|
Tweet | Tarih: 12-03-2022 04:40 |
1 Mart 2022 Salı gününe Resmi Gazetede yayınlanan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’le uyanmıştık. Oysa o sabah tek telaşımız, Akbelen Ormanında kömür madeni işletilmesine izin veren Tarım ve Orman Bakanı imzalı kararın iptali için açtığımız davada tekrar edilen bilirkişi keşfi olmalıydı.
Akbelen Ormanı davasının bilirkişi keşif gününe “denk gelen” yönetmelik değişikliği, Akbelen Ormanı içindeki ve çevresindeki zeytinliklerin de kömür madenine dahil edilebilmesinin yolunu açıyor. Akbelen Ormanı çevresinde, 2017 yılında hukuksuz biçimde kamulaştırıldığı halde İkizköylülerin Zeytincilik Kanununu dayanak göstererek kesilmesini engellediği 215 dönüm zeytinlik alanda binlerce zeytin ağacı var.
Yönetmeliğin yayınlanmasından hemen sonra, 7 Mart’ta Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ (YK Enerji) yetkilileri İkizköy muhtarı aracılığı ile köylülerden 215 dönümlük zeytinlik alan içinde kalan zeytin ağaçlarını taşımalarını ya da kesmelerini istemiş, bunu için 3 günleri olduğunu belirtmişti. Bunun üzerine 105 İkizköylü, zeytin mevzuatının uygulanmasından sorumlu mülki idare olan Kaymakamlığa dilekçe ile başvurarak, yeni yayınlanan yönetmeliğin hukuka aykırı olduğu ve uygulamasının yapılmaması gerektiğini belirtmiş; kamulaştırılmış alandaki zeytinlerin korunmasını talep etmişti. İkizköylüler dilekçelerini toplu olarak doğrudan Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke’ye elden vermişti.
Ek olarak, Akbelen Ormanı'nda planlanan maden sahasını çevreleyen ve İkizköy, Karacahisar ve Çamköy mahalleleri sınırları içinde kalan 1354 dönümlük alanda tahmini olarak 35 bin civarında zeytin ağacı bulunuyor. Yöre halkı için zeytin ve zeytinyağı üreticiliği temel bir gelir getirici tarımsal faaliyet. Bu zeytinlikleri satın almak için kömür madenini işleten Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ (%50 LİMAK-%50 IC İÇTAŞ ortaklığı) tam 3 yıldır İkizköylülere noter ihtarnameleri ile kamulaştırma tehdidi savuruyor. Bu tehditlere boyun eğmeyen İkizköylüler, tam 3 yıldır zeytinliklerini kömürcü şirkete satmıyor.
Daha önce benzer bir biçimde Yatağan Turgut’taki zeytinlikleri kömür madeni için kamulaştırılmak istendiğinde Enerji Bakanlığı, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılaştırılmasına Dair Kanun ve yönetmelik kapsamında zeytinliklerin kamulaştırılamayacağını açıkça bildirmişti. Ancak, son yönetmelik değişikliği “kamu yararı” maskesi altında zeytinliklerin kamulaştırılmasının da yolunu açıyor.
Acilen Yönetmeliğin Yürütmesini Durdurun
YK Enerji’nin hafta başından beri İkizköylülere zeytin ağaçlarını kesmeleri için yaptığı baskı nedeniyle, avukatlarımız dava dilekçesinde “Dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması an meselesi olduğundan derhal yürütmenin durdurulması kararı verilmesi gerekmektedir,” dedi.
Enerji Bakanlığının normlar hiyerarşisine uymayan bir yönetmelik değişikliği ile Zeytincilik Kanununu yok sayan bir düzenleme yapmaya çalıştığı, bunun da hukuki olmadığının altını çizen avukatlarımız; İkizköy KARDOK Derneği ve çok sayıda sivil toplum örgütü, belediye, siyasi parti ve benzeri tüzel kişilerce açılan davalar sonucu iptal edilmesi neredeyse kesin olan bir yönetmeliğe dayanarak, davalar sonuçlanıncaya kadar uygulamaya geçilmesinin İkizköy’de ülke genelindeki tüm zeytinliklerde telafisi güç veya imkansız zararlar yaratmasının kuvvetle muhtemel olduğu belirterek, acilen yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasını istedi.
İkizköy gönüllü avukatlarından Arif Ali Cangı ve Doğu Işık tarafından yapılan dava başvurusunda ayrıca Enerji Bakanlığının yetkisi dahilinde olmayan zeytinlik alanlarla ilgili tasarrufta bulunduğu ve bu nedenle “yetki tecavüzü” yaptığı da belirtiliyor.
Dava dilekçesinde ayrıca zeytinlik alanlarda maden için zeytin ağaçlarının taşınması ve/veya kesilmesinin bir çevre, yaşam ve mülkiyet hakkı ihlali olduğu; bu hakların uluslararası sözleşmelerle, Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi ile ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alındığı da vurgulanıyor. Yöre halkı için kamulaştırma yoluyla mülksüzleştirme ve yerinden edilme tehdidi, Mayıs 2019'da İkizköy'ün Karadam ve Akbelen mevkilerinin bir kısmı ile Ova mevkinin tamamına, Karacahisar ve Çamköy mahallelerinin ise bazı tarım alanı ve zeytinliklerine dayanmış durumda. Kömür madeninin bu alanları da yutması durumunda ortaya çıkacak hava, su, toprak kirliliği, gürültü kirliliği ile sağlık sorunlarının artması; tarımın bitmesi ile İkizköylülerin yeterli ve sağlıklı gıdaya erişiminin engellenmesi, gelir kaybı ve nihayetinde zorunlu olarak kente göç başta olmak üzere pek çok yaşam hakkı ihlalinin yaşanması demek olacak.
Av. Arif Ali Cangı: Davamızı açtık, #ZeytinİçinAdalet bekliyoruz
Avukat Arif Ali Cangı dava ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Kızılçamları, zeytinleri, meşeleri ve diğer ağaçları, börtü böceği ile 238 günden bu yana Akbelen Ormanını koruyoruz. Orman işletmesinden, YK Enerji’den, yangından koruduk. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Akbelen Ormanını linyit kömür ocağı için YK Enerji’ye verdiği günden beri mücadelemiz sürüyor. Yaşam alanlarını koruma sorumluluğu taşıyan yurttaşlar olarak, Anayasadan doğan haklarımıza dayanarak dava yoluyla, demokratik tepkilerimizle, yanlışın önüne dikilerek Akbelen Ormanını bu güne kadar koruduk, korumakta kararlıyız.
Davamızın keşfinin olacağı 1 Mart sabahı Resmi Gazeteden, Maden Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, kanuna aykırı şekilde Zeytinliklerin madenciliğe açıldığını öğrendik. Sanki keşfimize müdahale ediliyordu. Ama biz yılmadık, bize destek veren yaşam savunucuları ile haklı davamızı savunmayı sürdürdük. Akbelen Ormanının yaşam zenginliklerini keşif heyetine gösterdik, şimdi bilirkişilerin raporlarını bekliyoruz.
Keşiften sonra bir hafta geçmeden, yasadışı yönetmelik değişikliğinin mürekkebi kurumadan, hukuka aykırı şekilde kamulaştırılan alanlardaki zeytin ağaçları için YK Enerji; “zeytinleri kesin, taşıyın yoksa biz keseceğiz” diye İkizköylüleri tehdit etti. Buna karşılık, kesmeyiz, sökmeyiz, kestirmeyiz, söktürmeyiz dedik ve Milas Kaymakamını göreve çağırdık.
Bugün de Derneğimiz olan Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği (KARDOK) ile zeytinci köylülerimizle zeytinlerin idam fermanı olan yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açtık. Şimdi, zeytinlerimize kimsenin dokunmaması için Danıştay 8. Dairesi’nin 2022/1904 Esasına kaydedilen dosyamızdan yürütmeyi durdurma kararı verilmesini #ZeytinİçinAdalet bekliyoruz.”