Evrim sürecinde modern insan olma özelliğini kazanan (homo sapiens) hayatta kalma mücadelesini kazandıktan sonra biyolojik (doğal bedensel) düşünceden mitolojik düşünceye evrilmiş; doğal olaylara doğaüstü açıklamalar getirmiştir.
Düşünsel evrimini devam ettiren insanlık mitolojik (ilkel) düşünceyle yetinmeyip;
Tales'le MÖ 625’lerde Felsefi düşünceye geçmiştir.
Felsefe ne kadar gelişirse gelişin biyolojik ve mitolojik düşünce hiç bir zaman insanlığın gündeminden düşmemiş. İnsanlık var olduğu sürece devam edecektir.
Biyolojik düşünce, mitolojik düşünce diye ifade etsem de çağdaş dünyada biyolojik düşünce, mitolojik düşüncenin yeri yoktur. Hiçbir bilimselliği yoktur.
İnsanlığa faydası da yoktur. İnsanlıktan beklenilen çağdaş felsefi düşünce üretmesidir.
Asıl acı olan ise batı toplumu felsefe yapmaya son suret davam ederken; felsefeyi kesin bilim yapmak isterken. Yüzlerce düşünür yetiştirip her konuda bilimsel düşünce üretirken,
Biz Müslüman ve Türk toplumunda yeteri kadar çağdaş felsefi düşünce üretebilecek düşünür yok.
Çok geç olsa bile biz de filozof yetiştirmemiz hatta halkın geneline felsefi düşünceyi yaymamız gerekmektedir.
Bu var olma meselesidir.
Sistemli bir şekilde bilimsel düşünce üreten felsefeci yetiştirmez, felsefi düşünce üretebilmeyi halkın geneline yaymazsak vay halimize.