|
Tweet | Tarih: 03-09-2025 00:57 |
SÖYLEŞİDEN BAŞLIKLAR
“KARAR, SAVUNURSA MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ’NİN DE ZARAR GÖRECEĞİ, MUHALEFETİN VE PARTİMİZİN BİRBİRİNE DAHA SIKI SARILACAĞI BİR SONUÇ DOĞURUR”
“ATANAN KAYYIM HEYETİNDEN GÖREVİ KABUL EDECEĞİNİ ANLADIĞIMIZ KİŞİYİ PARTİDEN İHRAÇ ETTİK”
“KENDİMİZE GÜVENİYOR, DAVAMIZA İNANIYORUZ, SİYASETİ, SİYASET İÇİN DEĞİL; MİLLETE VE DEVLETE HİZMET İÇİN YAPIYORUZ”
“YILMAZ TUNÇ GERÇEK BİR PORTRE, DUVARA ASMIŞLAR ADALET BAKANI DİYE AMA TÜRKİYE’DE ADALETİ TAYYİP ERDOĞAN VE AKIN GÜRLEK YÖNETİYOR”
“DİRENMEYE VE MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
“BİZ ARKADAN VURMAYIZ; HELE BİRİLERİ GİBİ YERE DÜŞENE ASLA TEKME ATMAYIZ”
“KARŞIMIZDAKİNİN NE KADAR KÖTÜ VE GÖZ DÖNMÜŞ OLDUĞUNU HERKES GÖRÜYOR; BUNA KARŞI CESARET VE KARARLILIKLA HEP BİR ARADA, DİMDİK AYAKTAYIZ”
“BORSANIN ÇAKILMASINI GÖZE ALANIN EKONOMİYİ DÜZELTME GİBİ BİR GAYRETİ OLABİLİR Mİ?”
“10’UNCU DENEMEDE TUTTURDULAR”
“Olağanüstü MYK toplantısı saat 20.00’ye kadar sürdü. Yayına gelene kadar bir küçük özür de biz genel merkezimize gelen hiçbir basın mensubunu geri çevirmeyiz ama canlı yayına gelirken soru sormak istediler, ben de yayına geçmek durumunda olduğumu söyledim. Artık buradan sizin ekranlarınızdan konuyla ilgili görüşlerimizi, düşüncelerimizi, MYK toplantısında aldığımız kararları derli toplu anlatmaya çalışayım. Birincisi tabii biz soruşturmadan haberdardık. Şöyle haberdardık; bu, 10’uncu denemeydi.
‘10’ uncu denemede tutturdular’ diye özetleyeyim. Ankara’da altı, İstanbul’da dört tane dava var. Bu dava dört davanın bir birleşimi. Ankara’da da altı davanın birleşimi bir dava yürüyor. Asliye hukuk mahkemelerine başvuruyorlar ve diyorlar ki işte ‘İstanbul il kongresini iptal edin’ ya da ‘CHP’nin kurultayını iptal edin.’ Ve ‘Tedbir kararı verin.’ Yani ‘Mahkemeyi daha görmeden, görevdekileri uzaklaştırın.’ Bunu bugüne kadar dokuz ayrı asliye hukuk mahkemesinin başkanı reddetti. Hatta bunu bu konunun uzmanı hukukçular, hukukçu arkadaşlar şöyle anlatıyor; Bu davada tedbir kararı verilemez. Çünkü doğrudan sonuç doğurur.”
AKIN GÜRLEK DİYOR Kİ ‘EN BAŞTAKİNİN DE HABERİ VAR’
“Şimdi ‘Yapılan kongre iptali talep ediyorsun.’ İptal olursa yönetim uzaklaşacak. Sen bunu yapmadan ‘İlk günden iptal et’ diyorsun. Bunu dokuz mahkeme reddetti, 10’uncuda tutturdular. 11’incisinde bugün bir Akın Gürlek bir birleştirme kararı ile yapmaya çalışıyor. O da diyor ki ‘Nihayet tutturduk, sürece ben de vaziyet ediyorum’ deyip kendince baş kötü olarak ‘Bu kötülükten de benim haberim var. Dolayısıyla en baştakinin haberi var, Sayın Erdoğan’ın talimat ve direktifleriyle biz sizinle uğraşıyorduk ve nihayet bu kadar hukuksuz bir kararı aldırabilecek bir asliye hukuk mahkemesi bulduk’ deyip zil takıp oynuyor bugün. Mesele bu. Ne sonuç doğuracak?
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, eğer bu kararı onlarla birlikte savunacak olurlarsa Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaseten zarar göreceği, muhalefetin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin birbirine daha sıkı sarılacağı bir siyasi sonuç doğurur bu. Bugüne kadar seçim sonuçlarını yargı yoluyla değiştirmeye çalışmak ne sonuç verdiyse örneğin İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı ilk seçim iptal olduğu gece fark 13 bindi. 60 gün sonra yapılan seçimlerde fark 806 bine çıktı. Millet sevmiyor böyle şeyleri. O yüzden siyaseten son derece güçlü olan ve güçlenmekte olan pozisyonumuzu tahkim eder bizim. Ama hukuken neler olacak? O tartışmanın detaylarını hukukçulara bırakmayı tercih ederim. Ama biz ne yapacağız derseniz, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hukuken yapılması gereken her adımı atacağız.
Hukukçu arkadaşlar bakıyorlar. Örneğin mahkemeye itiraz edilecek elbette. O mahkemenin kararına istinafta itiraz edilecek elbette. Ama bir yandan bu mahkemenin yaptığı bu iş, Türkiye’de seçim hukukunu askıya alıyor. Bu açıdan Yüksek Seçim Kuruluna ve yine bu mahkemenin aldığı karar Türkiye’de bir asliye hukuk mahkemesi, İstanbul’daki bir asliye hukuk mahkemesi, bundan önceki bütün asliye hukuk mahkemeleri ne yaptı? Gelen davayı ‘görevsizlik’ dedi Ankara’ya yolladı. Çünkü siyasi partilerin genel merkezleri Ankara’dadır. İllerin tüzel kişilikleri yoktur. Siyasi partilerin ve onların illerdeki yönetimlerinin aleyhine açılan davalar Ankara’da görülür. Bu en temel kural.”
“EKONOMİYİ DÜZELTEMEYECEKLERİNİ ANLAMIŞLAR”
“Ankara’da böyle bir hakim bulamadıkları için İstanbul’daki bir hakime bu kararı aldırmışlar. Bu durum hukuk sistemi açısından tamamen bir kanunsuzluk hali olduğu için Anayasa Mahkemesi’ne de bu durum açısından tedbir talebiyle başvuracağız. Bunların hepsini teker teker yaparız. Şimdi bu kararı olağan kabul etsek yani böyle bir kararın alınabilir olduğunu kabul etsek ne olur? Türkiye’deki Yüksek Seçim Kurulunun, İlçe Seçim Kurullarının yürüttüğü hiçbir seçim bundan sonra kesin değildir. Hani günleri var ve kesinleşiyor ya ve yazıyor ya ‘YSK‘nın kararı kesindir ve hiçbir merciye başvurulamaz.’ Hatta Anayasa Mahkemesi’ne gidiyorsun o da diyor ki ‘YSK kararları kesindir, ben bile bakamam.’
Seçim hukukunda günler var, o günler belli. Ve yıllar sonra bile ortaya çıkabilecek bir tam kanunsuzluk hali varsa bunun da başvuru yeri yine YSK‘dır. Yani kesinleşmiş bir kararını, örneğin beş farkla biten bir seçimde oy kullanması kanunen kesin yasak yedi kişi bulursanız, YSK seçimi üç yıl sonra da iptal eder. Ama YSK iptal edebilir. Yoksa ne yaparsınız biliyor musunuz? Bütün asliye hukuk mahkemeleri, Yüksek Seçim Kurulunun temyiz mercii olur. Hem de süre tanımaksızın.
Bugün böyle bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız. Peki bunu niye yapıyorlar? Bunu şundan yapıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramadıklarını, Cumhuriyet Halk Partisi’ni birbirine düşüremediklerini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yükselişine engel olamadıklarını, Cumhuriyet Halk Partisi’ni itibarsızlaştırmak için kurdukları bütün planların suya düştüğünü, işlemediğini görüyorlar. Onun için yapıyorlar. Hatta bugün MYK’da bir değerli Genel Başkan Yardımcım şöyle bir şey dedi: ‘Genel Başkanım, demek ki bunlar ekonomiyi de düzeltemeyeceklerini anlamışlar’ dedi. Çünkü ekonomiyi düzeltebilecek olsa belki seçimi kazanabilir.
‘Biz ekonomiyi düzeltemeyeceğiz, biz Cumhuriyet Halk Partisi’ni yenemeyeceğiz. Her şeyi göze alalım ve CHP’yi ortadan kaldıralım.’ Böyle bir niyetleri var. Atatürk’ün kurduğu partiyi ortadan kaldırmak sana nasip olur mu? Bu millet savaş meydanlarında kurulmuş partiyi asliye mahkemelerinde sana kapattırır mı? Veya işleyemez hale getirtir mi? Yüzün tutuyorsa kapatma davası aç. Bir onu yapmadılar. Yapsalar şaşırmam. Ama bu parti yani böyle hep söyleriz ama gerçekten savaş meydanlarında, Rumeli ve Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri’nin birleşmesiyle kurulmuş sonradan adını Cumhuriyet Halk Fırkası olarak almış bir parti.
Savaş meydanda Atatürk’ün kurduğu partiye birinci kongresi, Sivas Kongresi olan partiyi sen Çağlayan Adliyesi’nin asliye hukuk mahkemesinde yok edemezsin, durduramazsın.”
“TESLİM OLMAYACAĞIMIZI HERKES BİLSİN”
“Büyük bir özgüvenle, büyük bir inançla söylüyorum. Kötülüğün zirve yaptığı ama bizim de mücadele azmimizin zirve yaptığı noktadayız. Bunu Türkiye demokrasisi açısından çok ayıplı bir gün olarak görüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi açısından inanın ne kötülükler gördük, bu da onlardan bir tanesi. Buna teslim olmayacağımızı herkes bilsin.