Milas'ımızın 11 köyünden insanlarımız, halkına ve onuruna sahip çıkan üç muhtarımız; işini, tarlasını, hayvanını bırakıp yola düşmüş onlarca köylümüz, memleketin dört bir yanında maden ve enerji projelerine karşı toprağını savunan insanlarımız, desteğe gelen dostlarımız ve avukatlarımızla beraber duruşmaya katıldık. Toprağımız, köylerimiz, geçmişimiz ve geleceğimiz sahipsiz değil!

MAPEG, ŞİRKETİN ÇIKARINI SAVUNUYOR

Bu duruşmada gördüğümüz tablo bizim için çok ağırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile MAPEG’in, toprağımıza çökmek isteyen YK Enerji şirketi karşısında halkın hakkını, toprağını, zeytinini ve yaşamını gözetmesi gereken kamu kurumları gibi değil, şirketin önünü açmaya çalışan kurumlar gibi hareket ettiğine bir kez daha tanık olduk.

Dahası, MAPEG Genel Müdürünün ağzından Zeytin Kanunu’nun madenciliğin önünü tıkadığını dinledik. Zeytinimizi koruyan kanunu bir güvence olarak değil, aşılması gereken bir engel olarak gören anlayışı kendi ağızlarından duyduk. Zeytinlikleri, ormanları, meraları ve köylerimizi maden faaliyetlerine açan 7554 sayılı kanunun hazırlanması sürecinde -görevleri olmadığı halde- nasıl rol aldıklarını dinledik. MAPEG’in bizim karşımızda yalnızca ruhsat veren bir kurum olmadığını; toprağımızı madene açan düzenin kurulmasında bizzat rol oynadığını yaşamış, görmüş olduk. Üstelik yalnızca biz değil, Türkiye’nin her yerinden gelen köylüler buna şahit oldular!

DEVLET, KÖYLÜNÜN MALINI KORUMALI

Bizim için asıl vahim olan da budur. Köylünün toprağını koruması gereken devlet kurumlarının, köylünün karşısına bir şirketin talebiyle çıkmasıdır. Biz kendi topraklarımızı bir şirketten ve onun yanında yer alan devlet kurumlarından korumaya çalışıyoruz.

Gerek 7554 sayılı kanunun gerekse acele kamulaştırma kararının hukuksuz olduğunu biliyorduk. Ama bir şirketin çıkarı için köylünün toprağının, zeytininin, evinin, geçim kaynağının ve geleceğinin bu kadar kolay gözden çıkarılabildiğini; bunun da kamu kurumlarının eliyle savunulabildiğini bu açıklıkta görmek, devlete ve hukuka olan inancımızı derinden sarstı.

 

KAMU YARARI, BU TOPRAKLARDA YAŞAYAN HALKTIR

Bir şirketin madencilik faaliyetini sürdürebilmesi için insanların mülkiyet hakkına olağanüstü bir yöntemle müdahale edilmesinin hukuka uygunluğu ciddi biçimde tartışmalıdır. Bizim zeytinimiz, evimiz, mezarımız, tarlamız bir şirketin bilançosuna yazılacak mal değildir.

Kamu yararı, bu topraklarda yaşayan halktır. Üreten köylüdür. Zeytindir, sudur, ormandır, meradır. Çocuklarımızın geleceğidir. Bir şirket daha fazla kâr etsin diye binlerce insanın hayatını altüst etmek kamu yararı değildir. Biz hukukun bu açık gerçeği göreceğine inanmak istiyoruz.

ACELE KAMULAŞTIRMA KARARI HUKUKSUZDUR

Dolayısıyla, iptal davamızla ilgili verilen yürütmeyi durdurma kararının gerekçesinde açık bir şekilde ortaya konduğu ve hukuksuzluğun altını çizdiği üzere; acele kamulaştırma kararı hukuksuzdur ve iptal edilmelidir. Anayasa Mahkemesi, 7554 sayılı kanunun iptaline ilişkin 2025/204 esas sayılı dava dosyasını bir an önce ele almalı ve hukuka aykırılığını göstermelidir. Akbelen özelinde, MAPEG ve ilgili devlet kurumlarının aracılık ettiği topraklarımıza el konma sürecinin devlete olan güveni onarılmaz bir şekilde sarstığı bilinmelidir. Üstelik bu el koyma işleminin kamu yararının değil tek bir şirketin yararı için yapıldığı toplum ve uzmanlar tarafından kabul görmektedir.

TOPRAKLARIMIZA ZORLA EL KONULMASINA RIZAMIZ YOK, DİRENECEĞİZ!

Umuyoruz ki bu güven duygusu yürütmeyi durdurma kararında olduğu gibi, açtığımız davanın kabulüyle giderilecektir.

Aksi durumda, duruşmada aleni bir şekilde görülen, bir şirketin çıkarları için topraklarımıza zorla el konulmasına rızamız yok, kabul etmiyoruz, tanımıyoruz, direneceğiz.




Bu haber 133 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÇEVRE Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI