beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort
Bugun...



Eğitim-İş Milas Şubesi: “Eğitimde Keyfiliğe, Baskıya ve Plansızlığa Geçit Vermeyeceğiz!”

Eğitim-İş olarak, öğretmenlerimizin hakları ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkı için idari ve hukuksal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!

facebook-paylas
Tarih: 16-09-2026 00:19

Eğitim-İş Milas Şubesi: “Eğitimde Keyfiliğe, Baskıya ve Plansızlığa Geçit Vermeyeceğiz!”

Eğitim-İş Milas Şubesi tarafından yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, “Eğitim-İş olarak, hem Bakanlığın merkezi dayatmalarına hem de yereldeki yönetim anlayışına karşı sesimizi yükseltiyoruz,” vurgusu yapılarak, eğitimin içinde bulunduğu sorunlar dile getirildi.

EĞİTİM İŞ’in açıklaması şöyle:

Milli Eğitim Bakanlığının yanlış politikaları eğitim sistemini ve eğitim emekçilerini derin bir kaosun içine sürüklemeye devam etmektedir. Bugün Türkiye genelinde öğretmenlerin hakları, geçim sıkıntıları ve okulların fiziki yetersizlikleri göz ardı edilirken, yerelde ise Muğla Milas’ta olduğu gibi plansız idari kararlarla binlerce öğrenci ve öğretmen mağdur edilmektedir.

Eğitim-İş olarak, hem Bakanlığın merkezi dayatmalarına hem de yereldeki yönetim anlayışına karşı sesimizi yükseltiyoruz.

1. Milas’taki Okul Taşınmaları: Eğitimin Düzeni Altüst Edildi

Okulların Taşınmasıyla İlgili Süreç: Okullarımızın taşınmasına ilişkin taslak yaklaşık bir yıl önce gündeme geldiğinde, konunun olası pedagojik ve idari sonuçlarını değerlendirmek üzere öğretmenlerimizi bir araya getirerek toplantılar yaptık. Sendikamızın avukatının da katılımıyla, bu uygulamanın yaratabileceği sakıncaları ve olası sonuçları raporlaştırarak Millî Eğitim Müdürlüğü ile görüştük. Ancak bu itirazlarımız dikkate alınmadı; konu, yalnızca bir taslak olduğu ve uygulamaya geçmesinin mümkün görünmediği ifade edilerek geçiştirildi. Bu süreçte okulların ve öğretmenlerin yeterince bilgilendirilmediğini, konunun açık ve doğru biçimde paylaşılmadığını gördük. Buna rağmen bu yıl söz konusu taslak uygulamaya geçirildi. Eğitim kurumlarının ve öğretmenlerin görüşleri alınmadan, sürecin gerçek boyutu açıklanmadan yapılan bu uygulamaya karşı, öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarının haklarını korumak amacıyla itirazımızı sürdürüyoruz.

Merkezi politikalardaki bu öngörüsüzlük, Milas ilçemizde tam bir yerel kaosa dönüşmüştür. Okul binalarının yapımı ve güçlendirilmesi gerekçesiyle başlatılan plansız taşınma kararları, ilçede eğitimi durma noktasına getirmiştir:

-Pedagojik Riskler ve Yaş Karmaşası: Tam gün eğitim hedeflenirken, taşınmalar nedeniyle öğrenciler ikili eğitime mahkûm edilmiştir. Lise öğrencileri ile anasınıfı ve ilkokul çocuklarının aynı yerleşkeyi paylaşmak zorunda bırakılması, pedagojik açıdan büyük bir güvenlik ve uyum riski barındırmaktadır.

-Fiziki Altyapı Uyuşmazlığı: İlkokul çağındaki küçük çocuklar, lise düzeyine göre tasarlanmış sıraların, lavaboların ve tahtaların bulunduğu binalara yerleştirilmiştir. Bu durum fiziki sakatlanmalara ve okul içi kazalara davetiye çıkarmaktadır. Bahçelerin tel örgülerle bölünmesi sorunu çözmemektedir.

-Mesleki Eğitim Baltalanıyor: Meslek liselerinin atölye ve teknik altyapılarının alelacele sökülüp taşınması, hem çok ciddi bir kamu zararı yaratmakta hem de mesleki eğitimi işlevsizleştirmektedir.

-Güvenlik ve Ulaşım Tehlikesi: İkili eğitim yüzünden çocuklar sabahın zifiri karanlığında yola çıkmakta, akşamın geç saatlerinde evlerine dönmektedir. Köylerden gelen taşımalı eğitim kapsamındaki öğrencilerin servis planlamaları ise tam bir belirsizliğe gömülmüştür. Veliler maddi ve lojistik bir çaresizlik içindedir.

2. Kılık-Kıyafet Dayatması: Öğretmenin İtibarı Önlükle Ölçülemez

-Zorunlu Önlük Dayatması:

2023 yılında "tercih ve teşvik" söylemiyle başlatılan öğretmen önlüğü uygulaması, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı genelgesiyle açıkça bir zorunluluğa dönüştürülmüştür.

-Santim Hesaplayan Bakanlık: "Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu" yayımlanarak önlüğün renginden kumaşına (%75 polyester, %25 viskon), cep sayısından yırtmaç boyuna kadar her ayrıntı belirlenmiştir. Türkiye’de eğitimin bunca yakıcı sorunu varken önlüğün santimetresine gösterilen bu "özen" ibretliktir.

-Tepkimiz: Öğretmen ne giyeceğini bilir! Önlüğün boyunu, rengini, kumaşını ve cebini hesaplayacağınıza; kalabalık sınıflarda bir çocuğa ne kadar yaşam alanı düştüğünü, okullarımızdaki sağlık ve güvenlik koşullarını, çocuklarımızın okulda en az bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemeğe nasıl ulaşacağını hesaplayın. Taşımalı eğitimin kapsamının daraltılmasıyla özellikle kırsal mahallelerde yaşayan ailelerin ve küçük yaştaki çocukların yaşadığı ulaşım güçlüklerini görün; çocuklarını kendi imkânlarıyla okula ulaştırmak zorunda kalan velilerin yükünü hafifletin. Eğitim bütçesini öğretmenin kıyafetini standartlaştırmaya değil; çocuğun beslenmesine, sağlığına, güvenliğine, ulaşımına ve nitelikli eğitim hakkına ayırın. Öğretmenin itibarı önlükle sağlanmaz; eğitimin gerçek sorunları da önlükle örtülmez!

3. Norm Fazlalığı ve Resen Atama Zulmü

-Hatalı Norm Hesapları: Bir okulda öğretmen açığı varken başka bir okulda öğretmenin norm fazlası ilan edilmesi akıl dışıdır. Boş normlar bulunmasına rağmen kontenjanların tercih ekranlarına açılmaması kabul edilemez.

-Sürgün Niteliğinde Atamalar: Öğretmenlerin yaşamı son dakika kararlarıyla yönetilemez. Öğretmenlerin ailelerinden kilometrelerce uzağa resen (zorunlu) atanmasına derhal son verilmelidir. Plansızlık Bakanlığın, bedeli öğretmenin olamaz!

4. Alan Dışı Görevlendirmeler: Liyakat ve Öğrencinin Üstün Yararı Esastır

Mesleki Yeterlilik Yok Sayılamaz: Öğretmenlerin eğitimini almadıkları, yeterlilik ve deneyim sahibi olmadıkları alanlarda çalışmaya zorlanması kabul edilemez. Özellikle özel eğitim gibi özel uzmanlık, pedagojik donanım ve deneyim gerektiren bir alanda gerekli eğitim ve yeterliliğe sahip olmayan öğretmenlerin, mesleki geçmişleri ve hazır bulunuşlukları dikkate alınmadan görevlendirilmeye çalışılması hem öğretmenlerimiz hem de özel eğitim hizmeti alan öğrencilerimiz açısından ciddi sakıncalar doğurmaktadır.

Özel Eğitim İdari Kolaylık Alanı Değildir: Özel eğitim, yalnızca sınıfa bir öğretmen görevlendirmekle çözülebilecek bir personel planlaması meselesi değildir. Özel gereksinimli öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun güvenlik ve destek koşulları oluşturulmalı; gerekli özel eğitim yeterliliği ve deneyimi bulunmayan öğretmenleri alanları dışında görevlendirerek personel açığı kapatılmaya çalışılmamalıdır. Özel gereksinimli çocuklarımızın eğitim hakkı günü kurtaran personel planlamalarına bırakılamaz; uzmanlık, liyakat ve öğrencinin üstün yararı esas alınmalıdır.

Baskı Değil Diyalog: Öğretmenlerin görevlendirmelere ilişkin mesleki kaygılarını ve doğabilecek sakıncaları idareye anlatabilmeleri en temel haklarıdır. Öğretmeni dinlemeyen, görüşünü ifade etmesini engelleyen, rencide edici ve buyurgan bir yönetim dili kabul edilemez. Öğretmen emir verilecek bir unsur değil; eğitim sürecinin asli öznesi ve görüşüne değer verilmesi gereken bir kamu emekçisidir. Hafta sonları dâhil olmak üzere öğretmenlerin aranarak istemedikleri alanlarda görev almaya zorlandıkları yönündeki uygulamalara son verilmelidir.

Görevlendirme Cezalandırma Aracı Olamaz: Alanı dışında çalışmak istemediğini veya kendisini o alanda yeterli görmediğini ifade eden öğretmenlerin birbirinden uzak birden fazla eğitim kurumuna görevlendirilmesi, görevlendirmenin cezalandırıcı bir araç olarak kullanıldığı algısını doğurmaktadır. İhtiyacın daha makul ve öğretmenin çalışma koşullarını gözeten biçimde karşılanması mümkünken öğretmeni gereksiz yere zorlayan uygulamalardan kaçınılmalıdır.

Şeffaflık ve Eşitlik Şarttır: İlçe genelindeki görevlendirmelerin hangi ihtiyaç, ölçüt, öncelik ve objektif kriterlere göre yapıldığı açık, eşit ve denetlenebilir olmalıdır. Hangi görevlendirmenin hangi gerekçeyle yapıldığı öğretmenler tarafından anlaşılabilir olmalı; aynı koşullardaki personele farklı uygulamalar yapıldığı kuşkusuna yol açılmamalıdır. Kamu yönetiminde kişiye göre değil, kurala göre işlem yapılmalıdır.

Taleplerimiz ve Mücadele Kararlılığımız

Bakanlığa ve yerel idarecilere bir kez daha sesleniyoruz:

-Önlüğün cebiyle uğraşmayı bırakın; öğretmen açığını kapatın, okulların temizlik, güvenlik ve şiddet sorunlarını çözün!

-Atamaları gerçek ihtiyaca göre yapın, tüm boş normları tercihe açın ve resen atamaları durdurun!

-Milas’ta "ben yaptım oldu" mantığıyla yürütülen, öğrencilerin üstün yararını hiçe sayan plansız okul taşınması kararlarını derhal revize edin, mağduriyetleri giderin!

Alan dışı ve mesleki yeterliliği yok sayan görevlendirmelere son verin; öğretmenleri baskıyla değil, hukuk, liyakat ve diyalogla yönetin. Tüm görevlendirmelerde objektif kriterleri açıklayın; süreci şeffaf, eşit ve denetlenebilir hâle getirin!

Eğitim-İş olarak, öğretmenlerimizin hakları ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkı için idari ve hukuksal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!




Bu haber 36 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI