|
Tweet | Tarih: 29-03-2022 22:44 |
AÇIKLAMA ŞÖYLE
Bugün burada, kömür için topraklarına el konulmak istenen; zeytinlikleri, tarım alanları, dereleri, vadileri, ormanları yok edilmek istenen üç köy olarak bulunuyoruz. Denizli Avdan, Milas İkizköy ve Yatağan Turgut köylüleri ve yaşam savunucuları olarak kömürün topraklarımıza el koymasına, yaşam hakkımıza el koymasına karşı yan yana duruyoruz.
Avdan’da Ocak ayında yapılan acele kamulaştırma ile topraklarına el konulan köylülerimizden öğrendiğimize göre, Avdan’dan çıkarılacak kömürler Yatağan Termik Santrali’nde yakıt olarak kullanılacakmış.
HAVA KİRLİLİĞİ SINIR TANIMIYOR
Oysa biliyoruz ki, Yatağan Termik Santrali bu yıl tam 40 yaşında! 40 yıldır yarattığı hava kirliliği ile tam 33 bin insanın erken ölümüne neden oldu. Bu 40 yılda tam 21 bin bebeğin erken doğumuna yol açtı. Yatağan Termik Santrali yüzünden 74,5 milyon günü biz Turgutlular, İkizköylüler, Avdanlılar, İskenderiyeliler, Rodoslular, Aydınlılar, hasta geçirdik. Çünkü hava kirliliği sınır tanımadan öldürüyor.
Yatağan Termik Santralinin yüksekliği 100 metreye varan kül dağı Yatağan Ovasının kuyularını, derelerini zehirliyor. Dumanı zeytinlerimizi kurutuyor.
Yatağan Termik Santraline kömür sağlansın, on binlerce dönüm maden ocağı açıldı. Tam 5 köy yıkıldı; Eskihisar, Tınaz iki kez taşındı. Binlerce insan evinden yurdundan oldu, aileler parçalandı. Yeşilbağcılar TOKİ evlerine hapsedildi. On binlerce dönüm orman, tarım ve zeytinlik alan talan edildi. Yüzbinlerce zeytin ağacı, çam, meşe, pinar kesildi, küründü, katledildi. Turgut’un zeytinlikleri yanı başındaki ölüm çukurunun tozundan meyve vermez oldu.
KÖMÜRCÜLER İÇİN NE TARİHİN NE DE KÜLTÜRÜN ÖNEMİ VAR
Kömürcülerin gözünde ne tarihimizin, ne kültürümüzün değeri var. Binlerce yıllık Stratonikeia, Hekate’nin evi Lagina da yıkılabilir onlara göre; Eskihisar’ın mezarlığı da.
Artık kömüre de, santrale de verecek tek bir canımız, ağacımız, bir metrekare toprağımız yok derken, santral artık dursun, kömürün egemenliği son bulsun derken, santral özelleştirildi. Şimdi sadece bir şirketin kârı için bizden 25 yıl daha ölmemizi bekliyorlar.
Bugün burada zehir solunan topraklardayız. Kömürlü elektrik santralleri belasının insan sağlığını görmezden gelen hastalık ve ölüm saçan sonuçları yaşanmaya devam ediyor.
Bunca erken ölüm, solunum yolu hastalıkları her gün katlanarak büyürken, hiçbir yasal düzenleme tanınmadan, hiçbir önlem alınmadan kömürlü elektrik santralleri çalışmaya devam ediyor.
SANTRAL ÇALIŞSIN DİYE KÖYLÜ TOPRAĞINDAN UZAKLAŞTIRILIYOR
Santrallerin çalışması devam etsin diye köylünün, toprak sahibinin tarlasına, evine göz dikiliyor, kömür için insanlar topraklarından, yurtlarından mahrum ediliyor. Köylü yaşadığı ortamdan koparılıp sürgün ediliyor, mülksüzleşiyor. Bu da yetmiyor tarım ve gıda üretimi bitiyor meyve, sebze, hububat üretimi kömür uğruna feda ediliyor.
Yatağan Termik Santralinin kömür ihtiyacı var denilerek, santral zehir saçmaya devam etsin denilerek tam 140 km uzaktaki Denizli ilinin Avdan bölgesinde kömür ocağı amaçlı 3.760.000 m2 alanı kapsayan bir kamulaştırma kararı ile karşı karşıyayız.
İki yıl önce termik santral kurma kararı ile Avdan halkının karşısına gelmişlerdi. Köylünün kararlı duruşu karşısında Termik Santral yapımından vazgeçildi. Daha sonra kömür ocağı için ÇED süreci başlatıldı. Ancak bu konuda da yöre halkı, yaşam savunucuları ve köylü ÇED sürecini durdurabildi. Yasal haklarını kullanarak yargıya taşıdıkları davalarından haklı sonuç aldılar. Ve madenciliğin zararların, suya, toprağa, havaya yapacağı tahribata engel olmayı başardılar.
KÂR HIRSI, 3 BİN KÖYLÜYÜ EVİNDEN MAHRUM ETTİ
Ancak kâr hırsı bir avuç sermayedarın sefası uğruna bu kez acil kamulaştırma kararı çıkarıldı. Köylünün bu hayatta başka hiçbir dayanağı yokken toprağı kömür uğruna alınmak isteniyor.
Bu kamulaştırma kararı ile yaklaşık 3 bin köylü evinden mahrum ediliyor, 4 yerleşik mahalle yok oluyor. Zeytinlikler, meyve bahçeleri, hububat sahaları yerle bir oluyor. Sonuçlar bununla bitmiyor yörenin iklim dengesi bozuluyor. Havası kirleniyor. İçme suyu ve yeraltı suyu tamamen tehlikeye giriyor.
Öte yandan, hem Muğla, Aydın, Denizli illerinin elektrik dağıtım şirketini hem de Yatağan Termik Santrali elinde bulunduran Aydem Enerji AŞ YK Başkanı Ceyhan Saldanlı, yakıt sıkıntısı yaşayan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin devre dışı kalması halinde ulusal ölçekte elektrik kesintileri yaşanabileceğini iddia ediyor. Yalan söylüyor.
KÖMÜRÜ DEĞİL TARIMI, ZEHİRİ DEĞİL TEMİZ HAVAYI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinin çalıştırılmaması durumunda teknik olarak Türkiye’de mevcut diğer santrallerin toplam kurulu güçleri ihtiyacı karşılayabilecek düzeydedir. Türkiye’nin elektrik üretimi kurulu gücünde büyük bir atıl kapasite vardır ve ülkemizin elektrik iletim şebekesi ağ şeklinde olup tüm bölgeler birbirine bağlıdır. Söz konusu üç santraldan oluşacak açık (teknik olarak) ülke genelinde ve Ege Bölgesi özelinde diğer santrallar tarafından telafi edilebilecektir, bir kesinti söz konusu olmayacaktır. Bu beyanlar kömür madenine karşı topraklarını savunan bizleri bastırmak, kamuoyu desteğini engellemek, devam eden davalarımızda mahkemeleri ve bilirkişileri etki altında bırakmak ve adaleti engellemek niyetlidir.
Ama bizler yılmayacağız, susmayacağız. Kömürü değil tarımı, zehiri değil temiz havayı, sermayeyi değil köylünün toprağını, doğal yaşamı, insan sağlığını savunmaya devam ediyoruz. Edeceğiz.