Bugun...


Osman Akın ile Datça'nın Dünü ve Bugünü Üzerine (51)
Tarih: 14-05-2026 15:29:23 Güncelleme: 14-05-2026 15:29:23 + -


Datçalı 78'liler dahil olmak üzere şu an Datça'da ikametgahı olsun olmasın Datça'da 7/24 yaşayan 68 ve 78 Kuşaklarından sol, sosyalist insanların ezici çoğunluğu bir dönem içerisinde yer aldıkları örgütlerde, yapılarda, partilerde... yaşadıkları yerlerin sokaklarını dolaşıyorlar, kapıları çalıyorlar...

facebook-paylas
Tarih: 14-05-2026 15:29

Osman Akın ile Datça'nın Dünü ve Bugünü Üzerine (51)

MEHMET ERDAL

(Elli birinci Bölüm)

SOLCULAR, SOSYALİSTLER DATÇA'DA SAHAYA ÇIKMIYORLAR

Bu noktada, son sorum şu olacak: Datçalı 78'liler dahil olmak üzere şu an Datça'da ikametgahı olsun olmasın Datça'da 7/24 yaşayan 68 ve 78 Kuşaklarından sol, sosyalist insanların ezici çoğunluğu bir dönem içerisinde yer aldıkları örgütlerde, yapılarda, partilerde... yaşadıkları yerlerin sokaklarını dolaşıyorlar, kapıları çalıyorlar, özellikle “ezilen, sömürülen, haksızlığa uğrayan” insanlara dokunuyorlar, onlarla “eşit” mesafede ilişki kuruyorlar, onlarla yaşamın her alanında birlikte olmaya çalışıyorlardı vb. vb... Bize ait olan bu çalışma ve ilişki kurma yöntemini yenilgi döneminde dini cemaatler ve siyasi düzlemde de siyasal İslamcılar, bu çerçevede de AKP sahiplendi. Bir dönem bizim olduğumuz alanları onlar işgal etti. Merkezi yönetimde iktidar oldular. Datça'da yaşayan sol, sosyalist kişiler şu an hangi düzlemde yaşamlarını devam ettiriyorlar? Senin gözlemin ve değerlendirmen nedir?

“Abi, sahaya çıkmıyorlar. 1 Mayıs'ta eski usul, artık küf tutmuş söylemlerle, sol jargonla halen daha yürüyen abilerimiz sosyalistliği biraz da 'hobi' haline getirdiler. Mesela biraz sonra basın açıklaması olacak, dün de oldu. Sık sık olur. Bazen yürünür falan. Ben bunu biraz 'hobi' gibi görüyorum. Yani, karanlığa kurşun sıkıyorlar. Burada yapacağın eylemin merkezi yönetim üzerinde, devlet üzerinde, muhataplar üzerinde herhangi bir etkisi olmayacak. Basında bile iki satır yer alacak. Yepyeni yöntemler, yepyeni söylemler bulmak gerekiyor.”

Yerel basın olarak yazmazsak, o yapılanlar haber de olmayacak.

“Hatta, biz yazmazsak haber de olmayacak.”

BAŞKA SÖYLEMLER, YÖNTEMLER BULMAK GEREKİYOR

Bu noktada ben seninle aynı fikirdeyim. Söylenenler o an orada bulunanlar ile sınırlı kalıyor. Daha geniş bir çerçevede duyulmuyor, bilinmiyor.

“O tarz bir şeyi yapmış olmak, üstünden 'yük' atmak, 'yasak savmış' olmaktır; 'Ses çıkardık, eylem koyduk ya'. Abi, kime ne senin orada koyduğun eylemden? O eylemlerin muhatapları üzerinde etkisi olmuyor. Başka yöntemler, söylemler bulman gerekiyor. İlk aklıma gelen, 'kara mizah'. Sosyal medyayı, Yapay Zekayı kullanmak. Söyleşilerin ilk başlarında söylemiştim: Kendi online radyonu, TV'ni kurabilirsin. Mesela, Dayanışma Datça'yı beğeniyorum o yönden. Güzel çalışıyor. Ama onun da tasarım vs. çok amatörce. Belki tatlılığı da oradaki tasarımın kötü oluşundandır. Neyse çok eleştirmeyeyim. Yani yepyeni yollar, yöntemler, söylemler bulunabilir. İlgi çekici, viral olabilecek, İnternette dönecek bazı şeyler yaratabilirsin. Dalga geçen şarkılar yaptırabilirsin Yapay Zekaya. Karikatürler çizdirebilirsin. Yani, buraya gelip çok ciddi bir ses tonuyla ve çok kararlı bir şekilde 'Kınıyoruz' diyorsun, bu kimsenin umurunda değil yani. Başka şeyler bulmak gerekiyor. O yüzden eski tüfek abilerimizin iyi niyetine, bilgilerine vs. kesinlikle bir şey demiyorum ama herhangi bir sonuç çıkmaz o tür yaklaşımlardan, çıkmıyor da. Dönüştürmüyor da toplumu ve 'Gene birileri taşın (Berkin Elvan Yontusu) yanında toplaşmış bağırışıyorlar' deyip yürüyor vatandaşlar. Bu durumu değiştirmek gerekiyor.”

Bu tür eylemleri, basın açıklamalarını sürgit devam ettiren arkadaşların bu söylediklerini belki de duymaya ihtiyaçları vardır, o nedenle ben bunların ifade edilmiş olmasını çok önemsiyorum.

“Abi, şöyle söyleyeyim, CHP onu da hiç yapmıyor neredeyse. İlçe başkanı Sezai (Öz) (*) arada bir ses çıkarıyor bireysel olarak ama çoğu zaman CHP bu konularda yoktur yani. Zor bela getirirsin meydana, alanlara, bunların yanına. İki tarafın görüşmeleri gerekir diye düşünüyorum. Bunu da iyi niyetle söylüyorum, iki tarafı da sevdiğim ve değer verdiğim için. Eksiklikleri söyleyeyim ki fayda sağlayayım, katkı sağlayayım.”

İLETİM” İLE “İLETİŞİM” FARKLI KAVRAMLARDIR

O noktada CHP ile sol, sosyalistler arasında bir iletişim sorunu var. Datça'da gerçekte herkesin birbirine ihtiyacı var ama uzakta durmakta ısrarcı görünüyorlar.

“Şöyle, 'iletişim' kelimesi, karşılıklı bir diyalogu ifade eder.”

Bu konuda bir sorun var.

“'İletim' başka bir şeydir. Kurumlar, genelde iletir. Bunu sosyal medyaya koyarsın, nereye koyarsan koyarsın. 'Basın bülteni' yaparsın, bu iletmektir. 'Ben bunu böyle söylüyorum. Bilginiz olsun.' dersin ama iş 'iletişime' geldiği zaman karşılıklı dinlersin. 'O ne demiş? Nasıl bir söylem yapmış?' der, alacağını alırsın. Notlarını çıkarırsın. Gerekirse bir sonrakine söylemini revize edersin. İletişim, diyalektik ve karşılıklı olarak kendini yükseltmektir. 'Söyledim, bıraktım' dediğin zaman, karşı tarafın ne dediği umurunda değildir ve hep aynı şeyi söylemeye devam edersin.”

SOLCULAR, SOSYALİSTLER DATÇA İÇİN ŞANSTIR!

Bu noktada son söz olarak şunu mu söyleyelim? Biz hepimiz Datçalıyız. Datça'da yaşamımızı devam ettiriyoruz. En kötü koşulda bile ben Datça'da kalmaya devam edeceğim, bu kesin. Belki onlarca, yüzlerce başka sol, sosyalist arkadaş da burada kalmaya devam edecek. Dolayısıyla biz Datça'nın geleceğinde de varız, var olmaya devam edeceğiz. Ölünceye kadar buradayız. Çocuklarımız, torunlarımız Datça'nın geleceğinde olurlar mı onu bilemiyorum. O, onların kararı olacak.

“Sizler, Datça için şanssınız. Çok dikkatli olmaya çalışarak söylemeye çalışıyorum eleştirilerimi. O insanlar da sahaya çıkmazsa büyük bir kabullenişle devam eder her şey, bunu istemem.”

2024 Yerel Seçiminde sonucun belirlenmesinde sol, sosyalist kesim bir ölçüde belirleyici oldu ama sanırım 2029 Yerel Seçimi'nde çok daha fazla etkili ve belirleyici olacaklar, şu anki koşullar ve gidişat onu gösteriyor. Onun için Datça'nın öteden beri gelen sol, sosyal demokrat damarıyla Datça dışından gelip Datça'ya yerleşen, Datçalı olan, yerel seçimde oy kullanacak (**) sol, sosyalist kesim, çok fazla geç kalmadan karşılıklı iletişime geçmeli. Anlatmak istediğim bu.

“Bu dediklerine tamamen katılıyorum. Aksi doğrultuda söylenecek bir tarafı yok. İnsanları 'Yarın size rakıyı yasaklayacaklar' diye korkutarak nereye kadar gidebilirsin? Sol söylemi çeşitlendirmek gerekiyor. Yerel yönetimin de bu konuda özeleştirisini çok sağlıklı yapması gerekiyor. 'Küsmek' bir iletişim yöntemi değildir.

Değildir. Teşekkür ederim.

(*) Önceki dönem ilçe başkanı. Şimdiki ilçe başkanı Ege Curacı'dır.

(**) Şu an Datça'da “sürekli kalma niyetiyle” oturanların, Datça'yı “hayatının merkezi haline” getirenlerin ve “yerleşim yeri veya konut adresi” olarak gösterenlerin sayısı 26.000 kişi civarındadır. İlk yerel seçimde sandığa gidip oy kullanacak ve Datça'nın sonraki 5 yılını belirleyecek olanlar, bu 26.000 küsur kişidir. Bu 26.000 küsur kişiden birisi ya da birileri çıkıp da “Bu 26.000 küsur kişiden hiçbirimiz yaşadığımız yeri yönetecek akla, yeteneğe, yetkinliğe, bilgiye ve deneyime sahip değiliz, bizi yönetecek birisi lazım.” diyor ise; bu kişiler kendileri dahil 26.000 küsur kişiyi aciz, yetersiz, yeteneksiz, bilgisiz, yetkinliğe ve deneyime sahip olmayan kişiler olarak görüyorlar, yani aşağılıyorlar demektir. Bunu söyleyen arkadaşlar dahil hiçbirimiz bu aşağılamayı hak etmiyoruz.

(Bitti)

 




Bu haber 93 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SÖYLEŞİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI