|
Tweet |
MEHMET ERDAL
CHP GRUBU ÖNERDİ
Anımsayalım, 06.08.2024 tarihinde yapılan Datça Belediyesi Ağustos Ayı Olağan Toplantısı'nda toplantıyı yöneten Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt toplantının önceden duyurulmuş resmi gündem maddelerini okuduktan ve oyladıktan sonra ek gündem maddeleri önerileri olduğunu söyledi ve bunları okumaya başladı. Okunan bu ek gündem maddelerinden birisi “Datça Belediyesi'ne bağlı Personel Limited Şirketi'nin sigorta pirim borçlarının ödenebilmesi için satışı ya da takas yapılabilecek taşınmazların belirlenmesini”, bu belirlemenin yapılabilmesi için de konunun ilgili komisyona sevkini içeriyordu. Öneri oylandı; Toplantıda bulunan CHP'li 9 üye “Evet”, MHP ve AKP'li üyeler “Ret” oyu verdiler. Öneri oy çokluğuyla kabul edilmiş oldu.
Oturumun ikinci bölümünde komisyon üyesi CHP'li Belediye Meclis üyesi Yağmur Ülker komisyonun raporunu okumaya başladı: Komisyon SSK borçlarının ödenmesi amacıyla satılabilecek ya da takas edilebilecek 24 adet taşınmazı belirlemişti. Bu taşınmazların 8'i Cumalı, 2'si Karaköy, 2'si Yazı, 2'si Sındı, 2'si Mesudiye, 2'si Kızlan, 2'si Hızırşah, 2'si Reşadiye, 1'i Emecik ve 1'i Yaka Mahallesinde idi. Komisyon üyesi MHP'li Serdar Ören ve Emrah Kara muhalif kalmışlardı.
TAŞINMAZLARI SATMA DÜŞÜNCESİ YENİ DEĞİL
Datça Belediyesi'nin elindeki taşınmazları satma düşüncesi yeni bir olay değildir; 9 yıla yakın Datça Belediye Başkanlığını yapan CHP'li Abdullah Gürsel Uçar'ın “42 parsel sattık” dediği kayıtlardadır.
20.05.2021 tarihli “BAŞKAN GÜRSEL UÇAR: BUGÜNE KADAR 42 PARSEL SATTIK!” başlıklı haberim, çok özet olarak, Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar'ın 17 günlük sokağa çıkma yasağı nedeniyle gecikmeli olarak yapılan (18 Mayıs 2021) Belediye Meclisi Mayıs Ayı Olağan Toplantısı'nda 42 parsel araziyi sattıklarını açıklamasıyla ilgilidir.
Gürsel Uçar, bu açıklamayı, MHP Grup Başkan Vekili Serdar Ören'in, Kargı Koyu'ndaki 128 000 m2'lik alanın Özelleştirme İdaresi'ne devredilerek satılması kararı karşısında tepkilerini farklı biçimlerde dile getiren kişi ve kuruluşlara (platform, dernek, parti vb.) yönelik olarak söylediği “Kargı Koyu konusunda gösterilen bu tepkiler iyi güzel de neden Datça Belediyesi'nin Cumalı Köyündeki zeytinliği satışa çıkarması kararı karşısında tek bir cümle söylemiyorsunuz?'” sözlerinden sonra yapmıştı.
SATIŞLAR FARKLI GEREKÇELERLE YAPILIYOR
Belediye başkanımız Aytaç Kurt konuşmasında yapılması düşünülen satışın ya da takasın gerekçesini Cumhurbaşkanı tarafından “çok ivedi olarak ödenmesi istenen SSK borçları” olduğunu söyledi. Döneminde 42 parselin satıldığını söyleyen Abdullah Gürsel Uçar ise zamanında yapılan satışların gerekçesini şöyle açıklamıştı: “Evet, sattık! Kıyıda köşede kalmış yerleri sattık; şuradaki, yeni pazar yeri yapılacak yerdeki 6.300m2'lik yeri kamulaştırdık. Pazar yerimiz, Datça'nın imar planlarındaki pazar yeri Datça'nın mülkiyetinde değildi; 45 hisseli kooperatifindi. Orayı kamulaştırdık. Eğer orayı kamulaştırmamış olsaydık, işte bu kış temellerini atacağımız pazar yerini var ya, yapmamız mümkün değildi. Eğer bugünlere kalmış olsaydı, o, 6300 m2 yeri, 30 milyondan aşağı alamazdık. Biz Datça Belediyesi'nin, eğer bir karış toprağını satmış isek, o bir karış toprağı iki karış toprak yapmak için satmışızdır. Plansızlığımızdan, programsızlığımızdan, Datça'nın parasını çarçur etmemizden dolayı, borç ödeme adına, bilmem ne adına sattığımız, Datça Belediyesi'nin bir karış toprağı yoktur...”
BU TAŞINMAZLAR KÖY TÜZEL KİŞİLİKLERİNE AİTTİ
31 Mayıs 2024 tarihinde Muğla Gazetesi'ne "Datça Belediyesi'nin borcu var. Ama ben sürdürülebilir mali tabloyu görüyorum. Ödenmeyecek bir borcumuz yok." diyen belediye başkanımız Aytaç Kurt'un bu sözlerinden 2 ay sonra 06.08.2024 günü yapılan belediye meclis toplantısında Cumhurbaşkanı'nın “ivedilikle ödenmesini istediği SSK borçları” için satmayı ya da takas etmeyi düşündüğü ya da önceki belediye başkanımız Abdullah Gürsel Uçar'ın yatırım yapmak vb. amaçlar için sattığını söylediği bu taşınmazların tamamı Büyükşehir Yasası ile 2014 yılında Datça Belediyesi mülküne geçen yerlerdir; öncesinde “köy” tüzel kişiliklerine aittir. Bu taşınmazların gerçek sahipleri tarihsel olarak o taşınmazların bulunduğu köylerdeki yurttaşlarımızdır. Şimdi “mahalle” kabul edilen o köylerde yaşayan yurttaşlarımız onlarca yıl bu mülkleri korumuşlar, ortak amaçlar için kullanmışlar ve nihayetinde gelecek kuşakların emanetçileri olarak güvenilir bir şekilde bugünlere getirmişlerdir. Büyükşehir Yasası ile mülkleri Datça'da ya da bir başka yerde belediyeye devredilirken rızaları olup olmadığı sorulmamış, “yasa böyle, yasa bunu gerektiriyor” denilmiştir.
Şu ya da bu nedenle bu taşınmazların satışı ya da takası önerilirken, bu satışa onay vermek için eller havaya kaldırılırken ve de bu satışın doğru olduğuna dair sağda solda görüş beyan edilirken öncelikle bunun bilincinde olunması gerekir.
Büyükşehir Yasası ile belediyelerin mülkü haline gelen taşınmazların ve varsa diğer varlıkların şu ya da bu nedenle satışı karşısındaki tavrımızı Büyükşehir Yasası karşısındaki tavrımız belirlemelidir; ilkeli ve tutarlı bir duruş bunu gerektirir.
Büyükşehir Yasası'na ilk baştan beri karşı olduğunu söyleyenlerin her fırsatta Büyükşehir Yasası ile belediyelerin mülkü haline gelmiş taşınmazların satışını önermeleri ya da tersi, Büyükşehir Yasası'na taraf olduklarını söyleyenlerin satış ya da takas önerileri kendilerine ait değil diye “Hayır” oyu vermeleri tutarsızlık, 44 yıl süren 12 Eylül yenilgisi döneminde solda ve sosyalistler arasında bile yaygınlık kazanan oportünist tavrın sonucudur. Büyükşehir Yasası'na karşı olduğunu söyleyen CHP'li Abdullah Gürsel Uçar'ın 42 parselin satışını gerçekleştirmesi ve bunu savunması, şimdiki belediye başkanımız CHP'li Aytaç Kurt'un bazı taşınmazların satışını ya da takasını meclis gündemine getirmesi ile her iki dönemde hem Büyükşehir Yasası'na taraf olduklarını söyleyen hem de CHP'li belediye yönetimlerinin önerilerine “Hayır” oyu veren MHP ve AKP Belediye Meclis Üyeleri'nin tavrı bunun somut örneğidir.
SOL PARTİ DATÇA İLÇE ÖRGÜTÜ DOĞRU OLANI ÖNERMİŞTİ
Büyükşehir Yasası ile belediye mülkü haline gelmiş taşınır/taşınmaz mal varlıklarına ilişkin tavrını Sol Parti Datça İlçe Örgütü Datça Belediyesi'nin o tarihlerde satışa çıkardığı (ama sonradan vazgeçtiği) zeytinlikten hareketle 26.05.2021 tarihinde yaptığı basın açıklamasıyla şöyle ifade etmişti:
“Biz, Büyükşehir yasası ile köylerin ellerinden alınan tüzel kişiliklerinin ve taşınır/taşınmaz bütün mal varlıklarının sorgusuz sualsiz iadesinden yanayız. Bunun bilinmesini istiyoruz...
Büyükşehir yasası ile köy muhtarlığı mülkiyetinden Datça Belediyesi mülkiyetine geçmiş olan Cumalı'daki zeytinlik ve aynı statüdeki bütün taşınmazlar, yasal olarak Datça Belediyesi mülkiyetinde olsalar da, bu mülklerin sahipleri, tarihsel olarak ve vicdanen o köylerdir. Hiç kimse, var olan Büyükşehir yasasını doğru ve yerinde bir yasa olarak görmeden, bu mülkler üzerindeki tasarruf hakkının Datça Belediyesi'nde olduğunu savunamaz. Bu konuda, biz, belediyemizin, bu mülkler ile ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmak istediğinde, doğrudan, o mülklerin bulunduğu köy/mahalle yerleşim yerindeki yurttaşlara danışmasını ve onların rızasını almasını, bu çerçevede, referanduma gitmesini, öneriyoruz...”
Bu tavır, SSK borçları için 24 parseli satmayı ya da takas etmeyi düşünen şimdiki Datça Belediye Yönetimi'nin yaklaşımı karşısında da geçerlidir; Datça Belediyesi bu taşınmazların satışı ya da takas edilmesi düşüncesinden vazgeçmeli, eğer “başka çarem yok” diyor ise taşınmazların bulunduğu mahallelerdeki yurttaşların rızasını almalı, bunun için gerekirse referandum sandığını mahallelerin meydanına koymalı, Türkiye'ye örnek olabilecek bir tavır sergilemelidir.
BELEDİYE YURTTAŞLARIN ÖZGÜCÜNÜ HAREKETE GEÇİRMELİ
Datça Belediyesi'nin karşılaştığı her zorlukta aklına ilk gelen şey Büyükşehir Yasası ile belediyenin mülkü haline gelen taşınmazları satmak olmamalıdır; bu çözüm değildir. Çözüm yüzünü Datçalılara dönmekte, sorunu onlara anlatmakta ve birlikte çözümü bulmaktadır. Verili koşullarda, Datça Belediyesi Yönetimi öncelikle ve mutlak bir biçimde Datça'da yaşamını devam ettiren yurttaşlara seslenmeli, sözü geçen bu borcun ne kadar olduğunu, ne zamandan beri devam edegeldiğini, nereden kaynaklandığını... açıklamalı; Datça'da yaşamını devam ettiren ya da Datça'da mülkleri olan vatandaşları Datça Belediyesi'ne olan borçlarını ödemeye, Datça'da yaşamını devam ettirip de ikameti Datça'da olmayanları ikametini Datça'ya almaya, Datça Belediyesi'nin üzerindeki iş ve borç yükünü hafifletmek için imece vb. biçimlerde gönüllü katkıda bulunmaya... davet etmelidir. Bir başka deyişle, Datçalıların aklına ve yüreğine seslenmeli onların öz gücünü harekete geçirmelidir.
Sorunların çözümü ve Datça'da yaşamın güzelleşmesi bu özgücün harekete geçirilmesinin başarılabilmesiyle mümkündür.