|
Tweet | Tarih: 02-10-2026 21:55 |
MEHMET ERDAL / AKHİSAR
Bugün saat 16.00'da Akhisar Öğretmenevi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasından önce, ölen maden işçileri ve intihar eden emekli polis memuru için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.
Bazı katılımcıların DİSK GENEL İŞ önlükleri giydiği basın açıklamasında, Devrimci Emekli Sen Akhisar Şube Sekreteri Mustafa Bulgurcu önce dün ölen maden işçileri ile ilgili basın açıklamasını okudu”
BU KANLI DÜZENİN HESABINI VERECEKSİNİZ
“Onları katleden kaza değil; tedbirsizlik, cehalet ve insan hayatını hiçe sayan hırstır. Yer altında ekmek parası uğruna can veren işçilerimizin ahı, bu ihmallere göz yumanların yakasını asla bırakmayacaktır. Aynı karanlık zihniyet, aynı vurdumduymazlık ve insan hayatını hiçe sayan aynı açgözlülük beş evimizi daha söndürdü. Doymak bilmeyen kâr hırsınız ve 'bir şey olmaz' diyerek aldığınız ihmalkâr kararlarınız yüzünden beş madenci bugün aramızda yok!
İş güvenliğini kâğıt üstünde bırakanlara, denetimleri kılıfına uyduranlara ve insan canına ucuz maliyet gözüyle bakanlara sesleniyoruz: Bu kanlı düzenin hesabını vereceksiniz! Sorumsuzluğunuzu süslü laflarla gizleyemezsiniz.”
Mustafa Bulgurcu'nun emeklilerin AYM önündeki basın açıklaması sırasında intihar eden emekli polis memuru Ali Şekercioğlu için okuduğu basın açıklaması ise şöyleydi:
BU BİR SESSİZLİK DEĞİL, BİR ONUR VE BEYAN ÇIĞLIĞIDIR!
“Bu bir sessizlik değil, bir onur ve beyan çığlığıdır!
Ankara’da, hukukun ve adaletin simgesi olması gereken Anayasa Mahkemesi önünde yaşanan facia, bu ülkenin vicdanına ve ortak geleceğine saplanmış ağır bir hançerdir. Yıllarca bu devlete ve millete hizmet etmiş emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun, yaşadığı ağır ekonomik darboğaz ve çaresizlik nedeniyle yaşamına son vermesi, basit bir bireysel trajedi olarak üstü kapatılamayacak devasa bir toplumsal yaradır.
'Para İçin Değil, Onurum İçin' Çığlığı Karşısında Kimse Kafasını Kuma Gömemez!
Ali Şekeroğlu’nun eylem alanında taşıdığı ve geride bıraktığı 'Para için değil, onurumuz için' mesajı, milyonlarca emeklinin, çalışanının ve yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veren vatandaşın bastırılmış çığlığıdır. Bir insanın, ömrünü verdiği ülkesinde geçinemediği için, hakkını aradığı devlet kapısında canından vazgeçme noktasına gelmesi; mevcut ekonomik politikaların, sosyal devlet anlayışının ve yönetim sorumluluğunun açık bir iflasıdır.
Bu bir münferit olay değildir! Bu bir kaza hiç değildir! Bu; yıllarca devlete hizmet etmiş, alın teri dökmüş milyonlarca emekliyi enflasyona, sefalete, açlık sınırının altındaki maaşlara mahkûm edenlerin; bütçeye yük çıkaranların sebep olduğu bir sosyal cinayettir!
Ömrünü devletine adamış bir insan, torununa bir hediye alamıyorsa, kirasını ödeyemiyorsa, evlatlarının yüzüne bakamayıp 'Geçinemiyorum!' çığlığını kendi canıyla ödemek zorunda kalıyorsa; bu ülkeyi yönetenlerin başını iki elinin arasına alıp düşünmeleri gerekir!
Sermayeye, rant odaklarına ve ayrıcalıklı zümrelere kesintisiz kaynak aktarılırken; ömrünü çalışarak geçiren emeklilere, memurlara ve işçilere sefalet ücretlerinin reva görülmesi kabul edilemez. Vatandaşın mutfağındaki yangını görmezden gelen, halkın feryadına kulak kapatan ve insanları çaresizlik girdabına sürükleyen bu düzen; vicdani, ahlaki ve hukuki tüm zeminleri kaybetmiştir.
“SOSYAL DEVLET” İLKESİNİ HATIRLAYIN!
Sorumlulara Sesleniyoruz:
Görmezden gelmeyi bırakın: Yaşanan bu acı olayı münferit bir vakaymış gibi sunmaktan ve yoksulluğun üzerini pembe tablolarla kapatmaya çalışmaktan derhal vazgeçin.
Sosyal Devlet İlkesini Hatırlayın: Anayasal bir zorunluluk olan 'insanca yaşama hakkı' ve 'sosyal devlet' gereklerini kağıt üstünde bırakmayın; halkı açlık ve yokluk sınırı altında yaşamaya mahkum eden politikalara son verin.
Gerçek adımları atın. Emeklilerin, çalışanların ve dar gelirlilerin hayat şartlarını derhal insani seviyeye çekecek somut, adil ve krizin yükünü emekçiye yıkmayan adımları vakit kaybetmeksizin atın.
Bir İnsanın Onuru, bir yönetimin masasındaki rakamlardan daha değerlidir!
Ali Şekeroğlu’nun taşıdığı dövizde yazan 'Onurumuz İçin' ifadesi, bugün iktidarın ve bu ekonomik yıkıma göz yumanların yüzüne çarpılmış en ağır tokattır. İnsanları açlık sınırının, sefalet ücretlerinin altında yaşamaya mahkûm edenler; seyyanen zam taleplerini duymazdan gelenler, AYM kapılarında adalet ve insanca yaşam arayan kitleleri çaresizliğe sürükleyenler bu vebalin doğrudan sorumlusudur.
Hiçbir yurttaşımızın çaresizlik nedeniyle yaşamından vazgeçmediği, onurlu, adil ve insanca bir yaşam mücadelesini hep birlikte büyüteceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Ali Şekeroğlu’nun, ailesine ve tüm kamuoyuna başsağlığı diliyoruz.
Bütün emeklilerin başı sağ olsun. Başın sağ olsun Türkiye”