Bugun...


PEDİKÜRCÜ FİLİZ (6) / ÖYKÜ
Tarih: 05-08-2025 02:01:49 Güncelleme: 05-08-2025 02:01:49 + -


"Baksın işte. Ablası değil mi? Hem yükümüz azalmış olur." "Sende hiç vicdan yok mu? İki çocuğumuz bizden uzaklaşıyo umurunda değil." "Başka devlete gitmiyo. Mumcular dediğin ıhı şurası. İstediğin zaman gelirler. Sen de gidersin." "Benim temelli gidesim var. Gittim mi hiç dönesim yok."

facebook-paylas
Tarih: 05-08-2025 02:01

PEDİKÜRCÜ FİLİZ (6) / ÖYKÜ

ALİ GÖNENLİ / ÖYKÜ

"Baksın işte. Ablası değil mi? Hem yükümüz azalmış olur."

"Sende hiç vicdan yok mu? İki çocuğumuz bizden uzaklaşıyo umurunda değil."

"Başka devlete gitmiyo. Mumcular dediğin ıhı şurası. İstediğin zaman gelirler. Sen de gidersin."

"Benim temelli gidesim var. Gittim mi hiç dönesim yok."

" Ne diyon gız sen. Babanın kemiğini s.kerim bak."

  Kadın sesini çıkarmadan balkona geçti. Kocasının öfkeyle bahçe kapısını vurup çıktığını seyretti. Oğlunun yanına gelip oturması, biraz olsun rahatlamasına neden oldu. Çocuk annesinin yüzüne üzüntü ile bakarak konuştu.

"Boşver anne. Babamın işi gücü kumar. Bi kere bile veli toplantısına gelmedi. Ablamın yanında daha rahat olurum. Sen de sık sık gelirsin. Bırak burda O ne yaparsa yapsın."

  Oğlunun da gitmek istemesi, kadını daha çok üzdü. Bu konuda yalnızca kendisinin farklı düşündüğünü anladı.

"Tamam yavrum. Zaten okullar yakında açılacak. Ablanı arayıp söyleyelim. Gelsin seni alsın."

  Kızını telefonla arayıp durumu iletti. Annesinin bu kararı iletmesine Filiz çok sevindi.

"Sende hazırlan annem. Yarın sizi alırım. Bir kaç gün bende kalırsın."

"Baban kızarsa."

"Sen hazırlan annem. O kısmını bana bırak."

 Kızının evi tertemiz, eşyaların hepsi yeniydi. Oğlunu küçük odaya yerleştirdi. Beçin’deki ev gibi merkeze uzak değildi. Mumcular ne köye ne de şehre benzemiyordu. Pazaryeri, postane, PTT yürüyerek en fazla beş dakika sürüyordu. Uzun yıllardır ilk defa içinin huzurlu olduğunu hissetti. Bunun asıl nedeninin kocasının kafasında fazla yer tutmadığını fark ettiğinde daha çok mutlu oldu. Kocasının günlerce arayıp sormamısının nedenini bilmiyordu. Filiz'in, oğluyla kendisini almaya geldiği gün babasına attığı "Annemle kardeşim bir kaç gün bende kalacak. Girişteki dolabın en alt çekmecesine biraz para bıraktım. Onunla idare edersin" notunu da bilmiyordu. Kocası mesajı okuduktan hemen sonra kumar masasından kalkıp, hızlıca evdeki parayı almaya gitmişti. Filiz, kardeşini yanına alıp okula kaydını yaptırdı.

"Senden ilk istediğim şey baraja girmeyeceksin. Tamam mı?"

"Tamam abla."

"İhtiyacın ne olursa olsun benden isteyeceksin. Harçlık dahil. Okula giderken giyeceğin elbiseleri yarın alırız."

"Tamam abla."

"Hadi şimdi dondurma alıp eve dönelim. Annemiz sever dondurmayı."

"Bende severim abla."

"O zaman çokça alalım."

  Eve vardıklarında, annesi sofrayı hazırlamıştı. Mutlu olduğu belliydi.

"Gara oğlum yazıldı mı okuluna."

"Yazıldım anne. Çok güzel okul. İyi ki geldik buraya."

"Bence de oğlum. Ablan iyi akıl etmişte burdan ev tutmuş."

  Aldığı kararın, annesi tarafından desteklenmesi Filiz'i mutlu etti. Onların daha iyi yaşaması, yüzlerinin gülmesi yaşadıklarından kaynaklı acılarını bir ölçüde azaltıyordu. Bunun için gözden çıkardıkları umurunda değildi. Bir haftaya yakın yanında kalan annesini, dolmuşa bindirip Milas'a gönderdi.

"Nerdesin kız? Arıyom arıyom açmıyon telefonu. Küstün mü bana?"

"Yok abla ne küsmesi. Dünyaya küssem sana küsmem."

"Akşama doğru gel, şu tırnaklarıma bi bak."

 Perihan kısa sessizlikten sonra iğneli şekilde konuştu."

"Tabi o işleri yapmaya devam ediyorsan."

"Ediyom abla ediyom. Mumcularda da devam ediyom. Dört gibi yanında olurum."

 O saate Perihan'ın yanına ulaştı. O'nun sıkı sıkıya sarılıp yanaklarından öpmesini yadırgadı. Sanki numaradan yapıyor, ardından sert tepki vereceğini düşünüyordu. Çaylarını içtikten sonra, Perihan'ın uzattığı ayaklarının ucuna oturdu. Bakımlarına başlamadan, Perihan'ın konuyu açmasıyla vücudu titredi.

"Mustafa’yla aran nasıl?"

 Bu soruyu belki de binlerce kere düşünmüş, ancak ne yanıt vereceğini bulamamıştı. Ağlamaya başladı. Perihan'ın ayağını eğilip öptü.

"Şu tırnaklarına kurban olayım abla. Ben sana kötülük yapmak istemedim. O şerefsizden kurtulmak için yaptım bunları."

 Perihan'an da duygulanmıştı. Ayaklarını toplayıp Filiz'e yanaştı. Kendine çekip gözlerini sildi.

"Ağlama kız. Beni de ağlattın. Ne kötülüğü? Senden sonra Mustafa bi dediğimi iki etmez oldu. Şart komuşsun benden ayrılmaması için. İyilik bile ettin bana. Varsın benimle yatmasın. Benim gibi pavyon kancıklarına erkekten bol ne var? Her kötü malın kör alıcısı vardır. Mustafa benim ihtiyacım olanı karşılasın yeter. Ortalıkta elinde s.kiyle gezen abazadan çok ne var?"

  Perihan'ın son sözüne güldü Filiz.

"Gerçekten bana kızmadın mı?"

  Kaşlarını yukarı doğru kızmadım anlamında kaldırdı Perihan. Bu sefer Filiz sarılıp öptü O'nu.

"Ablam."

"Birer çay koyda içelim. Bırak ayakla uğraşmayı. Sonra yaparsın. Az konuşalım sennen."

 Karşısına oturan Filiz'e ders verir gibi konuşmaya başladı.

"Eline iyi fırsat geçti. Mustafa'nın elinde ne var ne yok almaya çalış. Senin gibisini bi daha bulamaz. Sen de donuna kadar almaya çalış. Ağına takılırsa Bodrum’da iş yapan müteahhitlere kancayı tak. Onlar daha paralı. Aman deyim mafya işlerine karışanlara bulaşma. Kendini bile kurtaramazsın."

  Filiz, konuşmayı şaşkınlıkla dinliyordu.

"Ne diyon ablam. Ben o işlere girmem. İşim var benim."

 Şaşırdı Perihan.

"Mustafa'ya neden yanaştın o vakit."

"Şerefsizin birinden kurtulmak için başka şerefsize yanaştım. İlk fırsatta O'ndan da kurtulacağım."

  Bir yıl geçmesine rağmen, Mustafa'dan kurtulmak için bir çözüm üretememişti. İşinden kazandığı para ve Mustafa'dan kopardığı paralarla kendine bir araba alalı çok olmuştu. Ehliyet almayı iyi ki akıl etmişim diye düşünüyordu sık sık. Kardeşi Ercan'ın dersleri çok iyiydi. Mumcuların ara sokaklarında, çoğunlukla pazar yeri ve baraj kenarındaki sakin yollarda kullanması koşuluyla güzel bir bisikleti karne hediyesi olarak aldı kardeşine. Her fırsatta çevredeki köylere gezmeye gidiyordu. İzmir Bodrum yolunun eski güzergahındaki Pınarlıbelen, Çamlık, Kumköy İrmene tarafları en sevdiği köylerdi. Mazı'nın da denizine bayılıyordu. Perihan’la konuştuğu gibi yapıp, Mustafa dışında hiçbir erkeğe yanaşmadı. Mustafa da, Filiz'e başka birileri yanaşır korkusuyla ilişkisini kimseye söylemiyordu. Ayda bir kaç kere başka bir şehre gidiyorlardı. Filiz'in işi de iyiydi. Perihan'ın tüm çevresi Filiz'i çağırıyordu. Boğaziçi, Dörttepe ve Güvercinlikteki birçok yazlık sitelerden müşterisi olmuştu. Gittiği kadınların çoğu, tekrar O'nu çağırıyordu. Mustafa Mumcularda sahibi olduğu dükkânlardan birine, kendi şirketi için ofis açma teklifinde bulunduğunda, işlerini aksatır gerekçesi ile kabul etmedi. İstediği zaman açıp kapatacağını, yan odada kendi manikür pedikür işini yapabileceğini önerince kabul etti. Bu yüzden, başka şehre gitmeleri iptal oldu. Mustafa, iki üç haftada bir ofiste Filiz'in yanına uğrayıp gidiyordu. Bu durum Filiz içinde iyi oldu. Bir gece de olsa kardeşini yalnız bırakması ya da annesine götürmesine gerek kalmamıştı.

"Yarın Yalıçiftliğe gideceğiz. Öğleye doğru alırım seni."

  Neden olduğunu sormadan onayladı.

"Tamam."

  Yola çıktılarında Mustafa'nın gergin olduğu her halinden belli oluyordu.

"Ne bu halin? Diken üstünde gibisin?"

"Kat karşılığı bi işim var. Arsa sahibi ayak sürüyüp duruyor. Katır gibi inatçı."

"O'nun şartları uymuyor mu sana?"

"Daha fazlasını kazanmak varken neden azına razı olayım. Yirmi iki villa. Az para mı? Yurtdışından biri anlaşmayı yaptığım anda on villa'yı hemen temelden satın alacak. Ordan gelecek parayla inşaatın hepsini yaparım."

"Kaymaklı işmiş."

"Seni ondan götürüyorum. Yalıçiftlikte arsa sahibi dürzünün yeri çok. Uçkuruna düşkünmüş. Bu işi sen halledersin."

 Öfkelense de sakin olmaya çalıştı Filiz.

"Benim çıkarım ne olacak."

"Oturduğun evin tapusunu veririm hemen."

"Ofisi de isterim."

"Sende az değilmişsin. Kabul."

 Filiz'in kadınlığı işe yaradı. Mustafa'nın istediği şekilde kat karşılığı konusunda anlaşıldı. Üç gün sonra, Filiz oturduğu ev ile ofisin tapusunu üzerine aldı.




Bu haber 4690 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI