"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesinin ardından 467 oyla kabul edildi. Bu teklifde yer alan 12 maddenin bazıları şunlardır:
-Geçici nitelikteki düzenlemeden yararlanmak isteyenler, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları gerekecek.
- Teklif, PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, örgüt propagandası yapma suçları ile örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları kapsıyor.
- Yasa, Resmi Gazete'de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecek. Ancak hükümlerin uygulanması, PKK/ KCK ve bağlantılı tüm oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve elindeki tüm silah ve mühimmatın güvenlik kurumlarına teslim edilmesi, bu teslimin MGK kararıyla teyit edilerek Resmi Gazete'de yayımlanması şartına bağlanıyor.
- 1Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kapsam dışında tutuluyor.
- Sürecin takip, denetim ve koordinasyonunu, Cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında kurulan 8 üyeli bir koordinasyon kurulu yapacak.
- Teklif, mahkumiyet kararlarından doğan siyasi yasaklar ile kamu görevine girme, seçilme ve benzeri hak ve yoksunluklarının kaldırılmasının yolunu açıyor.
- Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturmalar, 5 yıl süreyle ertelenecek.
- 15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar ise 10 yıl süreyle ertelenecek.
- Tutuklu olanların ve temyiz aşamasındakilerin dosyalarda verilen tutuklama ve adli kontrol tedbirleri yeniden değerlendirilecek, koşulların oluşması halinde bu tedbirler kaldırılacak. İstinaf veya temyiz incelemesindeki dosyalar hakkında bozma kararı verilerek yeniden ilk ilk derece mahkemesine gönderilecek.
- Teslim edilen silahlar ve mühimmat kayıt altına alınacak.(1)
*
- PKK terör örgütü, 15 Ağustos 1984'te ilk eylemini Şemdinli ve Eruh baskınıyla yaptı, askeri garnizona yapılan saldırıda askerlerimiz şehit edildi.
-
- 1984'te Şemdinli Lisesi'nde öğretmendim. Yaz tatili nedeniyle Milas'a gelmiştim, ailemle biraz daha fazla özlem gidermek için15 günlük bir rapor almıştım. Bu sürede PKK'nın eylemi gerçekleşmişti. Eylemi yapanlar, okulun çatısında saklandıkları gerekçesiyle o sırada görevde olan öğretmen ve idareciler sorgulanmış ve bir kısmı tutuklanmıştı. 1984'ten 87'ye kadar 4 yıl boyunca korku içinde yaşadık. Çatışmalar yol kesmeler, insan kaçırmalar, öldürmeler hep yaşandı.
- Bağımsız bir Kürt Devleti kurmak amacıyla
40 yıl boyunca 50
binden fazla insan öldürüldü. Askerler, subaylar, polisler, memurlar, öğretmenler, siviller, korucular öldürüldü, hayattan koparıldı. Aileleri yaşanan acıları yıllarca yüreğinde taşıdılar. Gencecik Aybüke öğretmeni hiç unutmadık. Nice acılar yaşandı ve bugünlere geldik.
Terörsüz Türkiye adı altında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin söylemiyle yeni bir süreç başladı. "PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın umut hakkından ı8bahsetti ve "PKK'yı feshederek Meclis'te gelip konuşsun" deyince ortalık karıştı. Ama o zamandan bugüne toplumu buna (hazırladılar.
Şimdi ise, Abdullah Öcalan'ı silahsızlanma siyasallaşmanın başkanı yaptılar. Siyasi demeçler veriyor, demokrasiden bahsediyor, siyasi parti liderlerine talimatlar iletiyoruz. Ülkeye özgürlük, eşitlik ve adaletin gelmesi için bu sürece destek verilmesini istiyor.
Bu durum da yurtsever insanları, 'teröristlerle savaşırken şehit olanların ailelerini, gözünü, kolunu, bacağını kaybeden gazilerimizi kahrediyor.
Bu arada terörün bitmesini, barışın gelmesini herkes ister. Ama bu konuda pazarlık olmamalı, toplumun hassas noktalarına dokunulmamalı.
'Terörsüz Türkiye' için, dağdakiler şehire gelerek siyaset mi yapacaklar?
Hapisteki binlerce PKK'lı militanı serbest mi bırakılacak, siyaset ;mi yapacak?
Eğitimli insanlar, aydınlar, belediye başkanları,milletvekilleri, bürokratlar tutuklu iken toplumda nasıl milli birlik ve bütünleşme sağlanacak?
Demokrasi, insan hakları, özgürlük bir kesim için değil herkes için gerekli.
Bu sürecin sonraki aşamasında Anayasa değişikliği mi olacak?
Yeni Anayasa'da ulus devlet yerine federasyon mu olacak veya Kürt Devleti mi kurulacak?
Değiştirilemez olan İlk dört madde değişecek mi?
Ama dilde eğitim modeli mi olacak?
Rejim değişikliği mi. olacak? TC Devleti yerine babadan oğula geçen padişahlık mı gelecek? Ki bunu ABD'nin Suriye temsilcisi ve Ankara BüyükelçisiTom Barrrack açıklamıştı: Ortadoğu ülkelerinde 'Cumhuriyet' yerine
"merhametli monarşi" nin uygun olacacağını söylemişti.
Terörsüz Türkiye süreci gizli saklı değil, şeffaf yürütülmelidir.
Aksi takdirde 'Çerçeve Yasa' ile T.C Devleti, çerçeve içindeki eski bir fotoğraf olarak kalacaktır.
Kaynak: (1)
bbc.com- Ayşe Sayın