|
Tweet |
NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ
Bugün(24 Nisan, Cuma) saat 12:30’da eski hastane binasının önünde Milas Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından, özelleştirme karşıtı bir açıklama yapıldı. Hastanenin güvenlik görevlileri tarafından hastane bahçesinde açıklama yapılmasına izin verilmedi. Basın açıklamasına, eski DYP milletvekili İrfettin Akar, dönemin ilçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Oğultürk, Dönemin belediye başkanı Fevzi Topuz, Milas Emek ve Demokrasi Güçlerinin bileşenleri, Milas Kent Konseyi Başkanı Dr. Ümit Özbek ve vatandaşlar katıldı.
Açıklamanın takdimleri ve giriş konuşması Milas 78’liler üyesi Nevzat Çağlar Tüfekçi tarafından yapıldı. Tüfekçi şunları söyledi: “Milas sosyolojik olarak her geçen gün büyüyen ve nüfusu artan bir ilçe. Milas’ın sabit nüfusu 150.000’i geçti. Yaz nüfusu ise 160 km’lik kıyı şeridinde yer alan yazlık sitelerden dolayı 500.000’i bulmaktadır. Milas, kalabalık nüfusu nedeniyle, sağlık sorunlarının yoğun olarak yaşandığı bir coğrafyadır. Milas’taki sağlık kuruluşları, başta Bodrum olmak üzere çevre ilçelere de hizmet vermektedir. 3 Ocak 1994 tarihinde temeli atılan ve 1998 yılında hizmete giren ve 22 yıl hizmet veren eski hastane, özelleştirilmek yerine, yeni Milas Devlet hastanesinin yükünü hafifleten, artan nüfusun ihtiyaçlarına yanıt veren bir sağlık kuruluşu olarak işlevlendirilmesi, daha doğru ve yerinde bir karar olacaktır. Bugün burada “Milas Emek ve Demokrasi Güçleri” olarak, bu durumu ve bu konuları konuşmak için toplandık. Aramızda o dönemin tanıkları var. İlk önce onların ağzından hastanenin yerinin hazırlanması ve inşaata başlanabilmesi için yapılan özverili çalışmaları dinleyeceğiz.”
KONUŞMALAR
Daha sonra o dönemin tanıklarından ve o sürecin içinde olan Gazeteci Olcay Akdeniz söz aldı ve şöyle konuştu: “ Kısa adı WHO olan Dünya Sağlık Örgütü Türkiye'ye gelen turistlerin can güvenliğini önceleyen bir proje hazırladı. Bu projeye göre Bodrum, Milas, Yatağan, Fethiye, Muğla Merkez ve Marmaris’e hastaneler yapılacaktı. O zamanki öngörüye göre Milas'a 200 yataklı, Muğla'ya 200 yataklı, Fethiye'ye 200 yataklı hastane yapılacaktı. Bodrum ve Marmaris'e 150’şer yataklı, Yatağan’a da 100 yataklı hastane yapılacaktı. Bu bizim Muğla bölgesini ilgilendiren projenin boyutu buydu. Ancak aradan 1 yıl geçmesine rağmen bu konuda hiçbir gelişme sağlanamadı. 20 Temmuz 1990'da Türkiye'de genel seçimler yapıldı. Aralık ayında Doğru Yol Partisi ile SHP koalisyon kurdular. Hayati Soylu Milas'a yeni gelmişti. Hayati Bey bu projeye 4 elle sarıldı ve hastanenin Milas’a kazandırılması için çalışma başlattı. Kurumlarla işbirliği yaparak şu anda bu hastanenin bulunduğu yeri düzenleyerek inşaata hazır hale getirilmesini sağladı. Ondan sonra inşaat başladı ve bu hastane yapıldı. Bu hastane özelleştirilmemeli ve yine bir sağlık kuruluşu olarak hizmet vermelidir.”
Mehmet Oğultürk(Milas Eski İlçe Milli Eğitim Müdürü): “Bu hastane, 1994 yılında zamanın Milas Kaymakamı Hayati SOYLU’NUN girişimleri sonucunda temeli atılmış ve 1998 yılında hizmet vermeye başlamıştır. Kaymakam Sayın Hayati SOYLU’YU anmadan bu hastaneden söz etmek büyük bir vefasızlıktır. 1992 yılı, 20 Temmuz günü, Milas İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak göreve başlamıştım. Hayırlı olsun demeye gelenler arasında bulunan Milas Ortaokulunda Türkçe öğretmenim olan Osman ARSLANGİRAY, sohbet arasında bana; “Mehmet, senin İrfettin Bey ile yakınlığın var, Milas’a Dünya Bankası Kredisiyle bir Hastane yapılacaktı, yer bulunamadığı bahanesiyle başka bir yere kaydıracaklar, İrfettin Bey’e iletirsen sevinirim," dedi. Kaymakam Hayati SOYLU da Milas da göreve başlayalı birkaç ay olmuştu. Konuyu Kaymakam Hayati SOYLU’ya ilettim. Hemen telefonu eline aldı ve dönemin Belediye Başkanı Fevzi TOPUZ’U aradı. “Başkanım, koskoca Milas’ta hastane yapacak yer mi yok?” dedi. Sayın TOPUZ, “Var efendim İmar Planında yeri belirlenmiştir” diye cevap verince, Kaymakam SOYLU paftaları al gel dedi. Paftalar açıldı. Bir tepe hastane yeri, yanındaki tepe de okul yeri olarak gösterilmişti. Buraya neden yapılmıyor bu hastane diye sordu. Elimizdeki kredi buranın hafriyatına ancak yeter diye olumlu bakılmıyormuş. Sayın SOYLU, Sağlık Bakanlığındaki ilgili kişileri arayarak, ‘hastane yerinin hafriyatını ben üstleniyorum, bir ay içinde tepeyi dümdüz eder sizlere teslim ederim’ dedi. Böylece 75. Yıl Milas Devlet Hastanesinin temeli, dönemin Sağlık Bakanı Sayın Kazım DİNÇ tarafından atılmış oldu. Milas’a; Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi veya Kadın Doğum Hastanesi olarak hizmet verse daha yerinde ve faydalı olmaz mıydı?
İrfettin Akar (1991-1995 Yasama Dönemi DYP Milletvekili):
Gerçekten Milas'ın çok önemli bir sorunu burada gündeme getiriyorsunuz. Milas Emek ve Demokrasi Güçleri'nin böyle aktif çalışmalarından dolayı kendilerine öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Arkadaşlarım hastaneyle ilgili konuları detaylı anlattılar. Tabii zamanının sağlık Bakanı Kazım Dinç benim arkadaşım olmasaydı, Kazım Dinç bana böyle bir şey söylemeseydi bu hastanenin buraya gelme şansı da hiç yoktu. Çünkü zaten 2 tane yapılıyor Türkiye'ye. Milâs’a nereden olacak bu? Fakat şunu açık ve net konuşayım. Ben İrfettin Akar olarak Ankara'da Muğla'nın ve Milas'ın haklarını aramak için öyle bir çaba gösteriyor idim ki benim Ankara'daki bu mücadelemi oradaki kurumlar da tanık oluyorlardı ve benim herhangi bir konuda konuyu ilgililere bildirdiğim zaman hayır deme şansları hiç yoktu. Tabii dünya bankası kredisiyle sağlık kurumları ve devlet hastanelerinin yapılacağını öğrendik. Muğla'ya iki tane; bir Fethiye bir Milas. Tabii Milâs’taki süreci anlattı arkadaşlarım. Onun için sizleri yormak istemiyorum. Hava da sıcak zaten. İlk defa burada söylüyorum; 150 yataklı hastane olsun dedik. Çünkü Milas büyüyor artık. Potansiyeli var. 5 tane belde var 120 tane köyü var ve bunlara cevap verecek 100 yataklı değil de en az 150 yataklı olsun çabasındaydım. Fakat gelen giden uzmanlar buraya ancak 100 yataklı hastanenin olabileceğini, sığabileceğini ifade ettiler. Şimdi bu hastanenin elden çıkarılmak istenmesi doğru bir yaklaşım değil. Burası yine bir sağlık kuruluşu olarak hizmet vermelidir.
Muhammet Koban(O dönemin TKİ Müdürü): O zaman TKİ müdürüydüm. O zaman Sayın İrfettin Akar milletvekili, Sayın Fevzi Topuz belediye başkanı, Hayatı Soylu da Kaymakamımızdı. Dünya Bankası kredisiyle burada bir hastane yapılmak isteniyor. Bunun yerinin tespiti kısa sürede yapılacak. Hafriyatı yapılacak. Ankara’ya bu bildirilecek yoksa başka bir yere kaydırılacak dedi. Hayatı Bey bize seslendi. Biraz önce hocam bunu bahsetti. Geldik burayı gezdik. Bizim işimiz dedik hemen koyulalım. Tabii bizim de o zaman müessese müdürümüz vardı Muğla'da. Ona da konuya aktardım. Ne demek dedi Yörükoğlu bu sizin Milâs’a bir hizmetse, ben her zaman taşın altına elimi koyarım dedi. Tabi bu burada yüklü bir patlayıcı kullanılacak. Geldik Ali İhsan (Özkan) Bey arkadaşımız o zaman buradaki delme işlemlerini başlattı. İrfettin Bey'e hemen haber ettik. İrfettin Bey devlet su işlerini haber etti. Bir dozer ben verdim. Burada Fevzi Bey mazotlarını verdi. Bu şekilde hemen buranın hafriyatı yapıldı. Burada 16 ton dinamit kullanıldı. Ben hiçbir zaman aktivist olmadım, olaya karışmam. Buraya geldim çünkü burada bizim bir emeğimiz var. Herkesin bir emeği var burada. Bunu sahip çıkmamız lazım dedi sayın vekilim. Hakikaten sahip çıkmamız lazım. Yani burada gazetecinin, madencinin, siyasetçinin, bürokrasinin, belediyenin, herkesin bir emeği var burada. Bu bina bu şekilde yapıldı. Gelelim bu hastane çürük mü sağlam mı, depreme dayanıklı mı sorusuna. Biz yer bilimciyiz. Gayis ve şistir burası. Deprem burayı etkilemez. Benim diyeceklerim bu kadar. Teşekkür ederim.
Fevzi Topuz(Belediye Başkanı): “Değerli vekilim, değerli arkadaşlarım bugün bir konuyu açıklık getirmek için burada toplanmış bulunmaktayız. O yıllarda Dünya Bankası'ndan Türkiye Cumhuriyeti hükümetine 10 adet tam teşekküllü bir hastane yapılması projesi geldi. O gün il koordinasyon kurulu toplantısında dediler ki bu 10 projenin iki tanesi Muğla iline tahsis edildi. İl sağlık müdürümüz dedi ki ilk projeyi getirdiğim fotoğraflar bana gönderilen yer hastane yapımı için uygun değil dedi. Hastane için, daha uygun bir yer bulunması lazım. Zamanın Kaymakamı Hayati Soylu ile bu konuyu görüştük. Ne yapıp edip Dünya bankası destekli bu projeyi Milas’a kazandırmalıyız dedik. İşte o zaman bu yer için çalışmaları başlattık. Burası tepelikti. Epey hafriyat yapılması gerekiyordu. TKİ, Belediye olarak biz vd. kurumlar bu yer için seferber olduk ve kısa sürede burası inşaata hazır hale getirildi. Bu hastanenin temeli 1994 yılında atıldı, 1998 yılında inşaat tamamlandı. Hastane 22 yıl Milaslılara ve çevreye hizmet verdi. Yeni hastanenin açılmasıyla burası kaderine terk edildi. Şimdi de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Özelleştirme kapsamına alındı. Bu bina yine sağlık kuruluşu olarak hizmet vermelidir Milas büyüyor. İleride yeni devlet hastanesi de yetersiz hale gelebilir. O nedenle bu bina yine bir sağlık kuruluşu olarak kalmalıdır.”
Fikret Çoban(Milas 78’liler): “Anayasamız sağlık hizmeti herkese eşit kamu hizmetidir, diyor. Devletin görevi vatandaşın sağlığını korumak, kamusal hizmetin herkese eşit ulaşmasını sağlamaktır. Daha önce yerel basına haber olarak yansımıştı. Vatandaşların 75. Yıl Milas Devlet Hastanesinin 'Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi' olarak hizmet vermesi için yerel yöneticiler, siyasetçiler her partiden milletvekilleri ile yaptıkları görüşmelerin bu yönde olduğu fikri kamuoyuna yansımıştı. Haberi takip eden gazeteci, vatandaşların bu girişimlerinden sonra il ve ilçe sağlık müdürlüğü yetkileri ile görüştüğünü, vatandaşların isteğinin yerine getirileceğini teyit ettirdiğini söylemişti. Milas büyüyen bir şehir, sürekli göç alan bir şehir. Bu özelleştirmeden vazgeçilmelidir. Vatandaşın isteği doğrultusunda herkese eşit hizmet verecek bir devlet kurumu olarak kalması Milas'a iyi gelecektir. Devlete, hazineye, kamuya ait olanı satmak değil; korumak geliştirmek, toplum hizmetine sunmak tek derdimiz olmalıdır. Ortak geleceğimiz buna bağlıdır.”
Av. Ramazan Akkaya (CHP Milas İlçe Yönetim Kurulu Üyesi): “Bu binanın harcında, Milaslıların alın teri, yerel idarecilerimizin vizyonu ve Cumhuriyetimizin 75. Yıl gururu vardır. 2020 yılında yeni binanın açılmasıyla birlikte bu bina bilerek ve isteyerek yalnızlığa terk edilmiştir. Biz Cumhuriyet halk partisi olarak soruyoruz; 22 yıl boyunca bölgeye hizmet veren bu stratejik alan; neden 6 yıldır çürümeye bırakıldı? Cevabı bugün netleşmiştir; kamu malını atıl hale getirip, değerini düşürüp, ardından Özelleştirme İdaresi eliyle sermayeye peşkeş çekmek! Bu sadece bir gayrimenkul satışı değil, halkın sağlık hakkına ve kamusal alanlarına vurulmuş bir darbedir. CHP olarak programımızda ve duruşumuzda çok netiz: Partimiz sağlık hizmetlerinin bir hak olduğunu ve bu hizmetin sunulduğu alanların(eski hastane arazileri de dahil) ticari amaçlarla özelleştirilmemesi gerektiğini savunur. Genel merkezimiz, 27 ildeki 55 taşınmazın özelleştirilmesine karşı Danıştay’da iptal davasını açmıştır. Buradan iktidara ve Özelleştirme İdaresine sesleniyoruz: Milas’ın bu alana ihtiyacı var. Burasını; yaşlı bakımevi, Toplum Sağlığı Merkezi, Kütüphane, kreş gibi halkın doğrudan kullanacağı bir sosyal donatı alanına dönüştürün. Devlet kamu kurumlarını satmak için değil; korumak ve halka hizmet ettirmek için vardır. “
Mehmet Hanefi Yılmaz (DEM Parti Milas İlçe Eşbaşkanı): “Halkın verdiği vergilerle yapılan bir kamu kuruluşunun, Özelleştirme İdaresine devredilerek satışını, DEM Parti Milas ilçe örgütü olarak kabul etmiyoruz. Halkın vergileriyle yapılan bu kurum yine halkın yararına kullanılmasını talep ediyoruz. Devlet kamuya ait olan kurumları satmak için değil korumak için vardır. Bu konuda kamuoyunun duyarlılığının oluşması için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Bu olayı milletvekillerimiz vasıtasıyla parlamentoya taşıyalım.”
Dr. Ümit Özbek (Milas Kent Konseyi Başkanı): “Bu hastane, kamu hastaneleri birliğine bağlı olduğu için, ben birlik yönetimiyle görüştüm. Şu ana kadar ne ağız ve diş sağlığı ile ilgili ne de bir doğum hastanesiyle ilgili bir yazışma olmuş. Hiç olmamış. Burası Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme idaresine devredildi. 60 gün içinde bizim buna itiraz etmememiz gerekiyordu. Cumhurbaşkanlığı kararlarında itirazları yapabilecek olan kurumlar, kamu yararına faaliyet gösteren dernek ya da birliklerdir. Bunlar kimler: ya TMMOB ya da Türk Tabipleri Birliğidir. Eğer biz bu kuruluşlara dava açtırtabilirsek, bunun hukuki yolunu açarız. İmza kampanyaları vd. yapabileceğiz etkinlik ve girişim varsa onları yapalım ama bu hukuki yolu da ihmal etmeyelim.”
Toplantının sonunda, eski hastanenenin Özelleştirme İdaeresine devrinin iptal edilmesi için; bir komisyon kurulması, siyasi partilerle ve Odalarla birlikte milletvekilleriyle de görüşülmesine karar verildi.
***
TARİHÇE VE SÜREÇ
Özelleştirme İdaresine devri yapılan 75. Yıl Milas Devlet Hastanesi, 1998 yılında hizmete açıldı ve 2020 yılına kadar olmak üzere 22 yıl Milaslılara ve çevre ilçelere sağlık hizmeti verdi.
Dünya Bankası Cumhuriyetin kuruluşunun 75. yılı nedeniyle Muğla iline iki devlet hastanesi yapılması için kredi olanağı sağlamıştı. Hastanelerden birisinin Milas’a diğerinin de Fethiye’ye yapılması öngörülüyordu. Milas için hastane yeri araştırmalarında uygun yer bulunamamıştı. Hastanenin şimdiki yeri ise tepelik ve inşaat için düzenlenmesi gerekiyordu.
1992-1995 yılları arasında Milas Kaymakamlığı yapan Hayati Soylu, hastane projesinin başka yere gitmemesi için kolları sıvadı ve başta TKİ, Belediye vd. kurumlardan sağladığı iş manikalarıyla tepeyi kısa sürede düzenleyerek inşaata hazır hale getirilmesini sağladı. Hastanenin temeli, Sağlık Bakanı Kazım Dinç tarafından 3 Ocak 1994 tarihinde atıldı ve 1998 yılında hizmete girdi.
75. Yıl Milas Devlet Hastanesi, 7 Eylül 1920 tarihinde yeni devlet hastanesinin açılmasıyla yalnızlığa terkedildi. Eski hastane o tarihten bu yana başka kamusal hizmetler için değerlendirilmesi gerekirken, değerlendirilemedi ve Özelleştirme İdaresine devredildi.
22 yıl Milaslılar’a hizmet veren bu sağlık kurumu, 17 Mart 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararıyla 27 ilde bulunan 55 taşınmazla birlikte özelleştirme kapsamına alındı. Milas Burgaz Mahallesi Hacı Hamza Mevkii 22 ada ve 22 parselde, 39.242,32 metrekarelik alan üzerinde yer alan bu önemli gayrimenkulün, şimdi özel bir firmaya satılması ihtimal dahilinde...