Bugun...



Osman Akın ile Datça'nın Dünü ve Bugünü Üzerine (45)

Yusuf Ziya Özalp (*), kitaplarının birisinde Kurtuluş Savaşımız sırasında Reşadiye'de “Reşadiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”nin kurulduğundan söz eder. Reşadiye'nin CHP'li olmasını “Kimsesizlerin kimsesi” olarak da tanımladığın Cumhuriyet'in ilk yıllarına giderek de açıkladın ya belki de Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Reşadiye'de kurulmuş olmasının (**) bunda etkisi vardır.

facebook-paylas
Tarih: 24-04-2026 01:36

Osman Akın ile Datça'nın Dünü ve Bugünü Üzerine (45)

MEHMET ERDAL

(Kırk beşinci Bölüm)

SOL, DATÇA'DA 1999 YEREL SEÇİMİ SONRASINDA KALICILAŞTI

Yusuf Ziya Özalp (*), kitaplarının birisinde Kurtuluş Savaşımız sırasında Reşadiye'de “Reşadiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”nin kurulduğundan söz eder. Reşadiye'nin CHP'li olmasını “Kimsesizlerin kimsesi” olarak da tanımladığın Cumhuriyet'in ilk yıllarına giderek de açıkladın ya belki de Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Reşadiye'de kurulmuş olmasının (**) bunda etkisi vardır.

“O var ama mesela dönem dönem, ANAP'lı Mustafa Soytok döneminde falan ANAP'ın bu bölgeye yatırım yapmasıyla, değişik kaynakların artmasıyla falan bir dönem 'Devletin imkanlarından faydalanmak' için merkez sağa kayma durumları oldu; hemen hemen her yerde olduğu gibi. O merkez sağ döneminde Savaş Özalp (1982-89), arkasından Mustafa Soytok (1989-99), öncesinde devletin atadığı topçu albay (Şemsettin Sami Alpat /1980-82) da vardı...”

Arada bir kişi daha var (Demir Sakin Yılmaz/1982-82).

“Toplam 4 dönem diyebiliriz buna, sağ, milliyetçi merkez sağ oldu ama Soytok'un 2. dönemindeki 'başarısız' diyelim, bana göre 'başarılı' değildi, ilk dönemindeki vasatlıktan sonra bol miktarda konserler, etkinlikler vs. ile falan kendini öne çıkarma çabasından ve ayyuka çıkan 'yolsuzluk' iddialarından kaynaklı, Erol Karakullukçu'nun da bunu iyi işlemesiyle CHP, ben de çalıştım seçim kampanyalarında CHP adına, her zaman görev aldım, 1999'da Datça Belediye Başkanlığı'nı kazandı. Erol Karakullukçu'nun belediye başkanı olmasından sonra, buradaki demokratik yapının da alınan sol, sosyalist, demokrat göç ile dönüşmesinden kaynaklı sol artık Datça'da 'betonlaştı' diyeyim.

EROL KARAKULLUKÇU'DAN SONRA DATÇA'NIN ALGISI DA DEĞİŞTİ

Erol Karakullukçu'nun belediyeciliği, iki şekilde ele alınmalı. 1) Hizmet belediyeciliği, Yarımadayı dönüştürmeye çalışması. İşte arıtma, kapalı spor salonu, Kumluk Yürüyüş Yolu, deponi alanı, yeni belediye binası... daha başkaları. Kitap haline getirdim hatta ben onu, her şeyin fotoğrafını çekiyordum, sağlam bir arşivden. Bu, ilçenin altyapısal ve ekonomik dönüşümünü sağlıyordu; güzelleşmesini, işte bulunduğu noktadan daha iyi bir yere taşınmasını falan. 2) Bir yandan da ben de hep bu konularda yanı başındaydım, muhtemelen katkım da olmuştur bazı fikirlere, kültürel dönüşüm, zihniyet dönüşümü. Yani ilk operanın, balenin gelmesi, sürekli sol tandanslı sanatçıların konser vermesi, ondan sonra işte yapılan festivallerin, Can Yücel Festivali mesela, Can Şenliği'ne gelen insanların, bir fotoğraf vardı mesela, ben sana atmıştım ilk söyleşilerin bir tanesinde, Ufuk Uras, Erdal İnönü, Erol (Karakullukçu) başkan, hanımı ve Güler (Yücel) hanım şeklinde. Bu insanları Datça'ya çekiyorduk falan. Bunun basındaki algısı, o dönemki eski tüfek solcuların basında daha güçlü olması ve bize hep destek vermelerinden kaynaklı Datça ile ilgili algı 'Datça sol, sosyal demokrat, medeni, yaşanılır bir yerdir. Hoşgörülüdür...' falan gibi bir imgesiyle o destek verenler de dahil olmak üzere iyi, kaliteli bir göç aldık. Bu da bizim gücümüzü oluşturdu.

SOL VE SOSYALİSTLERDEN ELEŞTİRİ ALMAKTAN KORKMAYACAKSIN!

Ha bu gücü kullanırken eylemlerde, itirazlarda, işte kamuoyu kampanyalarında 'Aferin' çekeceksin ama belediye ya da başka kurumlarla ilgili 'Yanlış yapılıyor' denildiğinde küseceksin, kızacaksın, bu olmaz. Öyle 'Hem ayranım dökülmesin, hem yoğurdum ekşimesin' durumu olmaz yani; tatsızlıklar da yaşanacak. Bu insanlardan eleştiri almaktan korkmayacaksın. Çünkü senin %10'luk, % 20'lik eleştiri ile farkına varıp düzelteceğin işte ısrar etmen, sonra %70-80 ile Ağır Ceza kapılarına kadar varır. Bu insanların dediklerine kulak vermek lazım. 'Bu insanlar' dediklerim, sol partiler, sosyalist partiler, STK'lar, Kent Konseyi, ondan sonra çevre dernekleri, hayvanseverler, işte feministler, işte eşcinsel hakları konusunda ses çıkaranlar... Anlaşılmıştır ne demek istediğim. Bu insanlar, hiçbir yerde olmadığı kadar bir yerleşimde oranın kaderiyle ilgili olumlu katkı sunuyorlar. Sana kalkan oluyorlar. Hep tekrar tekrar söylediğim şey, Datça'da iyi bir insan kaynağı çalışması yapılması şart. Kim bilir neler çıkar?”
(Devam edecek)

(*) Yusuf Ziya Özalp'in yayınlanmış 3 kitabı var: Datça Kazan Betçe Kepçe, Datça'nın Yitik Tarihi ve Korsan Yatağı Datça

(**) Tarihçi, Prof. Dr. Mehmet Çanlı ve gazeteci Ünal Türkeş'in birlikte, Prof. Dr. Bayram Akça'nın ayrıca yaptığı çalışmalara göre, Reşadiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Marmaris'e bağlı olarak 5 Eylül 1919'da kurulur. İlk heyet Rüştü Efendi (Başkan), Ömer Lütfi Efendi (Üye, Kızlan Köyü'nden), Abdullah Niyazi Efendi, (Üye), Kırcı Mehmet (Üye), Mustafa Efendi (Üye), Halil Efendi (Üye), Hacı Efendizade Mehmet Efendi (Üye) oluşur.

5 Temmuz 1920 tarihinde yapılan olağan kongrede cemiyetin başkanlığına Tuhfezade Fehmi Bey getirilir. Cemiyetin azaları/üyeleri olarak Rüştü Efendi, Kaba Osman Oğlu Osman Ağa, Emrullah (Kamil) Efendi, Hacı Halil Oğlu Kamil Efendi (Peker), Hacı Halil Oğlu Mustafa Efendi (Peker), Topal Oğlu Mustafa Sulhi Efendi seçilirler. Bu heyet, 1923 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası'nın (CHP) yerel kurucuları olurlar. DP, Muğla ve ilçelerinde 1946 yılında ilçe örgütlerini kurar. (Bknz: Google)

 




Bu haber 145 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SÖYLEŞİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI