Bugun...


Nesilden Nesile Bir Yolculuktur Fatsa!
Tarih: 05-05-2025 00:26:03 Güncelleme: 05-05-2025 00:26:03 + -


Fikri Sönmez’e, Sedat Göçmen’e ve Tüm Devrimcilere… Anısıyla büyür, büyütür. Ama hiçbir zaman bir "anı" olarak kalmaz. Yolunu kaybettiğinde bir kılavuz, hataya düştüğünde bir ders kitabı, yılgınlığa, umutsuzluğa kapıldığında cesaret olur.

facebook-paylas
Tarih: 05-05-2025 00:26

Nesilden Nesile Bir Yolculuktur Fatsa!

BirGün Pazar

Öncü Durmuş

Devrimci hareketin önemli isimlerinden Melih Pekdemir bir kitabında şöyle söylüyor:

“Oysa hiçbir şeyleri yoktur sıradan ve sahici insanların. Ancak kısacık ve küçücük mutlulukları olabilir ve upuzun kocaman umutları. Bunu ancak feylezoflar bilir. Sakallı Marx buna devrim demiştir. Sıradan ve sahici milyonlarca insan, bunu fark ettikleri zaman, umutları devinir devrim olur..."

İşte Fatsa, sıradan ve sahici insanların umutlarını devinip, kendi elleriyle yarattıklarından bir parçaydı. Hayatla öyle iç içe ve hayata öylesine karışmıştı ki, devrimci öğretisiyle yeşeriyordu her yerde.

Yine bir 4 Mayıs sabahı… Zannediyorum ben henüz 8 9 yaşlarındayım. Yüzlerce insanla birlikte Kızıldere’de Mahirlerle dövüşe dövüşe düşen Ertan Sarıhan’ın mezarı başında toplanmaya başladık sabahtan. “Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş” sloganı dört bir yanda yankılanıyor, çevreye konuşlanan jandarma komutanının endişesi hâlâ gözümün önünde. Fatsa’nın yiğit devrimcilerinin mezarlarına tek tek uğrayıp kentin devrimci belediye başkanı Fikri Sönmez’in mezarında anmayı noktalayacağız. Tabii ki bunu, şimdi bu netlikle söyleyebiliyorum.

Bir süre sonra araçlar bizim köyümüze, Kılıçlı Köyü’ne yöneliyor. Aile mezarlığının önünde duruyoruz. Amcam İlhan Durmuş’un mezarı başında toplanıyor kalabalık. Vurulduğunu biliyorum çocuk aklımla. Ama böyle bir şey beklemiyorum. Mezar başında bir genç kaldırıyor yumruğunu ve ardından herkes sırayla. Büyük bir sessizlik içerisinde çevremi süzüyorum. Babama bakıyorum onca kalabalık arasında. Onun da yumruğu havada. Yine bir gençle göz göze geldiğimde gözüyle "kaldır yumruğunu" diyor bana. Tüm çekingenliğim orada bitiyor.

Fikri Sönmez’in mezarına daha kararlı gidiyorum. Genç bir ses yükseliyor: “Ölenler dövüşerek öldüler…” Artık yumruğum ânında havaya kalkıyor. Fatsa’nın sımsıcak hikâyesi sonuna kadar yayılmaya başlıyor. Ama anlatılanlarla yaşadığımız hayatın çelişkileri oldukça net. Karaborsayı durduran, köylülerin borcunu silen devrimciler yok gördüğüm o hayatın içinde.

Parçaları birleştirmeye başladığım yıllar başlıyor…

Bu yıllarda ilk kez duyuyorum Fırtınalı Denizin Kaptanı Sedat Göçmen’in adını. Liderliği ile anlatılıyor. Kritik anlarda kritik kararlarıyla tanıtıyorlar onu. Tanıştığımda o naif adamı beklemiyorum karşımda. Hemen adapte oluyorum. “Sedat Hoca” diye hitap etmeye başlıyorum. Anlattığı ne varsa kulak kabartıyorum...

Şehittin Tırıç, Ahmet Gürler, Sabahattin Ahmet, Cemal Işık, İlhan Durmuş, Kemal Kara… Daha niceleri birer kahramana dönüşüyor gözümde.

2012 yılı ise bir dönüm noktası oluyor. Hayatın gerçekliği, tüm bunların benim biricik hikâyem olmadığını kanıtlıyor bana. Dönemin devrimci gençleri, beni Fatsa’nın gerçeği ile tanıştıracak çıkarmasını yapıyor Karadeniz’e.

Fındık dayanışması için kalkıp geldikleri şehirlerden köylülerle beraber yayılıyorlar Fatsa’nın dört bir yanına. Köylülerle beraber çalışıp, dayanışmayı büyütüp tefeciye tüccara karşı bir kez daha set çekmek istiyorlar.

Evin önünde geniş bir daire şeklinde oturuyoruz akşam. Hepsini süzüyorum. Yıllar sonra omuz omuza mücadele edeceğimi bilmeden. Ve içlerinden birisi bir sabah “Ne olacaksın büyüyünce?” diye bir soru yöneltiyor.

“Bilmiyorum” dediğimi hatırlıyorum. Soruyu tekrar ettiklerinde “Doktor” deyip çıkıyorum işin içinden. Ama yetinmiyorlar tabii. “Yetmez devrimci olacaksın” diye bir yanıt geliyor oradan. Tekrarlıyorum itiraz etmeden “Devrimci olacağım”.

Fatsa’nın ne bana ne yaşadığım yere ne aileme ait olmadığını, Fatsa’nın bunlardan tek birine sığmayacağını anladığım anlardan biri bu an.

Hikâyelerdeki karaborsaya karşı mücadele eden devrimci gençlerin ortada olmadığını düşünürken köylülerle omuz omuza dayanışma içerisinde olan devrimci gençler tam da karşımda duruyorlar.

İşte hiç beklemediğim bir an da Fatsa’nın devrimci öğretisi tekrar çıkıveriyor ortaya. Tam da böylesi bir anda hayatın içerisinde berraklaşıyor hikâyelerin tamamı yeniden.

O “kahramanların” hepsi örgütlü bir mücadele içerisinde filizlenmiş, bir arada mücadele etmenin gerekliliklerini yerine getirmiş, eşit, özgür, bağımsız ve demokratik bir ülke mücadelesini en yükseğe taşımışlar.

Bu yüzden onların bıraktığı bu miras Fatsa’yı bir kılavuza, tamamlanmayı bekleyen bir manifestoya çeviriyor. Halkın kendi kendini yönetebileceğinin bir kanıtı, ülkenin Kutupyıldızı oluyor.

Bu zamana kadar anlatılan ne varsa devrimci mücadelenin eseri olarak ortaya çıkıyor. Bunu defalarca yaşayarak da deneyimledik üstelik. Gezi’de kaldırdık yine o yumruklarımızı, Ankara’nın göbeğinde bombalar üzerimize yağarken havadaydı yumruklarımız.

Fatsa’da düzenlenen fındık mitinginde kaldırdığımız yumruklarla tedirgin ettik, devletin tüm gücünü elinde bulunduran Erdoğan’ı.

Grev çadırlarında, öğrenci eylemlerinde, bağımsızlık mücadelemizde hiçbir dakika indirmedik.

Ve şimdi yine hayatın içerisinde fındık dayanışmasında köylülerle çalışan devrimci gençler gözükmüyorlar. Ancak sonra yine hiç beklenmedik bir anda tüm ülkenin gözleri önüne seriliyor öyle olmadığı.

İstanbul Üniversitesi’nde yıkılan o barikatla beraber memleketin dört bir yanında devrimci gençler yine tam karşımızda duruyorlar.

İstanbul’da Ankara’da, İzmir’de, Konya’da, Samsun’da, Uşak’ta, Fatsa’da…

Yine yumruklarımız havada, bu sefer geleceğimizi çalmaya çalışan bu tek adam rejimine karşı hep birlikte geleceğimize yürüyoruz.

Bu yüzdendir bedenler tutsak da olsa yok da olsa Fatsa’nın Fikri, nesilden nesle eylemden eyleme sürüp gider. Bu yüzdendir Fatsa, Kutupyıldızı olduğu için egemenlerin korkulu rüyasıdır.

Rahat uyu Fırtınalı Denizin Kaptanı Sedat Hocam. Yumrukları havada binler nasıl uğurladıysa seni bıraktığınız mücadeleyi de aynı kararlılıkla sürdürüyor yoldaşların.

Rahat uyu halkının devrimci belediye başkanı Fikri Sönmez. Bugün bir kez daha nasıl senin yanına gelecek arkadaşların, devrimci gençler de alanlarda haykırıyorlar; “Fikri Sönmez Bu Şafaklarda.”

Fatsa Fikri’ni yaratan tüm devrimcilere saygıyla…

Yazının linki: https://www.birgun.net/makale/nesilden-nesile-bir-yolculuktur-fatsa-620339

 




Bu haber 711 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL YÖNETİM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI