|
Tweet |
NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ
Milas merkezdeki Esentepe'ye gittiğinizde, girişte sizi bir zeytin ağacı karşılar. Her gelene "hoşgeldiniz," der.
Her Esentepe'ye gidişimde, tıpkı Ali Osman Menteşe'nin zeytinleriyle konuştuğu gibi ben de onunla konuşur, halini hatırını sorarım.
Son gidişimde üzgündü, morali hayli bozuktu.
"Hayrola," dedim.
"Baksana," dedi, "Akbelen'deki zeytinleri, acele kamulaştırmayla sökeceklermiş."
"Evet, durum öyle," dedim.
ESENTEPE'DEKİ zeytin şöyle devam etti: "Zeytinlerinize, toprağınıza sahip çıkın. Binlerce yıldır bu toprakların insanların sofralarına katık, onlara geçim kaynağı olduk. Bizim soyumuzu yok etmeyin. Yangınlarla, madenlerle nüfusumuz her geçen gün azalıyor. Maden gelir geçer ama insanlar bizsiz yapamaz. Biz onlara hayat veriyoruz, sağlıklı yaşam sunuyoruz."
"Haklısın," dedim ve derin düşüncelerle Esentepe parkının içine doğru yürüdüm...