|
Tweet | Tarih: 29-08-2024 23:08 |
MEHMET ERDAL
26 Ağustos Pazartesi günü saat 08.30 sıralarında Muğla/Menteşe İlçesi Orhaniye Mahallesi Zihni Derin Caddesi üzerinde boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledilen Senem KIVRIK olayı ile ilgili bir basın açıklaması yapan CHP Datça İlçe Örgütü Kadın Kolları “Kadınlar değil katiller korunmaya devam ediliyor. Erkek vuruyor devlet koruyor, erkek adalet değil gerçek adalet.” dediler.
Bugün saat 12.00'de ilçe örgütü binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına ilçe örgütü kadın kolları üyeleri, ilçe örgütü başkanı Sezai Öz, ilçe örgütü yönetim kurulu üyesi Ege Curacı, önceki dönem Datça Belediyesi CHP Grubu sözcüsü Can Canbey ve bazı Datçalılar katıldılar.
İlçe örgütü kadın kolları yönetiminden Semra Subaşı'nın ve Pınar Altun Kızıl'ın ortaklaşa okudukları basın açıklaması şöyleydi:
“Bugün burada ne yazık ki ilimizde yaşanan bir kadın cinayetine daha tanık olmanın öfkesiyle toplandık. 26 Ağustos Pazartesi günü saat 08.30 sıralarında Menteşe ilçesi Orhaniye Mahallesi Zihni Derin Caddesi üzerinde bir kadın daha boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından katledildi. Senem KIVRIK defalarca vahşice bıçaklandı. Kanlar içinde kalan Senem yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Senem daha önce fail tarafından defalarca şiddete uğramış, bu nedenle uzaklaştırma kararı aldırmış ve şehir değiştirmişti. Ataerkil zihniyet bir kez daha bağıra bağıra gelen bir kadın cinayetine sessiz kaldı, gereken tedbirler yine alınmadı ve Senem artık aramızda değil. Kadınlar değil katiller korunmaya devam ediliyor. Erkek vuruyor devlet koruyor, erkek adalet değil gerçek adalet. Kadınların yakılarak, bıçaklanarak, boğularak vahşice katledildiği orta çağ zihniyeti Pınar'da, Hanife ‘de, Güleda'da, Zeynep’te, Figen’de Emine'de daha yüzlercesinde ve bugün de Senem’de tüm vahşetini çağımıza taşıyor.
HİÇBİR KADIN CİNAYETİ MÜNFERİT BİR OLAY DEĞİLDİR
İlimizde yaşanan bu son vahşet dahil hiçbir kadın cinayeti münferit bir olay değildir. Kadına yönelen şiddet her geçen gün artarak devam etmektedir. Kadına yönelen şiddetin temelinde sağ muhafazakar iktidarların; baskı mekanizmalarını tümüyle seferber ederek kadın kazanımlarını zayıflatmaya, kadınları eve mahkum etmeye ve kamusal alanda iradesizleştirmeye dönük politikaları yatmaktadır. Erkekler de bu kadın düşmanı politikalara sırtını dayayarak her türlü şiddeti çekinmeden uygulamaktadır. Erkek şiddetinin sorumlusu devlet politikaları ile erkek egemenliğinden faydalanan bütün erkeklerdir. Dünyada ve ülkemizde sağ muhafazakar iktidarlar, savaş ve şiddet politikalarıyla kadın kimliğine ve emeğine dönük saldırılarını sürdürüyor. Evde, işte, okulda, sokakta erkek şiddetine her gün daha fazla maruz bırakılıyoruz. Şiddet vakalarının üstü örtülmeye çalışılıyor. Gerici politikaların izlediği siyaset toplumsal cinsiyet karşıtlığını yaygınlaştırıyor. Patriarkal düzen, vahşetini kadın bedeni, kadın kimliği üzerinden fütursuzca büyütmeye devam ediyor.
6284 SAYILI YASA ETKİN BİR BİÇİMDE UYGULANANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ
Haklarımız ve hayatlarımız için İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmeyeceğiz. Sözleşme yeniden yürürlüğe girene, gereği yerine getirilene ve 6284 sayılı yasa etkin bir biçimde uygulanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadın düşmanlığında ortaklaşan, 'yalnız yaşayan kadınları sahiplendirmekten' bahseden, çocuk istismarını meşrulaştıran ve ülkemizi ortaçağ karanlığa gömmeye çalışan bu gerici ve ataerkil zihniyeti, kadınlar eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükselterek dayanışma ve iradeyle değişecektir.
BİZ KADINLAR BURADAYIZ, VARDIK, VAR OLACAĞIZ
Biz kadınlar buradayız, vardık, var olacağız. Hayatlarımıza da haklarımıza da emeğimize de sahip çıkacağız. Elif’e, Sinem’e, Kıymet’e, Gülizar’a, Sedef’e, Serpil’e, Aynur’a, Hanife’ye, Senem’e; hiçbir kız kardeşimize yapılana sessiz kalmayacağız. Davanın takipçisi olacağız. Sokakları da meydanları da yaşamlarımızı da terk etmiyoruz”