Bugun...


Asırlardır Yaşıyorum, Şimdi Beni Kahrediyorsunuz…
Tarih: 02-03-2022 21:40:09 Güncelleme: 04-03-2022 03:06:09 + -


Ben bir zeytin ağacıyım, Milas-Kazıklı yolunda, bir sınır duvarında. Siz deyin 2 bin, ben diyeyim 2500 ya da 3 bin yaşındayım. Antik çağdan bugüne, nice uygarlıkları, nice doğal felaketleri yaşayarak gelebildim...

facebook-paylas
Tarih: 02-03-2022 21:40

Asırlardır Yaşıyorum,  Şimdi Beni Kahrediyorsunuz…

NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ

Zeytinle tarihe yolculuk...

Ben bir zeytin ağacıyım. Siz deyin 2 bin, ben diyeyim 2500 ya da 3 bin yaşındayım. Antik çağdan bugüne; nice uygarlıkları, nice doğal felaketleri yaşayarak gelebildim...

Karya Uygarlığının tanığıyım. Menteşe, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini yaşadım. Karya Satrabı (Valisi) Hekatomnos, Didyma (Didim)'daki Apollon Tapınağına giderken gölgemde mola verdi.

Smyrnalı (İzmirli) Şair Homeros da Batı Ege kıyılarını dolaşırken, aşırı sıcaktan bunalıp gölgemde oturdu, nefeslendi.

Ben hem Muhteşem Hekatomnos'a hem de Homeros'a şöyle seslendim; "Ben kimseye ait değilim. Ben ölümsüz bir ağacım. İnsanoğlu ve doğal felaketler bana zarar vermezse ben asırlarboyu yaşarım. Sizler bir zaman sonra olmayacaksınız ama ben hep var olmaya devam edeceğim burada."

MÖ 30-29 yıllarında Yunanistan ve Anadolu'nun Batı kıyılarını ziyaret eden Amasyalı Coğrafyacı Strabon, bana Mandalya körfezi kıyısındaki İasos'tan, Arp sanatçısının konser verdiği alandan el salladı, selam gönderdi. Hani balık pazarının çanı çaldığında, herkes balık pazarına koşarken, konserini sonuna kadar dinleyen kişinin yanına giderek, 'çan çaldığı halde, diğerleri gibi gitmediğiniz, beni sonuna kadar dinlediğiniz için size teşekkür ederim' dediğinde, 'Neee çan mı çaldı?' diyen ve kulakları duymayan kişinin koşar adım balık pazarına doğru gittiği amfi tiyatrodan. Strabon, "Sana gelmek isterdim ama vaktim yok, buradan Mısır'a gideceğim daha. Asırlarboyu bu bölgenin tanığı ve bereketin sembolü ol, gittiğim yerlere selamını götüreceğim güzel ağaç," dedi.

Ben Milas coğrafyasında yaşıyorum. Milas-Gürçamlar-Kazıklı-Akbük yolunda, yol kenarındaki bir arazi sınır duvarının içindeyim.

Ben her geçene selam veririm ama kimse benim farkıma varmaz.

22. yüzyılda, bu ülkenin iktidarı; Zeytinlik alanların maden için işletilmesine, kazılmasına, sofralarda katık veren zeytin ağaçlarının kesilmesine onay vermiş.

Bizler asırlarboyu insanları doyurduk, besledik. Gölgemizde insanlar oturdu. Bizlere kıymayın. Biz insan dostuyuz.

Bizleri yok etmek, size bir şey kazandırmaz. Bizi yok etmekle, siz kendinize ve gelecek kuşaklarınıza kötülük etmiş olursunuz.

Bir bilge ağaç, görmüş geçirmiş bir canlı varlık olarak bana akıl danışmak isterseniz eğer, "Zeytinlik alanları madencilik faaliyetlerine açmayınız. Size enerji lazımsa eğer ki lazım, Karya bölgesi bu konuda geniş olanaklar sunuyor. Güneşten yararlanın, rüzgârdan yararlanın. Teknoloji bu imkânları sunuyor sizlere. Siz işin kolayına kaçıp, kömürden enerji elde etmede ısrar etmeyin ve doğal dengelere zarar vermeyin," derim.

Unutmayın bu doğa size de lazım.

Tanrı size akıl vermiş, fikir vermiş.

İyi düşünün, taşının, ona göre karar verin.

Benden bu kadar.

Haydi hoşça kalın...

 




Bu haber 1410 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÇEVRE Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI