Bugun...



Tuzla Sulak Alanı ve Güllük Dalyanı: Yokoluşun Eşiğinde!

“Yokoluşun Eşiğinde; Boğaziçi Bargilya Tuzlası ve Güllük Dalyanı” temalı toplantı, 12 Aralık Perşembe günü Boğaziçi’nde Bizimköy restaurantta yapıldı. Toplantı; Boğaziçi Koruma ve Güzelleştirme Derneği, Karia Kültür ve Sanat Derneği ile Mandalya Çevre Platformu tarafından düzenlendi. Toplantının yönetimi ve açış konuşması Mimar Defne Benol tarafından yapıldı.

facebook-paylas
Tarih: 14-12-2024 23:54

Tuzla Sulak Alanı ve Güllük Dalyanı: Yokoluşun Eşiğinde!

*Haberveinsan

Toplantının konuşmacıları; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Öğretim üyesi Prof. Dr. Nedim Özdemir ve Su ürünleri Yüksek Mühendisi, Mandalya Çevre Platformu Bilim Kurulu Üyesi Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Itri Levent Erkol’du. Toplantıda Boğaziçi Muhtarı Ferhat Karakoyun ile Mimarlar Odası Milas Temsilcisi Gürtan Ünal da hazır bulundu.

Tuzla Lagününü tehdit eden kirlilik

Etkinlikte; Boğaziçi-Bargilya Tuzla Sulak Alanı ile Güllük Dalyanı ekosistemini tehdit eden kirlilik ve yanlış uygulamalar ile “Ulusal Öneme Haiz” statüsüne kavuştuğundan bu yana mevcut Yönetim Planı gereği kurumlar tarafından üstlenildiği halde yapılmayanlar ve alınmayan önlemler dile getirildi.

Konuşmacılardan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi, Temel Bilimler Bölümünden Prof. Dr. Nedim Özdemir “sudaki ağır metaller” konusunda bilimsel araştırmalardan söz ederek, “lagün nedir” ve “neden Güllük ve Tuzla Lagünleri korunmalıdır” konularına vurgu yaparak lagünlerin önemine değindi.

Mandalya Çevre Platformu Bilim Kurulu Üyesi, Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Itri Levent Erkol ise 53 yıl önce imzalanan “Ramsar-Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi”nden bu yana dünyada ve Türkiye’de koruma altına alınan sulak alanları dünya haritası üzerinde göstererek, “Artık Ankara’da masa başında toplanarak konuşmak, planlar hazırlamak ve dağılmak yetmiyor. Acil eylem zamanı. Varoluş planı yapmak ve hayata geçirmek gerekiyor,” dedi.

Kurak bir Muğla yaşanıyor

Konuşmacılar; Ekosistemi neden korumamız gerektiğine; sulak alanların havzalarına, insan eliyle verilen zararların flora-fauna üzerindeki etkilerine; balık ve kuş tür ve popülasyonu arasındaki oransızlıklara; çevre kirliliğine ve küresel ısınmaya bağlı deniz suyundaki bir derecelik artışın bile nelere mal olacağına; yazın kullanılan güneş kremlerinin suya karışmasıyla ortaya çıkan etkilere dikkat çekildi. Rize’den sonra en çok yağış alan bölge olmasına rağmen şimdi Muğla ilinde kurak geçen iklimin nedenleri üzerinde duruldu ve madencilik faaliyetlerinden dolayı orman yüzölçümünün azalmasının kuraklığın en önemli nedeni olduğuna dikkat belirtildi.

Toplantıda dikkat çekilen bu sorunlara rağmen ekosistemin devam ettiğini gösteren türlerin gözlemlendiği; bozulan ve yok olan floranın restore edilebileceği ve artık yönetim planı yerine “varoluş planı” ve “acil eylem planı” hazırlanması gerekliliği de aynı toplantıda özellikle dile getirildi.

Tuzla gölünü ikiye ayıran yola köprü yapılmalı

Menfez konusunun önemine değinen Boğaziçi Muhtarı Ferhat Karakoyun şunları söyledi: “Bu menfezler yerleştirilirken, çalışanların başında bulundum. Menfezleri/büzleri biraz daha aşağıya koyun diye uyardım. Bende fotoğrafları var. İlk muhtar olduğumda bu su taşmıştı. O zaman menfezlerin yarısına gelmedi su. Kod farkları yüksekti. Kod farkı yüksekliğinden dolayı su hareketliliği sağlanamıyordu. O zaman bunları bizzat söylemiştim işi yapan mühendislere. Yaptılar, geçtiler. Geçen yıl Valilik toplantısında beraberdik. Kooperatif Başkanımız vardı. Hocam da vardı. Hiç olmazsa 100 metre bir ayaklı köprü yapın ki su sirkülasyonu(dolaşımı) daha çabuk olsun, oksijen daha çok olsun diye. Şimdi bile görünüyor lagünün ne kadar kirli olduğu. Şu anda Büyükşehirin bu yol için bir çalışması var. Nisan’da bu yolu yapacaklar. Karayolundan Muhtarlığa kadar yenileyecekler. Menfezleri dile getirdik. Yol yapılırken ayaklı köprü olması lazım. Mazı çayı pis akıyor. Kemikler çayı pis akıyor. Arıtmalar pis akıyor. Bunlar biliniyor. Lagünün diğer kısmına su biraz daha fazla girip çıksın ki oradaki canlı yaşamı ölmesin.”

Konuşmacılar ve katılımcılar; köyle Karayolu arasındaki yolda bulunan, her iki tarafa su geçişkenliğini sağlayan menfezlerin yeterli olmadığı, lagünel havzanın tümünde bir su geçişkenliği ve değişiminin olması, lagündeki canlı yaşamının su zenginliğine sahip olması açısından köprü yapılmasının daha yararlı olacağını kaydettiler.

Mustafa Kemal Yılmaz gitarı ile “turnalar” temalı türkülerinden oluşan bir mini müzik dinletisi sunduğu etkinlik Tuzla Gölü kıyısında dürbünle Kuş Gözlemi ile son buldu




Bu haber 1704 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÇEVRE Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI