Dünden beri çiseleyerek devam eden yağmurun yer yer şiddetini artırmasına rağmen, 1 Mayıs bu yıl da Datça'da coşkuyla kutlandı. Bugün (dün) saat 14.00'te Demokrasi Evi önünden başlayan yürüyüş, 19 Mart sonrası içerisine girilen yeni sürecin sonucu olsa gerek, yağmura rağmen geçen yıllardan daha kitleseldi; her yaştan 1300 Datçalı, Demokrasi Evi'nden Cumhuriyet Meydanına ellerinde kendilerini ifade eden dövizler ve pankartlar, sloganlar atarak yürüdüler.
EKD (Emekçi Kadınlar Derneği), UMUT-SEN (Umut Sendikası), DİSK BASIN İŞ gibi Datça'da ilk kez böyle bir etkinlik içerisinde yer alanların da bulunduğu yürüyüş Cumhuriyet Meydanında son buldu.
Yağmur altında okunan basın açıklaması şöyleydi:
TUZ KOKTU, ADALET BİTTİ!
“1 Mayıs’ın 126. Yılında; sömürüye, baskıya, emperyalist savaşlara karşı mücadelemiz sürüyor, sürecek!
Tuz koktu, adalet bitti! Artık nerdeyse kundaktaki bebek bile adalet talep edecek durumda! Ama iktidar halkın adalet ve demokrasi talebine kulaklarını tıkamaktadır.
Biliyoruz hiçbir duvar, işçilerin, emekçilerin, köylülerin, öğrencilerin talepleri karşısında ayakta duramaz; hiçbir barikat halkın adalet talebini durduramayacak!
Seçilmiş belediye başkanlarının, siyasetçilerin, gazetecilerin, öğrencilerin tutuklanmasıyla başlayan cadı avı bardağı taşıran son damla oldu!
Bu ülke bizim ülkemiz. Emeğiyle geçinenlerin, alın teri için mücadele edenlerin ülkesi.
Bu yüzden inatla adalet diye haykırıyor milyonlarca yurttaş. Bu yüzden inatla eşitlik, özgürlük sloganları yankılanıyor sokaklarda, meydanlarda.
Çünkü biliyoruz ki her bir hak mücadelesi aynı zamanda sınıf mücadelesidir, emek mücadelesidir.
1 Mayıs alanından bir kez daha uyarıyoruz! Tüm seçilmişlere, halkın iradesine yönelik baskılar son bulsun!
Tüm tutuklu siyasetçiler serbest bırakılsın! Halkın iradesini yok sayan darbe pratikleri ve kayyımlar son bulsun!
Tutuklu bulunan potansiyel Cumhurbaşkanı adayları serbest bırakılsın, siyasi yasaklar kaldırılsın!
Türkiye’nin yarını gençlerimiz serbest bırakılsın! Yargı üzerindeki siyasi baskılar son bulsun!
Tek adam rejimine asla ama asla teslim olmayacağız. Ülkemizin demokratik geleceği için hiç durmadan mücadele edeceğiz.
MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ!
Bizler tıpkı ekmeğimiz için olduğu gibi adalet ve demokrasi mücadelemizi büyüteceğiz. Kazanana kadar büyüteceğiz. Bu 1 Mayıs topyekûn birleşik mücadele için başlangıçtır!
Halk kesimleri gün geçtikçe derinleşen yoksulluğa itiliyor. Yoksulluk arttıkça iktidarın baskıları da artıyor;
Grevlere yasak konuyor, örgütlenme hakkı engelleniyor, gerçekleri yazan gazeteciler hapse atılıyor.
Sesini yükselten öğrenciler tutuklanıyor.
Gidişata itiraz eden herkes baskıyla susturulmak isteniyor!
Hiçbir engel yoksulluğa karşı mücadeleyle adalet ve demokrasi mücadelesinin birleşmesini engelleyemiyor.
Sendikalarımızla kazanacağız, meslek örgütlerimizle kazanacağız, kitle örgütlerimizle kazanacağız!
Emeği ve demokrasiyi savunan siyasi partilerimizle kazanacağız, örgütlü mücadelemizle kazanacağız!
Bir olmak, iri olmak ve diri olmak için birleşmeliyiz…
BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ!
Bir yıl önceki 1 Mayıs’tan bu yana ülkemizde pek çok işyerinde direnişlere ve grevlere şahit olduk.
Keyfi ve hukuksuz grev yasaklarına rağmen BMS (Metal) işçileri ve Başpınar Organize Sanayi Bölgesindeki işçiler insanca yaşam ve çalışma koşulları için greve çıkan işçileri selamlıyoruz!
Milli Eğitim Bakanlığı’nın önünü mücadele alanına çeviren, “Yusuf Tekin İstifa!” diyen, parasız, kamusal, laik, demokratik, anadilinde eğitim mücadelesi veren tüm eğitim emekçilerinin, velilerimizin, öğrencilerimizin mücadelelerini selamlıyoruz!
İstanbul Üniversitesi’nde barikatları yıkarak sadece kendilerinin değil, ülkenin önünü açan üniversite öğrencilerinin laik, bilimsel, demokratik üniversite ve memleket için BOYKOT mücadelesini selamlıyoruz!
Hemen yanı başımız yangın yeri! Ortadoğu halkları adeta bir orta çağ karanlığına hapsedilmiş durumda!
Emperyalistlerin beslediği cihatçı çeteler bölge halklarını teslim almış durumda. ABD emperyalizminin işbirlikçisi AKP bir yandan hamaset ile Filisitin’e sahip çıkıyoruz derken bir yandan İsrail ile tüm ticari faaliyetlerine devam ediyor.
Emperyalistler ve işbirlikçi AKP iktidarı binlerce insanın katili HTŞ lideri katil Colani’yi ülkemizde ağırlıyorlar. Her biri Suriye’nin paylaşımında kurtlar sofrasında yer almanın hesaplarını yapıyor. Suriye’de katledilen Arap-Alevi halkının çığlıklarını ise timsah gözyaşlarıyla izliyor!
Bizler biliyoruz!
ÇÖZÜMÜN YOLU, DENİZLERİN ANTİ-EMPERYALİST YOLUDUR!
Çözümün yolu, Filistin’in özgürlüğü için savaşan Denizlerin anti-emperyalist yoludur!
Selam olsun Denizlerin Yoldaşlarına…
Siyasi iktidarın gerici ve kadın düşmanı politikalarına karşı kadınlar susmadı! Susmayacak! Her 25 Kasım’da her 8 Mart’ta alanları dolduran kadınlar bugünde 1 Mayıs alanlarında! Kadınlar işyerlerinde, sokaklarda, mücadele etmeye, kadın dayanışmasını büyütmeye devam edecekler.
İstanbul Sözleşmesi’nden VAZGEÇMEYECEĞİZ!
Bir selam da ülkenin dört bir yanını dolduran gençlere! Liselerden, kampüslerden boy veren o anlamlı mücadeleye! Güvencesiz bir geleceğe, anti demokratik uygulamalara, baskıya kafa tutan, her şeye inat ülkesine sahip çıkma iradesini gösteren gençlere. Selam olsun size! Selam olsun yarınlarımıza!
Bugün “kutlama” için değil, birleşik mücadelemizi büyütmek için 1 Mayıs Alanlarındayız!
Onurlu bir yaşam mücadelesi veren emekliler, doğanın talanına karşı mücadele eden çevreciler, barış mücadelesi veren halklar, sendikalaşma mücadelesi veren işçiler, emekçiler, adalet, demokrasi talep eden, halk iradesine sahip çıkan yurttaşlar, gençler, kadınlar, “turpla şalgamla devlet yönetilmez, adaletle, demokrasiyle yönetilir” diyen üretici köylüler; hep beraberiz, AYAKTAYIZ!”
Basın açıklamasından sonra yürüyüş, yağmur nedeniyle halay çekilmeden sona erdi.