Bugun...


Milas’ın Sesi, Milas’ın Türküsü: Nazmi Yükselen’in Hatırasına
Tarih: 17-03-2026 01:24:10 Güncelleme: 17-03-2026 01:24:10 + -


Milas’ın tarihi yalnızca taşlarda ve antik kentlerde değil, türkülerde ve ezgilerde de yaşar. Bu ilçenin kültürü yalnızca uzun yuvanın mermerlerinde, Beçin’in surlarında ya da arastadaki yakın tarihimizin hanlarında, dükkanlarında, halısındaki desenlerinde değil; yıllar boyunca insanların söylediği şarkılarda, düğünlerde çalınan ezgilerde ve akşam sohbetlerinde yankılanan melodilerde de saklıdır.

facebook-paylas
Tarih: 17-03-2026 01:24

Milas’ın Sesi, Milas’ın Türküsü: Nazmi Yükselen’in Hatırasına

A. SEZAİ ÖZ / CHP Datça İlçe Başkanı

Davul-Zurna kültürü

Uzun yıllar boyunca Milas ve çevresinde müzik denildiğinde akla ilk gelen şey davul ve zurna oldu. Köy düğünleri, bayramlar, askere uğurlamalar ve şenlikler bu iki enstrümanın sesiyle başlar, çoğu zaman sabaha kadar sürerdi. Özellikle Dibekdere köyü bu geleneğin güçlü yaşadığı yerlerden biri olarak tanındı. Zeybek oyunlarının ağır ritmi, davulun tok vuruşu ve zurnanın ince sesi Milas’ın kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçasıydı.

Milas’ın müzik hayatı

Zamanla ilçenin müzik hayatı da değişmeye başladı. Davul ve zurnanın yanına keman, cümbüş, ud ve akordeon gibi enstrümanlar katıldı. 1950’lerden itibaren Milas’ta küçük orkestralar kurulmaya başladı. Bu orkestralar düğünlerde, gazinolarda ve yaz akşamlarının eğlence mekânlarında sahne alırdı. Bir gecede hem zeybek çalınır hem de dönemin popüler şarkıları söylenirdi. Böylece Milas’ta geleneksel ezgilerle modern müzik aynı sahnede buluşurdu.

1960 ve 1970’li yıllar Milas’ın müzik hayatında en hareketli dönemlerden biri oldu. O yıllarda ilçede kurulan düğün orkestraları yalnızca müzik yapan topluluklar değil, aynı zamanda birer eğlence kültürünün temsilcileriydi. Neşeli Caz, Uysal Caz, Şakrak Caz, Fotolar Orkestrası, Set 73 ve Grup 76 gibi topluluklar düğünlerde ve eğlence mekânlarında sahne aldı. Bu orkestraların adında “caz” kelimesi geçse de çaldıkları müzik aslında Anadolu’nun geleneksel ezgileri ile dönemin popüler müzik anlayışının birleşiminden oluşuyordu.

Milaslı sanatçılar

Bu orkestralarda çalan müzisyenler Milas’ın gerçek sanatçılarıydı. Kemancı Hüsamettin, Cavit İyidil, Cumhur Bora, Muzaffer Sinop, Abdullah Serper, Mustafa Dörtyol, Erdal Demir, Yahya Turgay, Serdar Serper, İsmail Turgay, Ercüment Atalay, Zafer Ülke ve daha pek çok isim yıllarca Milas’ın düğünlerinde ve eğlence gecelerinde sahne aldı. Onlar büyük konser salonlarında değil, ilçenin meydanlarında ve düğün bahçelerinde çaldılar. Ama Milas’ın müzik kültürünü yaşatan asıl güç de bu insanlardı.

Milas’ın sosyal hayatında sinemaların da ayrı bir yeri vardı. O yıllarda ilçenin akşamları yalnızca düğünlerle değil, sinema ve gezinti kültürüyle de canlanırdı. Milaslıların “Süs Yolu” dediği Atatürk Caddesi akşam saatlerinde dolup taşar, insanlar süslenip bu cadde boyunca yürüyüş yapardı. Bu yürüyüş çoğu zaman Milas Parkı’na, yani herkesin kısaca “Park” dediği yere uzanırdı. Parkta oturmak, sohbet etmek ve ardından sinemaya gitmek Milas’ın akşam alışkanlıklarından biriydi.

Sinemalar ve Süsyolu

O yıllarda Milas’ta İstikamet Sineması ve Yeni Sinema ilçenin önemli kültür mekânlarıydı. Yaz akşamlarında sinema önlerinde kalabalık olur, insanlar gösterim saatini beklerken sohbet ederdi. Film başlamadan önce hoparlörlerden müzik çalar, bazen küçük orkestralar birkaç parça seslendirirdi. Sinemadan çıkan kalabalık ise çoğu zaman hemen dağılmaz, Süs Yolu’nda yürüyüş yaparak ya da parkta oturarak geceyi uzatırdı. Böylece Milas’ta müzik, sinema ve şehir hayatı iç içe geçmiş bir kültür oluştururdu.

Milas’ın müzik tarihine damga vuran isimlerden biri ise kuşkusuz Nazmi Yükselen’dir. 1926 yılında Milas’ta doğan sanatçı, ülkemizin güçlü yorumcularından biri olarak tanındı. İstanbul Radyosu’nun açtığı ses yarışmasında dikkat çekti, ardından TRT İzmir Radyosu’nda çalıştı ve pek çok plak doldurdu. Özellikle “Ormancı” türküsü ile bütün Türkiye’de tanındı. Yükselen yalnızca bir yorumcu değil, aynı zamanda bir derlemeciydi. Milas ve Muğla yöresinin türkülerini kayıt altına alarak Ege müziğinin geniş kitlelere ulaşmasına büyük katkı sağladı.

Tolga Çandar

Milas’ın müzik damarının yalnızca geçmişte kalmadığını gösteren isimlerden biri de Tolga Çandar’dır. Milas doğumlu sanatçı, Ege türkülerini modern düzenlemelerle yorumlayarak halk müziğine yeni bir anlatım biçimi kazandırdı. Bu yaklaşım, 1980’li yıllarda ortaya çıkan ve Türk halk müziğini çağdaş bir yorumla ele alan Çağdaş Türkü anlayışıyla aynı damardan beslenir. Çağdaş Türkü yalnızca bir müzik topluluğu değil, Türk müzik tarihinde önemli bir dönemeçtir. Geleneksel türküyü kentli bir duyarlıkla yeniden yorumlayan bu çizgi, daha sonraları ortaya çıkacak Yeni Türkü, Ezginin Günlüğü ve benzeri toplulukların müzikal iklimini de hazırlamıştır.

Bu müzikal iklim içinde yer alan sanatçılardan biri de kendisini tanıma mutluluğuna eriştiğim Erkan Oban’dır. Çağdaş Türkü’nün yarattığı bu üretken ortam, Anadolu’nun ezgilerini modern bir müzik diliyle buluşturan sanatçılar için önemli bir başlangıç noktası olmuştur.

Belki de bu yüzden bazı şarkılar insanın hayatında bir zamana dönüşür. Bir Alpay şarkısını dinlerken bir sonbahar akşamını hatırlamak gibi… Ya da bir Eylül akşamında ansızın akla düşen bir türkü gibi.

Bugün Milas’ta eski düğün orkestralarını hatırlayanlar giderek azalıyor. Ama o günleri yaşayanlar hâlâ o günleri özlemle anar. Çünkü bir şehrin hafızası bazen kitaplarda değil, kulakta kalan bir ezgide saklıdır.

Nazmi Yükselen

Nazmi Yükselen'i bugün düşünürken bunlar aklıma geliverdi. Nazmi Yükselen Milas'tır çünkü. Belki eksik, belki kafamda uydurduğum, bir sürü dinlediğim anı ve hatıraların izi. Eksiğim yanlışım varsa affola. Bu vesile Milas’ımızın önemli değerlerinden, Devlet Sanatçısı, söz yazarı ve bestekâr Nazmi Yükselen’i aramızdan ayrılışının yıldönümünde saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Ve beni bugün geçmişe sürüklediği için şükranlarımı sunuyorum. Mekanı cennet olsun.

Onun sesi bu toprakların türkülerinde yaşamaya devam edecek.

Çünkü bazı insanlar hayattan ayrılır ama söyledikleri türküler şehirlerin hafızasında sonsuza kadar kalır.




Bu haber 660 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI