beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort
Bugun...



KUZEY EGE GEZİ NOTLARI (6/3)

Kleopatra Plajı'ndan ayrıldıktan sonra Şeytan Sofrası'na nasıl gidebileceğimizi öğrenmek için Navigasyona baktık. Navigasyonda iki yol görünüyordu. “En kısa yol, bildiğimiz yoldur” deyip, Sarımsaklı'ya kadar gidip ondan sonra Navigasyonun göstereceği yoldan gitmeyi düşündük. Sarımsaklı'dan sonra Navigasyonun yol göstericiliğinde Şeytan Sofrası'na çıktık. Yol, önceki duyumlarımızın aksine araçlar için oldukça iyi idi.

facebook-paylas
Tarih: 19-09-2026 11:37

KUZEY EGE GEZİ NOTLARI (6/3)

MEHMET ERDAL

(Üçüncü Bölüm)

ŞEYTAN SOFRASI

Tepeye varınca, aracı park ettik. “ŞEYTAN SOFRASI” yazan ve tam ortasında koskocaman bir şeytan figürünün olduğu kapıdan bilet alarak içeriye girdik.

Bulunduğumuz yerden Ayvalık, Ayvalık'ı Dolap Adası'na, Dolap Adası'nı Cunda Adası'na bağlayan köprüler, adını bilemediğimi diğer bazı adalar, Badavut Antik Taş Ocağı'nın bulunduğu tepe, Kleopatra Plajı, Badavut Sahili, Sarımsaklı, Ege Denizi, Midilli... 360 derece her taraf görülebiliyordu. Manzara muhteşemdi.

Bulunduğumuz yerde bir restoran ve muhtemelen o restoranın parçası konumunda açık ve kapalı oturma yerleri vardı. Günbatımına kadar bekleme ve burada birşeyler yeyip içme niyetimiz yoktu; sadece manzarayı seyredecek ve buraya neden “ŞEYTAN SOFRASI” denildiğini öğrenecektik.

Para verip geçtiğimiz yerdeki açıklamaya göre, bulunduğumuz yere ŞEYTAN SOFRASI denilmesinin nedeni şu idi: “Ayvalık civarında Rumların yaşamış olduğu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü dönemde bu tepede PENOLEPE adında (şeytan lakaplı) kendini halktan soyutlamış mistik bir yaşam süren bir şahıs yaşamaktaymış. Ayvalık ve civarında kıtlık baş göstermeye başlayınca din adamları ve papazlar tarafından kıtlığın sebebi olarak, PENOLEPE gösterilmiş ve halkı galeyana getirerek onu linç etmesini istemişler. Bunun haberini bir keçi çobanından alan PENOLEPE, çözümü burada kuş sütü dahi eksik olmayan bir sofra hazırlamakta bulmuş. Kendisini linç etmek için buraya gelen halk sofranın cazibesine kapılıp PENOPELE'yi unutmuşlar, o da buradan kaçarak kurtulmuştur. O tarihten beri bu tepenin adı Şeytan Sofrası olarak anılmaya başlanmıştır.”

Şeytan Sofrası ile ilgili açıklamanın biraz ilerisinde, demir bir kafes ile koruma altına alınmış olan Şeytan'ın Ayak İzi vardı. Ziyaretçilerin bazıları tarafından içerisine madeni paraların atıldığı Şeytan'ın Ayak İzi ile ilgili yan tarafında yakın bir yerde yazılanlara göre, özet olarak “Tanrılar kralı Zeus tarafından görevlendirilen SELENE'nin cennetten kovduğu şeytan bir ayağını buraya bir ayağını Midilli Adası'na atıp kaçmış.”

Şeytan'ın Ayak İzine yakın bir yerde insan boyuna yakın boyda bir ağaç, üzerine bağlanan beyaz çaputlardan kar gibi beyaz bir renge bürünmüştü; çaputlardan, ağacın ne olduğu belli olmuyordu.

Aracın yanına döndüğümüzde, oradaki WC'ye girenlerden 20 TL. alan genç birisine, bu tepeyi kimin kimden (belediye, bakanlık, valilik) kiralayarak çalıştırdığını sordum. Anlattığına göre, kendisi Sarımsaklıymış. Kendini bildi bileli bu tepede görülen her şey, WC, mescid, hediyelik satan dükkan, restoran... aynı kişiye aitmiş. Şeytan Sofrası, yaz sezonunda gece-gündüz full çekiyormuş, adım atacak yer olmuyormuş.

(Yapay Zeka, Şeytan Sofrası'nın bulunduğu alanın “kamu mülkiyetinde” olduğu, “Doğa Koruma ve Milli Parklar/Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan ve Koruma Alanı statüsünde” bulunduğu bilgisini verdi. Tepedeki seyir terası, kafe ve restoran gibi sosyal tesisler kamu gözetiminde işletilmekte, kiralanmaktaymış.)

Araca binip inişe geçtik. Şimdi, Cennet Tepesi'ne gidiyoruz.

CENNET TEPESİ

10 Eylül günü Cunda Adası dönüşü gayri iradi girdiğimiz Atatürk Caddesi'nden çıktıktan sonra, Cennet Tepesi'nin yanından geçmiştik. Yine de Navigasyonun yardımıyla, İzmir-Çanakkale karayoluna çıkmadan, Küçükköy üzerinden epey tenha yollardan geçerek Cennet Tepesi'ne vardık.

Aracı park ettiğimiz yerde ne çok araç ve Ayvalık Belediyesi tarafından işletilen kafenin içerisinde de ne çok insan vardı. Kafeye giriş kapısının biraz ilerisinden, önümüzde uzayıp giden Ayvalık'a ve ötelerine baktık. Gördüğümüz manzaradan daha geniş bir alanı Şeytan Tepesi'nden seyrettiğimiz için kafeden içeriye girdik. Bütün masalar doluydu. İleride, bir kıyıda boş bir masa bulduk. Oturduk. Sipariş, gidip kasada oturanlara veriliyormuş. Gidip verdim. Bana bir çağrı cihazı verdiler. Cihaza çağrı gelince, gidiyor ve siparişleri, hazırlandığı kısımdan alıp geliyorsun.

Ben diyeyim 10, siz deyin 20, o kadar çok çalışan vardı kafede; Ayvalık Belediyesi, çok akıllıca bir iş yaparak burada bu işletmeyi açmış.

Siparişleri beklerken “Çay içelim” dedim. Onu da aynı şekilde gidip kasadaki çalışanlara yazdırdım. Bu kez, verilen fiş ile çay servisinin yapıldığı yere gidip çay sorumlusu çalışandan çayları aldım.

Ödemeler kart ile yapıldığından, aldığım her şeyin fiyatını masaya gelince gördük. Çay, 10 TL. İnanılır gibi değil. Karışık tost 150.00, ayran 40.00. Ören'de tostlar 180.00-185.00 TL, çay 25.00, Günbatımı Kafe'de çay 25.00, sade soda 50.00 TL. Dalış Köyü Sosyal Tesisinde çay, 20.00 TL.

Bunları neden yazıyorum? Kuzey Ege'de belediyelerin çalıştırdığı sosyal tesislerdeki fiyatlar hakkında da okuyucunun bilgisi olsun!

Siparişleri aldıktan ve yedikten sonra, Gömeç'e doğru yola çıktık.

(Bitti)

 




Bu haber 112 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GEZİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI