Bugun...


Deniz, Yusuf, Hüseyin; Üç Fidan Milas’ta Anıldı!
Tarih: 08-05-2026 03:28:40 Güncelleme: 08-05-2026 03:28:40 + -


Türkiye Devrim Hareketinin önemli isimlerinde, 68 Kuşağının önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan; idamlarının 54. yılında Milas’ta anıldı.

facebook-paylas
Tarih: 08-05-2026 03:28

Deniz, Yusuf, Hüseyin; Üç Fidan Milas’ta Anıldı!

Nevzat Çağlar Tüfekçi

 Milas Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından “Aplengeç-Üç Fidan Parkı”nda gerçekleştirilen anma etkinliğine çok sayıda katılım olduğu gözlendi. Denizler’i anma etkinliğinin sunumları Fikret Çoban tarafından yapıldı. Anma etkinliğine, Milas Emek ve Demokrasi Bileşenlerinden; CHP, Sol Parti, Dem Parti, EMEP, TİP ilçe örgütleri, Milas 78’liler, 29 Ekim Kadınlar Derneği, Belediye Başkanı, Meclis üyeleri ve Halktan katılım sağlandı.

Yurdun değişik yerlerinde Denizler’in idam tarihi olan 6 Mayıs 1972’nin 54. Yıldönümü anma etkinliklerinin Milas’taki anma etkinliğinde şu konuşmalar gerçekleşti:

Mustafa Kemal Fındıkçıoğlu (Milas 78’liler):Bugün burada, üç genci değil; bir ideali, bir başkaldırıyı, bir halk inancını anmak için toplandık. Adı Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan.  Yüzleri Anadolu’nun aydınlık gençliğini, yürekleri ise tüm ezilen halkların umudunu taşıdı. Deniz, Yusuf, Hüseyin’in katledildiği gün olan 6 Mayıs, sadece bu üç devrimcinin anıldığı bir gün olmanın ötesine geçerek, devrimci mücadele içinde katledilen tüm devrimcileri anma ve mücadelenin bütün olarak muhasebesinin yapıldığı bir gün olagelmiştir. Bu yüzden de 6 Mayıs anmaları, herhangi bir anma gününden çok fazla özel bir öneme sahip olmuştur.

İşte bugün Denizler’den devralacağımız en büyük miras, eşit ve özgür bir dünyayı kurma mücadelesindeki kararlılıklarıdır. Onların sosyalizm mücadelesi, bugün Türkiye gençliğinin gelecek mücadelesinin kendisidir. Denizleri anmak, umutsuzluğa kapılmadan, hiçbir koşula baş eğmeden kendi istek ve özlemlerimize sahip çıkmaktan geçer. Bugün onu anarken sadece geçmişe bakmıyoruz. O düşünce, o inanç, o cesaret hâlâ aramızda. Yoldaşlarımızı unutmadık, unutturmayacağız çünkü onlar bu halkın yüreğinde yaşıyor. Yaşasın tam bağımsız, Demokratik Türkiye! Denizler yaşıyor! Onlar mücadelemizde yaşayacaklar!

Fevzi Topuz(Milas Belediye Başkanı): Denizler, idam edildiğinde lise öğrencisiydim. O gün derslere girmedik. Onlar, bizim kuşağın üzerinde öneli etkileri vardır. Onların anıtlarını bu parka dikeceğiz. Bu konuda arkadaşlarla görüşüyoruz. Seneye, onları, burada anıtlarının önünde anacağız. Bu hareketi her geçen gün daha da büyüterek sahip çıkmamız gerekiyor. Onların idam edilişlerinin 54. Yılında anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhları şad olsun.”

Mehmet Hanefi Yılmaz(DEM Parti Milas İlçe Eşbaşkanı): Deniz ve arkadaşları, 68 kuşağının devrimci önderlerindendir. 68 kuşağının temel özelliği anti-emperyalist bir duruşa sahip olmasıdır. DEM Parti olarak 68 kuşağını, geçmişin mirasını bugünün mücadelesine taşıyan bir köprü olarak değerlendiriyoruz. Yitirdiğimiz devrimci liderleri birbirinden ayırmadan, bir bütün olarak saygıyla anıyoruz. 68 kuşağı, birlikte düşünebilen ve ortak mücadele edebilen bir kuşaktır.

Dem Parti olarak Mayıs ayını şehitler ayı olarak kabul ediyoruz. Mayıs ayı şehitlerini anarken, 30 Mart Kızıldere katliamında yitirdiğimiz Türkiye devrimci hareketinin önderlerini ve 3 Mayıs 2025 tarihinde aramızdan ayrılan Sırrı Süreyya Önder’i de saygıyla anıyoruz. Denizleri anmak; bir isyanı, bir başkaldırıyı ve halkın inancını anmak demektir. Onları anarken, Türkiye’de devrimci mücadelede hayatını kaybeden tüm halkların devrimcilerini de anıyoruz. Deniz’in darağacına giderken söylediği son sözleri burada bir kez daha hatırlatmak isterim: Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi! Kahrolsun emperyalizm!

Ramazan Akkaya(CHP Milas İlçe Yönetim Kurulu Üyesi): Bugün 6 Mayıs. Elli dört yıl önce bu sabahın karanlığında Türkiye, üç fidanını yitirdi. Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı, Hüseyin İnan’ı; 22 ile 24 yaşları arasındaki bu üç genci idam ettiler. Ama hiçbir ip, hiçbir karar, hiçbir zulüm onları tarihin hafızasından silemedi. Bugün buradayız; çünkü onlar hâlâ burada. Bu topraklar onlara borçludur.

Deniz ve arkadaşları, sadece bir ütopya peşinde koşan hayalperestler değildi. Onlar; Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bağımsız, tam egemen ve emperyalizme boyun eğmeyen Türkiye Cumhuriyeti için mücadele ettiler. Mahir ve yoldaşları da üç fidanı kurtarmak isterken toprağa düştü. Bu ülke, 1972 baharında onlarca gencini yitirdi. Ve hepsinin ortak "suçu", bu toprakları ve bu halkı sevmekti. 68 Kuşağı yalnızca üç fidandan ibaret değildi.

Bugün Denizleri anarken onların kuşağını da selamlıyoruz. Hepsi aynı rüzgârın çocuklarıydı. Hepsi emperyalizme, sömürüye ve bağımlılığa “hayır” diyebilecek kadar cesur; bu “hayır” için bedel ödeyecek kadar inançlıydı. Bu kuşak, dünyaya farklı bir pencereden bakıyordu: Paris sokaklarından Havana’ya, Hanoi’den Ankara’ya uzanan o büyük eşitlik ve özgürlük dalgasının içinden... Ve o dalganın Türkiye’deki en yakıcı, en berrak sesi Deniz Gezmiş’in sesiydi.

Onları yaşatmak yalnızca anmakla değil; bu topraklarda tam bağımsızlık, sosyal adalet ve halkın onuru için mücadeleyi sürdürmekle mümkündür. CHP Milas İlçe Başkanlığı olarak bugün buradayız; çünkü bu mücadele bitmedi. Denizlerin bıraktığı bayrak hepimize emanettir. O emanete sahip çıkıyoruz. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan… Toprak sizden öğrendi direnmeyi.

Faik Binici (Sol Parti Milas İlçe Örgütü): Bugün 6 Mayıs. Türkiye devrimci hareketinin önderleri, emperyalizme karşı tam bağımsızlık bayrağını en yüksekte tutan Üç Fidanımız; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 54. yılı. Onları darağacına astıklarını zannedenler, aslında halkın gönlüne astıklarını hala anlayamadılar. Bugün Denizler, Yusuflar, Hüseyinler memleketin her bir sokağında, fabrikasında ve üniversitesinde yaşamaya devam ediyor ve edecekler.

Denizlerin ve onları kurtarabilme uğruna canlarını veren Mahir ve arkadaşlarının mücadelesi, sadece bir geçmişin anısından ibaret değildir. Bu mücadele, bugün hepimize bırakılan bir kavga rehberidir. Onlar, 6. Filo’yu denize dökerken emperyalizme karşı saf tutmuşlardı.

SOL Parti Milas İlçe Örgütü olarak ilan ediyoruz: Sermaye düzenine, emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı; Denizlerin idam sehpasındaki o dimdik duruşuyla yine buradayız. Denizlerin, Yusufların, Hüseyinlerin ve Mahirlerin devrimci iradesiyle, saraysız, saltanatsız, tam bağımsız laik bir Türkiye’yi mutlaka kuracağız. Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Tam Bağımsız Demokratik Türkiye!”

Nihat Yavuz (TİP Milas İlçe Örgütü):  “Öncelikle 30 Mart 1972’ye, Kızıldere'ye bir selam göndermek istiyorum. Mahir Çayan ve arkadaşları bireysel kurtuluşu değil kolektif mücadeleyi seçerek “birlikte yaşayıp birlikte ölme” kararlılığını ortaya koydu. Bu duruş, baskı karşısında bile yoldaşlıktan vazgeçmeyen bir bağlılığın ve ortak idealler uğruna fedakârlığın en üst mertebesidir. Selam olsun ON’lara! 

6 Mayıs, yalnızca bir anma günü değil; aynı zamanda direnişin, cesaretin ve halkın özgürlüğe olan inancının simgesidir. Tam bağımsızlık ve adalet uğruna yaşamlarını ortaya koyan; eşitlikten, özgürlükten ve halkın kendi kaderini tayin hakkından vazgeçmeyen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı TiP Milas örgütü olarak saygı, özlem ve kararlılıkla anıyoruz! 

TiP olarak Denizlerin yolunu takip ederek diyoruz ki: Savaşın kurumsallaştığı bir dünyada barış, kendiliğinden gelmez. Barış, savaş düzenini üreten yapılara karşı siyasal bir irade ortaya konulduğunda mümkün olur. NATO’dan çıkmak, bu iradenin en somut ifadelerinden biridir.  Son tahlilde bize düşen görev, sadece Denizleri hatırlamak değildir. Onların uğruna bedel ödediği değerleri yaşatmak, adaletsizliğe karşı ses çıkarmak ve daha özgür bir gelecek için mücadeleyi sürdürmektir.  6 Mayıs, bir son değil; bir başlangıçtır. Üç fidanın bıraktığı miras, bu topraklarda yaşamaya devam ediyor. Ve biz, o mirasın taşıyıcıları olarak söz veriyoruz: Onların düşlerini yarım bırakmayacağız. Yaşasın halkların kardeşliği. Yaşasın özgürlük ve adalet mücadelesi.”

Nevzat Çağlar Tüfekçi(Milas 78’liler): Onlar 54 yıl önce ABD emperyalizmine karşı verilen mücadelenin en önünde yer aldılar. Onlar, Mahirler’le birlikte Anti-Emperyalist mücadelenin, “Tam Bağımsız Türkiye” idealinin önderleri oldular. Uğruna ölümü göze aldıkları dünya, “gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan” özgür bir dünyaydı.

Bugün Denizlerden, Mahirler’den devraldığımız en önemli miras; laik, demokratik, mutlu insanların yaşadığı bir ülke yaratma mücadelesidir. Onların, uğruna hayatlarını verdikleri özgürlük mücadelesi; bugün Türkiye’de verilen “Demokratik Türkiye” mücadelesinin ta kendisidir.  Denizler, ölüme meydan okudu. İdam sehpasında, son nefeslerinde bile, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi, Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye,” diye haykırdılar. Mahirler ise, Denizler’i idamdan kurtarmak için geldikleri Kızıldere’de, “teslim olun” çağrılarına; “Biz buraya dönmeye değil, ölmeye geldik,” diye yanıtladılar.

Denizleri gerçekten anmanın yolu; umutsuzluğa kapılmadan, hiçbir baskıya boyun eğmeden, kendi ideallerimize sıkı sıkıya sarılmaktan, gelecekteki güzel günlere olan inancımızı kaybetmemekten geçiyor.  Onlar, 54 yıldır binlerce gencin adında yaşıyor ve yaşamaya da devam edecekler... Denizler’i andığımız her 6 Mayıs; anti-emperyalist bilincin geliştiği, emperyalizme karşı mücadelenin yükseltildiği gün olarak kayda geçmektedir.”

Baki Kaya (Bir Yurtsever): Yaşamı demokratik mücadele içinde geçen Baki Kaya ise, hayatında, kendisi için önemli bulduğu ve unutamadığı bir 6 Mayıs anısını anlattı ve konuşması dinleyenler tarafından takdir edildi, alkış aldı.

Şiirler:

Delikanlım!

İyi bak yıldızlara, onları belki bir daha göremezsin…

Belki bir daha yıldızların ışığında kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin…

Delikanlım!

Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.

Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir.

Delikanlım!

Sen ki, ya bir köşe başında kan sızarak kaşından gebereceksin ya da bir darağacında can vereceksin.

İyi bak yıldızlara, onları göremezsin bir daha…

Nâzım Hikmet

xxx

Deniz Gezmiş'in idamından önce kaleme aldığı şiir;

"Yenilmişsem
Elim kolum bağlı
Boynumda yağlı ip
Gelip dayanmışsam
darağacına
Dudaklarımda yarın
Gözlerim yarınlarda
Unutmak mı gerek seni?
Kapılar kapalı
Tutulmuşsa gece
kapkara yollar
Sıcacık bir sevgi
sunmayacak mıyım
insanlara?
Bakmayacak mıyım yarınlara
Seslenmeyecek miyim
insanlara?"

xxx

Aşk olsun sana çocuk aşk olsun

Acıyorsam sana anam avradım olsun

Elbette Türkiye'de en uzun koşuysa devrim

O onun en güzel yüz metresini koştu

İlk o fırladı lüverden en sekmez mermisiynen

En hızlısıydı hepimizin

İlk o göğüsledi ipi

Aşk olsun sana çocuk aşk olsun

Acıyorsam sana anam avradım olsun...

Olurda görüşemezsek

Ölür, de söyleyemezsek

Ben seni çok sevdim

Beni unut bunu unutma

“Otuz ömür geçse de ömrümün üstünden,

Yine yarınım gibi severim seni...”

Can YÜCEL

Xxx

Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
ne tan atışı doğumların sevincine
ey bir elinde mezarcılar yaratan,
bir elinde ebeler koşturan doğa
bu seslenişimiz yalnızca sana
yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Saraylar saltanatlar çöker
kan susar bir gün
zulüm biter.
menekşelerde açılır üstümüzde
leylaklarda güler.
bugünlerden geriye,
bir yarına gidenler kalır
bir de yarınlar için direnenler…

Şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey her şey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Adnan YÜCEL

 




Bu haber 107 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TOPLUM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI