|
Tweet | Tarih: 08-03-2026 01:12 |
MEHMET ERDAL
Datça Belediyesi ile Datça Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu arasında 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü'nde imzalanan protokol nedeniyle geldiğim zaman ilk kez gördüğüm (04.10.2025) Datça Belediyesi Geçici Hayvan Bakım Evi'ne 04.03.2026 günü ikinci kez geldim. Bakım evini ziyaret saatleri haftanın 5 günü saat 14.00-16.00 arası ama ben yerele dair haberler yapmaya çalışan birisi olarak önceden haberleşerek geldiğim için saat 10.45 gibi bakımevinin içerisine girmeme izin verdiler.
04.10.2025-04.03.2026 tarihleri arasında, yani 5 ay içerisinde bakımevi görünüm, ilk adım atıldığı andan itibaren çalışanların gösterdiği ilgi, aralarındaki işbölümü, temizlik, sokaklardan toplanarak buraya getirilen hayvanların bakımı, sağlık vb. durumlarına göre yapılan yerleştirme... açılarından şaşırtıcı bir mesafe almış.
YEREL YÖNETİM, YAPILMASI GEREKENİ YAPIYOR
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, belediyenin görevlerini sokakta bulunan sahipsiz hayvanların toplanması, rehabilite edilmesi, kısırlaştırılması, aşılanması ve sahiplendirilmesi, eğer sahiplendirilemeyen hayvanlar olur ise bunların tesis edilecek binalarda ya da doğal yaşam alanlarında bakılması olarak belirliyor. Bu kanun, aynı zamanda belediyelere bunları yapabilmesi için 2028 yılına kadar da bir süre veriyor.
Datça Belediyesi, Datça'nın resmi nüfusu 25.000'i geçtiği için kanunun emrettiği şekilde geçen yıl Datça Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'nü kuruyor. Personel istihdamını sağlıyor. 7527 Sayılı Yasa çerçevesinde Muğla'nın resmi ve izinli 3. (geçici) hayvan bakım evini hizmete açıyor. Sonrasında, hem yasalar değiştiği hem de çok kısa süre içerisinde (5 ay içinde) kapasite dolduğu için bakım evi yetersiz bir yer haline geliyor. Belediye, yasaların belirttiği koşullara uygun bir yer arayışına girişiyor. Datça Yarımadası bir bütün olarak ÖÇK Bölgesi olduğu için yasaların belirttiği koşullara uygun bir yer bulmak kolay olmuyor. Nihayetinde, bu yer Kızlan sınırları içerisinde bulunuyor; burası, “mera” statüsünde bir alan.
16.000 m2'lik bu mera alanında sokak hayvanları için yasalara uygun doğal yaşam evi oluşturmak için yerin belediyeye tahsisinde yasal işlemler başlıyor ve devam ediyor. Son aşamaya geliniyor. Bir yandan da proje çizimleri yapılıyor. Bu yıl içerisinde oraya geçilebileceği düşünülüyor. Bu doğal yaşam alanı faaliyete geçirildiğinde, Datça'daki sokak hayvanlarının popülasyonun kontrol altına alınılabileceğine ve sokaklardan toplanan hayvanların da doğal ortamlarda yaşamaya başlayabileceğine inanılıyor.
PROTOKOL'E UYULUYOR
Şu an Datça Belediyesi Veteriner Müdürlüğü'nde müdür vekili, iki veteriner, bir veteriner teknikeri, bir memur ve 6 işçi olmak üzere 15 personel çalışıyor. Datça Belediyesi, aylık 7-8 yüz bin TL, yıllık 9 milyon TL. civarında bir maliyet getirse de bu bakımevinin bütün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Datça Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Bakım Evi Gönüllüleri nöbetleşe olarak her gün bakım evine geliyor ve barınaktaki işlere katkıda bulunuyorlar. Herkes 04.10.2025 tarihinde imzalanan “protokol'e” uyuyor; bu konuda bugüne kadar hiçbir sorun yaşanmıyor.
ÇALIŞANLAR VE GÖNÜLLÜLER YAPTIKLARI İŞİN BİLİNCİNDELER
Sokak hayvanlarının popülasyonundaki artışın önlenmesi ve sokaktaki hayvanların toplatılması doğrultusunda yasanın onlara verdiği görevin bilincindeler. Bazı Datçalı vatandaşların bu konularda sosyal medyada kendilerine yönelttikleri eleştirilerin farkındalar ve hak da veriyorlar, Bazı eksik ve hatalarının olabileceğini kabul ediyorlar ama kendilerinin “hiçbir şey yapmıyorlarmış” gibi eleştirilmelerine itirazları var; “5-6 ayda yaptığımız şeyler de ortada. Aldığımız izinleri ve yolu, çoğu belediye alamıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevinde ve mevzuatta yazılı olan bütün şartlar şu an birebir bu barınakta da var. Sokak hayvanlarının popülasyonunun azaltılması, kontrol altına alınması, toplanan hayvanların güvenliğinin ve sağlığının sağlanması... doğrultusunda çok önemli adımlar atıldı. Bu atılan adımların meyvelerini tam olarak vermesi, zaman alacaktır. Doğru ve sağlıklı bir süreç yürütüyoruz.” diyorlar.
İSTENİLEN SONUCU ALMAK İÇİN ZAMANA İHTİYAÇLARI VAR
İki şeyi çok önemsiyorlar: Köpeklerin refahı ve insanların güvenliği. İki konuya da aynı ve eşit mesafede yaklaşıyorlar. Bunları başarabilmek için “biraz daha zaman” istiyorlar.
“En büyük sıkıntımız zaman” diyorlar. Kimsenin onlara bu zamanı tanımak istemediğini düşünüyorlar.
“Bir tesisi bir günde inşaa etmek mümkün değil. Biz Kızlan'daki Doğal Yaşam Alanını inşaa edebilelim ki buradaki çalışmaya orada çok daha iyi bir biçimde devam edebilelim.”
Niyetlerinde ve çalışma tarzlarında sorun yok, söyledikleri gibi biraz daha zamana ihtiyaçları var. Yapılmasını düşündükleri ya da hem merkezi yönetimin hem de vatandaşların onlardan yapılmasını istedikleri şeyler, akşamdan sabaha olacak şeyler değil.
GEÇİCİ BARINAKTA KEDİLER KALMIYOR
Bu barınak sadece köpeklere yönelik. Aşılanmak için getirilen ve bir gece kalan kediler dışında barınakta kedi bulunmuyor. Kedilerin getirilmesinde randevu sistemi kaldırılmış. Buraya getirilen kediler “sokak hayvanı” statüsündeki kediler olduğu için önceden randevu alındığında randevuyu alan o saatte getirmeyi düşündüğü kediyi yakalayamayabiliyor ve haliyle randevu saatinde kediyi getiremiyor. Eğer randevuya gelemeyeni takip eden zaman için yeni bir randevu alınmamış ise bu durum iş kaybına neden oluyor. O nedenle her vatandaş mesai saatleri içerisinde sahipsiz ve sokakta yaşayan kediyi buraya getirip aşılanmak ve kısırlaştırılmak üzere bakım evine teslim edebilir. Kedi, bir gece barınakta kaldıktan sonra ertesi gün getirene teslim edilerek doğal yaşam alanına geri dönüyor.
BAKIM EVİNİN KAPASİTESİ DOLU
Barınakta 04.03.2026 günü itibarıyla 84 köpek bulunuyor. Her köpeğin yasa gereği 10 m2'lik bir alana ihtiyacı var. Bakımevinin kapasitesi dolduğu için isteseler de yeni bir köpeği sokaktan alıp getirmeleri mümkün değil. Bunun yapılabilmesi için bakımevindeki köpeklerden birisinin sahiplenilmesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi Bakımevine gönderilmesi ya da ölmesi gerekiyor ki onun yerine sokaktan yeni bir köpeği alıp, getirip bakımevine koyabilsinler. Herhangi bir köpeğin Muğla'ya gönderilmesini istemiyorlar. Çünkü, yasa gereği Muğla'ya giden köpek bir daha geri gelemiyor. Bu durumda, bakımevindeki akışın devam etmesi için sahiplenmenin olması gerekiyor. Öncelikli olarak, Datçalılardan bir köpeğe bakabilecek koşulları olanları gelip barınaktaki bir köpeği sahiplenmeye çağırıyorlar. Sahiplenilecek bu köpek, kuduz aşısı yapılmış, kısırlaştırılmış, çiplenmiş ve kayda alınmış olacak. Kızlan'daki doğal yaşam alanı işler hale geldiğinde sorun kökten çözülmüş olacak. Sahiplenilmeyen hayvan oraya sevk edilecek. Sahiplenme ne kadar çok olur ise çalışma imkanı daha rahat olacak. Köpeklerin, doğal yaşam alanından da sahiplenilmesi mümkün. Doğal yaşam alanına gönderilecek ve orada ölecek, diye bir olay yok.
BARINAĞA GETİRİLEN KÖPEĞE GEREKEN HER ŞEY YAPILIYOR
Barınağa getirilen köpekler sağlık vb. durumlarına göre ilgili bölümlere konuluyor. Soğuk havalarda altlarına battaniye konuluyor. Büyükler bu battaniyeleri parçalasalar da yavrular için koymaya çalışıyorlar. Her bir köpeğin kaldığı yerde üzerinde yattığı paletleri, yiyeceklerini yiyebilecekleri plastik kapları var. Düzenli olarak bakımları yapılıyor, mamaları veriliyor, bir sisteme bağlı sürekli yenilenen suları içiyor ve köpekler görevliler tarafında belli aralıklarla bulundukları yerlerden çıkarılarak bakımevinin bahçesinde gezdiriliyor. 15 günde bir de temizlik yapılıyor. Yiyecek verme sistemini de değiştirmeyi ve köpeklerin yiyeceklerini daha rahat yiyebilecekleri bir sisteme geçmeyi düşünüyorlar.
POPÜLASYONU, KAYNAĞINDA ÖNLEMEK GEREKİYOR
Datça Belediyesi'nin hizmetlerinden birisi sahipsiz hayvanları kısırlaştırmak, rehabilite etmek. Sokaklardaki köpekler bir bütün olarak kısırlaştırılamadığından çiftleşmeye ve böylece de sokaktaki köpek popülasyonu devam ediyor. Köpeklerin sokaklarda kısırlaştırılması ise mümkün değil. İstenilse de bu konuda başarılı olma şansı yok.
Datça'da köpek popülasyonunda asıl etkenin buraya gelen yazlıkçıların, tatilcilerin giderken köpeklerini bırakması olduğu şeklindeki kanını, ki ben bunu Betçe tarafındaki muhtarlar ile yaptığım söyleşilerde de görmüştüm, doğru değilmiş. Neden? Sokaklardan toplanarak bakım evine getirilen köpekler asıl olarak “Çomar” denilen köpekler. Hiçbir yazlıkçı ve tatilci bu tür köpekler ile tatile gelmezmiş. Onların yanlarına getirdikleri Kaniş ya da Kurt cinsi köpeklermiş. Barınakta bu köpeklerden çok yokmuş. Bakım evinde çalışanlar, barınaktaki köpeklerin Datça'da üreyen köpekler olduklarını söylüyorlar. Örneğin, 8 yavrulu Kangal'ı alıp getirdikleri bir çiftlikten söz ediyorlar. Bu nedenle popülasyonun kaynağında kurutulması gerekiyor. Bu da zaman alıyor. Kendisiyle yaptığım son söyleşide Aytaç (Kurt) başkan da aynı konuya değinmişti. Bu bakış açısının doğru olduğunu düşünüyorum.
Datça'da, 3-4 tane çoban varmış. Bu konuda yıllardır çaba sarf ediliyor ama bu popülasyon engellenemiyormuş. Çoban, bir köpeği, örneğin bir Sivas Kangal'ını alıyor ve sürüsüne götürüyor. O hayvan hamile kalıyor. Çünkü, çobanlar, kısırlaştırılınca o köpeğin işini iyi yapamayacağını düşünüyor. Bunu anlatırken beni bir padokda (köpeklerin her birisinin yaşadığı kapalı alan) 8 yavrusuyla kalan bir Kangal köpeğinin yanına götürdüler. Bu anneyi ve başka bir padokda bulunan babayı bir çiftlikten alıp getirmişler. Eğer alıp getirmeseler, bu 8 yavrunun her birisi de (dişiler) 6 ay sonra çiftleşecek ve hamile kalanların her birisi de 8'er yavru dünyaya getirecek, böylece bir yıl içerisinde sayıları yüzü bulacaktı. Alıp getirerek, en azından bunların üremelerini engellemişler. Yasaya göre barınağa gelen her köpek, kısırlaşıyor, kuduz aşısı oluyor, iç-dış parazitleri yapılıyor, çip takılıyor ve kayıt altına alınıyor.
Bakım evinde, aylık ortalama 150 hayvan kısırlaştırılıyor. Geçen yıl, 1000 civarında hayvan kısırlaştırılmış. Bu yılın Ocak-Şubat ayında toplam 300 civarında kedi ve köpek kısırlaştırılmış, bunun yaklaşık 40 kadarı köpekmiş. Bu rakamları kendileri de yeterli bulmamakla birlikte iyi rakamlara ulaştıklarını düşünüyorlar. Kanun, “Köpek, kısırlaştırıldıktan sonra sahiplendirilirse bakımevinden çıkar.” diyor. Bu nedenle “Sahiplenmeyi” önemsiyorlar ama bugüne kadarki sahiplenmeyi yeterli bulmuyorlar, zamanla bu konuda da ilerleme olacağına inanıyorlar.
Köpeklerin de Sosyalleşmeye Gereksinimi Var
Kızlan'da açılacak doğal yaşam evinde, köpeklerin bulundukları yerler açık olacağı için köpekler bir araya gelebilecek ve haliyle sosyalleşebilecekler. Yasa gereği bu bakım evinde 10 m2'lik bir alana sahip olsalar da büyük zamanları kapalı yerde geçtiğinden köpekler mutsuz. İnsan görmedikleri zaman, vahşileşiyorlar. Gerçekten de bakımevinde köpek havlamasından karşımdakinin konuşmalarını duymakta yer yer zorluk çektim. Köpekler, bizi görünce havlamayı artırıyordu. Bunun nedeninin, insan görmüş olmaları olduğunu söylüyorlar. Köpekler, sevgi delisiymiş. Sevgi istiyorlarmış. Bu havlamalar, köpeklerin kendilerini sevmemizi istemesiymiş. Kendisine yaklaştığımızı gören, susuyor. Bakımevinde çalışanlardan birisi gidip elini uzatarak başını okşadığında köpek sesini kesiyor. Bizim mahallede karşı komşumuz Seval hanımın sahiplendiği ve bizim hepimizin sevgilisi Ateş gibi başı okşanınca başını sağa sola döndürüyor. Yanından ayrılınca yeniden havlamaya başlıyor. Bunları görünce çok etkilendim.
MADDİ VE MANEVİ YARDIMA İHTİYAÇ VAR
Ameliyat malzemesine, mamaya, burada gerekli her şeye ve nakdi yardıma ihtiyaç var. Nakdi yardımların şartlı bağış hesabına yatırılabileceğini söylüyorlar. “Bağışçı, bağışının başka amaçlar için kullanılacağı endişesi taşımamalı, niçin yatırdı ise o amaçla kullanılacağından emin olmalı” diyorlar. Badem Çiçeği Festivalinde stant açmışlar. İlgi yoğun olmuş. Belediyenin böyle bir bakımevi olduğunu bilmeyen vatandaşlarımızın olduğuna tanıklık ettiklerini söylüyorlar. Datçalıları gelip gezmeleri, çalışmaları yerinde görmeleri için bakım evine davet ediyorlar. “Sadece gelip gezmek ve barınaktaki köpekleri görmek için de gelebilirler. Nakdi olmayan yardımlarda bulunmak isteyenler getirip görevlilere teslim edebilirler. Köpekler, onları görünce mutlu olacaklardır.” diyorlar.
Not: Şartlı bağış hesabı: HALK BANKASI DATÇA ŞUBESİ
HESAP ADI: BELEDİYE BAŞKANLIĞI/DATÇA
İBAN: TR 11 0001 2009 2680 0007 0000 29