|
Tweet | Tarih: 11-10-2024 16:26 |
MEHMET POLAT/ MUÇEP Milas Temsilcisi
Aslanyaka’da 2004 yılında faaliyete geçen taşocağı 10 yıl faaliyet göstererek 2015 yılında üretime son vermişti. 10 yıl tüm yıkımıyla birlikte doğaya, havaya, suya, çevreye verdiği zararla birlikte geride, talan edilmiş bir alan bırakmıştı. Şirket 2022 yılında kapasite artırımı ile aynı bölge için ÇED gerekli değildir kararı ile faaliyete geçmiş 10 kadar kızılçam ağacını kesmişti. Askı sürecinde Aslanyaka köylüleri dava açarak mücadele başlatmışlardı. Mahkeme, Bilirkişi raporuna uygun köylüleri haklı bularak ÇED gerekli değildir kararını iptal etmişti. Kararı istinafa taşıyan şirket Danıştay’ın mahkeme kararını onaylaması ile Aslankaya’da taşocağı istemiyoruz diyenlerin haklılığını teyit etmişti.
2023 yılında isim değiştirerek ve önceki alana sınır farklı bir alan için ÇED başvurusu yaptı. Bu başvuruya Aslanyaka Muhtarı da dahil köylüler itiraz etti ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği il müdürlüğünce proje ÇED süreci sonlandırıldı.
Aynı bölge Aynı Şirket Aynı Proje
25.09.2024 tarihinde 2023 yılında ÇED süreci sonlandırılan alana Aynı dosya ile tekrar ÇED süreci müracaatı yapılmış. Ormanlık alana müracaat eden şirket 1853 Kızılçam ağacını keseceğini yazmış. MUÇEP Milas temsilciliği olarak alanda yaptığımız inceleme neticesinde en az 5000 Kızılçam ağacının talan edileceğini gördük. Alandaki kızılçamların kesilmesi ve burada taşocağı faaliyeti yapmak tam anlamıyla bölgede ekokırım oluşturacağı nettir. Daha iki ay önce Aslanyaka köyünün batısındaki ormanlar büyük bir orman yangını ile yok oldu. Aslanyaka’nın kuzeyindeki bu ormanda kesilirse hem iklim yönüyle hem de ekolojik yönüyle bir kırılma oluşturacaktır. Valilikler genelge yayınlayıp ormana girmek şu tarihler arası yasaktır diyor ama ne hikmetse şirketler iş makineleri ile ellerini kollarını sallayarak ormanlarımızı talan ediyor. Genelge şirketlere ayrı uygulanıyor anlaşılan. Bizler Aslanyaka köylüleri olarak buna izin vermeyeceğiz. Aslanyaka Muhtarı ve köylüleri olarak 34 arkadaşımızın imzasıyla Çevre Şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğü, ÇED ve Çevre İzinleri Şube müdürlüğüne Aslanyaka’da taşocağı istemiyoruz, projenin ÇED sürecinin sonlandırılmasını istedik, dilekçe verdik.
Projenin uygulanması, su ve insan sağlığı için bir tehlike oluşturuyor
Bizler biliyoruz ki bu proje uygulanırsa Havamızın, suyumuzun nasıl kirleneceğini, sağlığımızı nasıl olumsuz etkileneceğini geçmişte şirketin faaliyetlerinden tecrübe ettik. Zeytinlerimizin nasıl etkilendiğini fiziki olarak yaşayarak öğrendik, biliyoruz. Zeytinlerimizin toz yüzünden verimin yok denecek kadar etkilenmesinin yanında zeytin ağaçlarımız kurumaya yüz tutmuştu. Zeytin ve zeytinyağı bizim ekonomimizi oluşturduğu için bizlerin ekonomisine olumsuz etkilemiştir. Birkaç şirket sahibi para kazanacak diye yüzlerce kişi, tüm çevresindeki insanların hem yaşam kalitesini hem de ekonomisini olumsuz etkileyecek projeyi istemiyoruz.
Milas’ın dağları, denizleri, ovaları Rant için her yer saldırı altında
Güllükte halihazırda bir liman var olmasına rağmen, Çok büyük kapasiteli bir “yat limanı” projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Liman imalatında çok büyük miktarlarda taş kullanılacak. Bunun yanında Ali Ağaoğlunun projesi tüm engellemelere rağmen devam ediyor. Bunlar gibi onlarca talan projeleri mevcut. Aslanyaka taşocağı ile Taş talebi yönüyle kesişen bir konu. İştah açıcı bir “taş” Pazarı var.
Bizler Aslankaya’sında taşocağına izin vermeyeceğiz. Doğamıza, Havamıza, Suyumuza Yaşam alanlarımızı sahip çıkarak atalarımızın koruyarak bize bıraktığı gibi gelecek nesillere bırakacağız. Çam gider çalı kalır, çalı gider çakıl kalır. Aslanyaka çöl olmasın.