|
Tweet | Tarih: 26-03-2025 23:14 |
MİLAS ADALET VE DEMOKRASİ NÖBETİ GÜNCESİ
NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ
Milas Adalet ve Demokrasi nöbetinin eylemlilik hali, 25 Mart Salı akşamı gerçekleştirildi. Aynı gün saat 10’da CHP, Emek ve Demokrasi güçleri, eylemsl birlikteliği görüşmek için CHP ilçe binasında biraraya geldi. Toplantıda, bundan sonraki süreçte Birleşik Halk Muhalefeti olarak eylemleri, demokrasi nöbetini nasıl daha güçlü hale getirebiliriz üzerinde düşünceler ortaya konuldu. Toplantıya CHP, Eğitim-Sen, Türkiye İşçi Partisi, Emek Partisi, Milas 78’liler, Tüm Emeklilerin Sendikası Milas Şubesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi, Milas Yurttaş İnisiyatifi, DEM Parti, Disk Genel İş, Yeşil Sol Parti, TTB, SES temsilcileri katıldı. Toplantıda, eylemlilik sürecini yönetmek üzere bir komisyon kuruldu. Toplantıdan sonra, bundan sonraki eylem birliğinin devam etmesi gerektiği üzerinde fikir birliğine varıldı.
Akşam Atapark’ta saat 20:30’da buluşuldu. Eylem Birliği toplantısı ilk meyvesini vermişti. Önceki 5 buluşmaya göre, 6. Gün buluşması daha kalabalık oldu. Buluşma, CHP ilçe başkanı Tüze Çetinkaya’nın açış konuşmasıyla başladı ve sabah ilçe binasında yapılan toplantıdan söz etti. Çetinkaya, toplantının çok verimli geçtiğini, ilk sonucunu bu akşam aldıklarını, alanın önceki toplantılara göre daha kalabalık olduğunu ve bu güzel birlikteliği devam ettireceklerini dile getirdi.
KONUŞMALAR
İlk konuşma, Eğitim-Sen Milas temsilcisi Hamza Göncü yaptı. Göncü, şöyle konuştu:
Halk İradesini ve Demokrasiyi Savunmaya Devam Edeceğiz! Siyasal iktidar, seçimle kazanamadığı yerel yönetimleri yargı eliyle cezalandırmaya devam ediyor!
Sandıkta kaybettiklerini, hukuk dışı yöntemlerle geri almaya çalışıyorlar. Bu antidemokratik uygulamalarla her seferinde açıkça ilan ettikleri şey şudur: Halkın iradesini tanımıyoruz!
İstanbul halkının seçtiği Ekrem İmamoğlu ve yüzlerce kişi hakkında verilen hukuksuz kararlar, halk iradesine açık bir darbe girişimidir. Baskı ve zorla, hukuku hiçe sayarak, halkın iradesinin gasp edilmesi kabul edilemez!
Tüm muhalif kesimlere yönelik darbe politikalarıyla halkı ve emekçileri nefessiz bırakmayı, iradelerini kırmayı, mevcut düzene razı etmeyi hedefliyorlar.
Bu hukuksuz operasyonları kınıyor, protesto ediyoruz!
İlk günden beri hızlı refleks göstererek tepki gösteren KESK ve özelde Eğitim Sen olarak, bu hukuksuzluklara yanıtımız, her zamankinden daha fazla dayanışma ve mücadeleyi yükseltmek olacaktır!
Bugün aldığımız habere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sendikamıza yönelik soruşturması hukuki dayanaktan yoksundur!
Son süreçte yaşanan diploma geçerliliği üzerinden yürütülen merkezi denetim ve baskı mekanizmalarıyla yükseköğretim kurumlarının özerkliği ve özgür iradesi hedef alınmıştır.
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu üniversitelerde üyemiz olan öğretim elemanlarının iradesine ve çağrısına uyarak 25 Mart 2025 tarihinde iş bırakma kararı vermiştir. Bu kararı alma nedenimiz üniversitelerdeki üyelerimizin mevcut ortamda sınav yapma koşullarının ortadan kalkmış olması nedeniyle oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçmektir.
Eğitim Sen olarak almış olduğumuz bu “iş bırakma” kararı sendikamızın tüzüğünde yer alan, üyelerin iradesine dayalı karar alma ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sendikamızı ve sendikal faaliyetlerimizi hedef alan “suç işlemeye alenen tahrik etme” gerekçesiyle açmış olduğu soruşturma hukuki dayanaktan yoksun, gerçekleri çarpıtan ve sendikamızı hedef gösteren bir tutumdur ve kabul edilemez.
Üniversiteler başta olmak üzere, eğitimin tüm kademelerinden eğitim emekçilerinin dayanışması ve yaşanan baskı sürecini üyelerimiz, dostlarımız ve kamuoyunun desteğiyle aşacağımıza inanıyor, Eğitim Sen olarak bir kez daha buradan hep birlikte haykırıyoruz
“Kurtuluş Yok Tek Başına ya Hep Beraber ya Hiçbirimiz!”
BIÇAK KEMİĞE DAYANDI
Adalet ve Demokrasi nöbentinin ikinci konuşması DİSK Genel İş Sendikası Muğla 1 Nolu Şuba başkanı Uzay Kocabaş tarafından yapıldı. Kocabaş konuşmasında şunları söyledi:
“Bugün buradaki katılımcılarla birlikte Milas Enek ve Demokrasi Güçlerini oluşlturduk. Bir haksızlık, hukusuzluk ve adaletsizlikle karşı karşıyayız. Bu nedenle her gün alanlarda buluşmamaız gerektiğini düşünüyorum.Eğer bir ülkede aydınlar ve gazeteciler içerideyse bıçak kemiğe dayanmıştır.Eğer bir ülkede seçilmiş milletvekilleri, Belediye başkanları, genel başkanler, eş başkanlar içerideyse bıçak kemiğe dayanöıştır. Bir ülkde Cumhuriyet Halk Partisinin Cumhurbaşkanı adayı içerideyse bıçak kemiğe dayanmıştır. Bir ülkede bir işçi patronundan çok vergi veriyorsa, bir çiftçi traktörüne mazot alamıyor, tarlasına gübre ekemiyorsa, bir memur bir aylık maaşıyla nasıl geçineceğim diye kara kara düşünüyorsa, 14.469 lira maaş alan bir emekli 65 yaşından sonra kendisine iş arıyorsa; bu memlekette sandık en erken bir vakitte seçmenin önüne gelmelidir. ‘Zorbalar kalmaz gider’ diyoruz. ‘Sandık gelecek, AKP gidecek’ diyoruz.”
İKTİDAR, YEREL SEÇİMDE KAYBETTİKLERİNİ, ZORBALIKLA GERİ ALMAYA ÇALIŞIYOR
Son konuşmayı Belediye başkanı Fevzi Topuz yaptı. Topuz, “Türkiye’deki hukuku, adaleti yok sayan iktidara karşı, Türkiye coğrafyasının her yerinde bir cevap veriliyor. Bu yapılan eylemler, haklı eylemler. İktidar sandıkta başarıya ulaşamayınca, bu sefer zorbalıkla kaybettiklerini geri almaya çalışıyor. 31 mart yerel seçimlerinden sonra, ezici bir farkla seçim kazanmış belediye başkanlarını görevden alarak, yerine kayyumlarını atadı. Bu hukuksuzluk kabul edilemez. AKP iktidarı kendi yaptıklarını örtbas edebilmek için: yalana, dolana ve iftira başvuruyor ve karalama politikası yürütüyor. Bunun hesabını 2028’de sandıkta soraxağız dedik. 2028’i beklemeyiz, bu halk beklemeyiz. Bir an önce halkın önüne sandık konulmalıdır. Önümüzdeki ilk seçimde, AKP iktidarı son bulacaktır. Bu sonu, hep birlikte gerçekleştirevceğiz,” dedi.
YÜRÜYÜŞ
Konuşmalardan sonra Eylem Birliği Komisyonununaldığı karal doğrultusunda; Turgut Özal, Ahmet Taner Kışlalı, Müştakbey Caddeleri ile Atatürk Bulvarında devam eden ve Atapark’ta son bulan yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş boyunca; Faşizme karşı omuz omuza, Diplomasız Erdoğan, Gün Gelecek/Devran dönecek/AKP/Halka hesap verecek, Her şey çok güzel olacak, Hak-Hukuk-Adalet, Zorbalar kalmaz gider, Sandık gelecek, AKP gidecek vd. sloganlar atıldı.