|
Tweet |
CHP’den Su Hakkı İçin 13 İlçede Eşzamanlı Açıklama
Cumhuriyet Halk Partisi Muğla ilçe örgütleri tarafından, Muğla’nın 13 ilçesinde eşzamanlı olarak basın açıklaması gerçekleştirildi. Milas’ta düzenlenen açıklamayı CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey yaptı. Açıklamada, Muğla’da yaşanan su sorununun yalnızca bir ilçenin ya da bir belediyenin değil, tüm Muğla’nın ortak sorunu olduğu ifade edildi.
“Su Krizi Doğal Değil, Siyasidir”
Basın açıklamasında, Muğla’da yaşanan su krizinin kuraklıkla açıklanamayacağı belirtilerek, sorunun yanlış su politikaları ve merkezi yönetimin tercihleri sonucu ortaya çıktığı vurgulandı. İçme ve kullanma suyunun planlanması, tahsisi ve ana iletim altyapısının Devlet Su İşleri (DSİ) ve merkezi idarenin sorumluluğunda olduğu hatırlatıldı.
Sorumluluk Belediyelerde Değil
Açıklamada, Muğla genelinde yaşanan su sıkıntısının faturasının belediyelere kesilemeyeceği ifade edildi. Yapılmayan yatırımların ve yerine getirilmeyen taahhütlerin sorumlusunun merkezi yönetim olduğu vurgulandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’nin ise bilimsel veriler ve teknik çalışmalarla görevini yerine getirdiği belirtildi.
Dalaman Çayı ve Su Tahsisleri Gündemde
CHP tarafından yapılan açıklamada, Muğla’nın Dalaman Çayı’ndan içme ve kullanma suyu ihtiyacı için yaklaşık 50 milyon metreküp su talep ettiği, ancak bu talebin DSİ tarafından karşılanmadığı ifade edildi. Buna karşın, Muğla kendi su ihtiyacını karşılayamaz durumdayken, yaklaşık 220 milyon metreküp suyun Aydın’a tahsis edilmesinin havza yönetimi ilkesine ve su tahsisinde adalet anlayışına aykırı olduğu dile getirildi.
“Su Yok” Denilirken Taşkın Riski Uyarısı
Açıklamada ayrıca, Ak Köprü Barajı’nda taşkın ve aşırı doluluk riski gerekçesiyle Ortaca ve Dalaman ilçelerine uyarı yapılmasının büyük bir çelişki olduğu ifade edildi. Muğla’da halka “su yok” denilirken, aynı havzada barajlarda taşma riski oluşmasının suyun yanlış yönetildiğinin açık bir göstergesi olduğu belirtildi.
“Su Bir Ayrıcalık Değil, Yaşam Hakkıdır”
CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey, içme ve kullanma suyunun birinci öncelik olduğunu vurgulayarak, suyun temel bir insan hakkı olduğunu ifade etti. Suyun ticari bir meta gibi yönetilmesinin yaşam hakkının ihlali olduğu belirtildi.
CHP’den Merkezi Yönetime Çağrı
Basın açıklamasının sonunda CHP Muğla ilçe örgütleri adına çağrıda bulunularak, DSİ’nin Muğla’ya ilişkin taahhütlerini derhal yerine getirmesi istendi. Su yönetiminin ranttan ve ayrıcalıktan arındırılması, enerji ve şirket çıkarları yerine yaşam hakkının esas alınması gerektiği vurgulandı.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak Muğla’nın suyunu, doğasını ve geleceğini savunmaya devam edeceklerini belirten CHP’li yöneticiler, açıklamayı “Su yaşamdır, su haktır” sözleriyle tamamladı.