beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort
Bugun...


GÜLDEN SÖKELİOĞLU

facebook-paylas
Bir insandan geriye kalan!
Tarih: 28-08-2026 13:21:00 Güncelleme: 28-08-2026 13:21:00


Bu haftaki yazımda, bir insanın yaşam öyküsünü paylaşacağım. 

Osman, hali vakti yerinde birisiydi. İzmirli eşiyle bazen şehirdeki, bazen köydeki, bazen de sahildeki evinde mutlu bir hayat sürerdi. 
Osman, servetine servet katmak isteyen çok hırslı biriydi. Eşi Zarife ise, adı gibi zarif, güzel ve çok mütevazi birisiydi. Evliliklerinden dört çocuğu oldu; ikisi kız, ikisi erkek. Zarife anne, çocuklarını sevgiyle büyüttü. Hepsi de meslek sahibi oldular ve kendi hayatlarını kurdular. 

Yıllar geçti ve Zarife anne hastalandı ve tüm çabalara rağmen kurtarılamadı, ebedi dünyaya göçtü. Zarife anne, herkese iyilik yaptığı ve komşularıyla iyi geçindiğinden cenazesinde herkes gözyaşı döktü, dualar okudu. 
Osman, eşi ölünce çok üzüldü. Ama zamanla eski günlerine döndü. Ölüm bile onu mal mülk hırsından uzaklaştıramadı. Yine fırsat buldukça ev ve arsa almaya devam etti. İçinde oturduğu evin bahçesini her yönden genişletti; mandalin, portakal, zeytin ağaçları dikti. Zor durumda olan insanlara faizle para verir, zamanında ödeyemezse ev ve tarlalarını elinden alırdı. Huysuz ve aksi bir insan olduğu için komşularıyla hiç geçinmezdi. Çocukları da söz dinlemediği için babalarını kendi haline bıraktılar, ilgilenmediler.

Yıllar sonra Osman amca iyice yaşlandı... Ve, hastalandı. Çocukları ve torunları ara ara yanına geldiler ve sonra evlerine geri döndüler. Yalnız kalan Osman dede, artık hayatının sonlanmak üzere olduğunu tahmin ediyordu. Su içmek istiyor ama yataktan kalkacak gücü kendinde bulamıyordu. "Su...su...su" diye bağırarak son nefesini verdi. 
Gece bu sesi duyan komşuları ise hem Osman dedenin aksiliğinden korktukları hem de onun evinin bahçesinin kale kapısı gibi kilitli kapısından içeri giremedikleri için yardım edememenin acısını duydular. 
Kötü haber tez ulaştığı için Osman dedenin oğulları, kızları, torunları ve tüm akrabaları eve geldiler; onun ağzı ve gözleri açık ölüsüyle karşılaştılar. Feryatlar ve ağlamalar oldu.  Osman dede, çevresinde sevilmeyen birisi olduğundan cenazesine katılan da olmadı, sadece ailesi katıldı. 
İnsandan geriye kalan, bir hoş sada...
İyi insanlar yaptığı iyiliklerle hep yüreklerde yaşıyor ama kötü insanlar da yaptığı kötülüklerle anılıyor. 
İnsanlar, genç ve güçlüyken bile insan olarak kalır; çevresindeki insanlara, hayvanlara iyi davranır, onların da haklarını kabul eder, bencillik yapmazsa ölse bile adı iyiliklerle anılır. 

Bu öykü, bana bir kızılderili söylencesini anımsattı:
Bir kızılderili şef, kendi kabilesine " Bugün, gün doğumundan gün batımına kadar kim nereyi çevirirse o topraklar onun olacak" der. Bu sözü duyan kabile erkekleri işe koyulur, çevirdikleri topraklara kazık dikerek sınırlarını belirlerler. Ama içlerinden birisi çok hırslıdır, "burası da benim, karşısı da benim" diyerek her yere işaret koyar. Gün bir tepeden batıp öbür tepeye geçince oraya koşturur ve oraya da işaret koyar ama kan ter içinde kalır ve çatlayıp, ölür...
Ve, sonunda iki metrelik çukura gömülür. 
Bu kişinin hırsı hayatının sonu olur.
 
Yazıyı bir atasözü ile bitirelim:
" Çok mal, haramsız; çok laf, yalansız olmaz."



Bu yazı 1163 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI