|
Tweet | Tarih: 08-12-2024 02:15 |
ERTUĞRUL ÖZKÖK / t24
Düşünün, 38 yıldan beri bu pansiyonu, hem de gözlerden uzak bir köyün kenarında sürdüren bir aile bu
Bu yıl Michelin yıldızları listesinde beni mutlu eden iki(Milas ve Urla’dan) isim vardı.
İkisi de sıra dışı insanların yarattığı mekânlardı.
Önce gerçek bir köylü kadının başarısından başlayacağım.
Milas’ın, adını bile hiç duymadığım bir köyünden, adını bile duymadığım pansiyoncu bir kadının hikâyesi bu.
Adı Agora Pansiyon…
Üstelik bir değil iki dalda dünyaca ünlü Michelin listesine girdi.
Törende en ön sıradan gördükleri̇m, hi̇ssetti̇klerim
2025 Michelin yıldızları önceki akşam Four Seasons Bosphorus Oteli’nin salonunda açıklandı.
Töreni en ön sıradan dikkatle izledim.
Ödül alanları dün sosyal medyada ve çeşitli internet sitelerinde okudunuz tahmin ediyorum.
Ben de size bugün gözlemlerimi ve salonun havasını anlatayım.
Bu yıl benim için en güzel sonuç, Milas’ta bir köylü bir kadının açtığı Agora Pansiyon’un restoranının iki ayrı dalda Michelin listesine girmesi oldu.
Bafa Gölü’nün kenarından kaç kere geçti̇m, fark etmemi̇şiṁ
Bafa Gölü benim solcu gençlik yıllarımın, efsane köylü direnişlerinin adıdır.
O gölün kenarından ne zaman geçsem aklıma hep 60’lı yıllarda gölün devletleştirilmesi mücadelesini veren köylüler gelir. Bir de İsviçre’nin, Kuzey İtalya’nın gölleri gelir.
Meğer o gölün kenarında Agora Pansiyon isimli bir mekân varmış.
Kapıkırı köyünde tam anlamıyla bir köy pansiyonu.
İşte önceki akşam o pansiyonunun restoranı bir yeşil yıldız aldı.
Ayrıca “Bib Gourmand” denilen kategorisinde de Michelin listesine girdi.
Anlayacağınız resmen bir köy pansiyonu Türkiye Michelin rehberine iki ayrı dalda girmeyi başardı.
Zi̇yaretçi̇ yorumlarına baktım, hemen hepsi̇ mükemmel notu vermiş
Ödül almaya gelen Özgün Serçin’i dikkatle izledim.
Kendi halinde tipik bir Milas kadını…
Girip turizm bilgisi veren internet sitelerine baktım.
Hemen hepsinde misafir yorumları 8.5 puanın üzerinde.
Bazıları “olağanüstü” diye nitelenen seviyede.
Demek ki müthiş bir “müşteri tatmini” sağlamış.
Kısa konuşması da tıpkı kendisi gibi son derece mütevazı…
Öyle hesaplı, planlanmış bir tevazu değil.
Doğal, organik bir tevazu bu…
Mukadderat fi̇lmi̇nin kahramanı Sultan’ı hatırladım
Onu seyrederken geçenlerde izlediğim “Mukadderat” filminin kahramanı Sultan geldi gözümün önüne.
Hikâyeleri aynı değil ama başarıları aynı.
Dün arayıp hem kutladım hem de biraz sohbet ettim.
Burayı 38 yıl önce eşi Orhan Serçin’le birlikte kurmuşlar.
Bütün aile birlikte çalışıyorlarmış.
Yaptıkları yemeklerin bütün sebzelerini bahçelerinden alıyorlarmış.
"O gün ebegümeci̇ varsa onu pi̇şi̇ri̇yoruz"
Orhan Serçin, “O mevsimde ebegümeci mi var onu pişiriyoruz” diyor.
Tabii bu başarıya bir başka gözle de baktım.
Son yıllarda, hayatın her alanındaki başarı konusunda en çok sözü edilen ölçü, “sürdürülebilirlik” oldu.
Düşünün 38 yıldan beri bu pansiyonu, hem de gözlerden uzak bir köyün kenarında sürdüren bir aile bu.
Orhan Serçin, “Müşterinin gelmediği Covid zamanlarında bile mutfağı kapatmadık” diyor.
İlk fırsatta Tansu’yla gideceğiz.
Yazı Linki: https://t24.com.tr/haber/ertugrul-ozkok-milasli-koylu-kadin-dunyaca-unlu-michelin-listesine-nasil-girdi,1201440