Düello, iki kişi arasında bir onur sorununu çözmek için belirli kurallara göre ölümcül silahlarla yapılan dövüştür.
Tarihte ilk düello örneği, Akhilleus(Aşil) ile Hektor (Truva Kralı'nın oğlu) arasında yaşandığı belirtiliyor.
İlk Çağ'da başlayan düello Orta Çağ' da Avrupa'ya taşındı. 10.-12.Yüzyıllarda yalnızca özgür insanlar düello yapabiliyordu.
Düello, açık bir biçimde hakemler önünde gerçekleşirdi.
Bu dönemde Tanrı önünde haklının yenilmeyeceğine inanılıyor bundan dolayı düelloya bir yargı aracı olarak bakılıyordu. Örneğin suçlayan ve suçlanan arasındaki soruna yargıçlar kanıt bulunmadığı için çözemezse, tarafların düello yapmalarını isterdi.
Düello, halk önünde yapılırdı. Düelloyu kaybeden ölmemişse, bu yolla suçu kanıtlanmış sayıldığı için cezalandırılırdı. Düellonun bu biçimi Fransa'da 1547'de yasaklanırken, İngiltere'de 1819'a kadar sürdü. Düello, bundan sonra soylular arasında onur sorunlarını çözmek için başvurulan bir yöntem oldu. Onurunun zedelendiğine inanan kişi, kendisine hakaret eden kişiye düello teklif ederek onurunu kurtaracağına inanırdı. Düello kılıçla ya da tabacayla yapılırdı. Silah seçimini düelloyu isteyen kişi yapardı.
Tarihte düelloda hayatını kaybeden en ünlü yazar, modern Rus edebiyatının kurucusu kabul edilen Aleksandr Puşkin'dir. Eşi Natalya'ya ilgi gösteren Fransız subay, Georges d' Anthes ile 1837'de yaptığı düelloda ağır yaralanmış ve iki gün sonra hayatını kaybetmiştir.
Tarihte bir düelloda hayatını kaybeden en ünlü matematikçi, Fransız dahi, Evariste Galois'dir. 1832 yılında, henüz 20 yaşındayken girdiği bir düelloda karnından vurulan matematikçi ertesi günü hayatını kaybetmiştir.(1)
*
Orta Çağ Avrupa Devletleri'nde şövalyeler(soylular) arasında yapılan düeollar, günümüzde daha da değişikliğe uğrayarak siyasi arenada restleşmeler şeklinde devam etmektedir.
Özgür Özel'in Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı seçildiği Kurultay'da hile yapıldığı savıyla açılan dava sonucu 38.Olağan Kurultay'ın iptal edilmesi, eski genel başkan Kemal Kiliçdaroğlu'nun kayyum olarak getirilmesi, genel metkezin polisler tarafından ele geçirilmesi, yaşanan arbede, kılıçların çekilmesi geçmişte yaşanan düeloyu anımsattı.
21 Mayıs'dan bu yana yaşanan gerilim, Kiliçdaroğlu'nun Özgür Özel'in yanında yer alan milletvekillerinin, başkan yardımcılarının, il başkanlarının görevine son vermesi, üyeliklerinin düşürülmesi ve 50 yıl sonra partisini 1.Parti konumuna çıkaran Özgür Özel ve ekibini dağıtması; halkın umutlarının, gençlerinn gelecek hayallerinin yok edilmesi anlamına geliyor.
Kişisel hırslar içinde olan, 'az olsun, benim olsun' anlayışına sahip, kifayetsiz kişiler, yetki sahibi olduklarında bir değirmene dönüyor;
en yakınındakileri çarkları arasına alarak öğütüyor ve yok ediyor.
Timsah, yavrusınu yedikten sonra gözünden yaş geldiği için sahte gözyaşları dökenler için, 'timsah gözyaşı döküyor' denir. Kılıçdaroğlu'da binlerce polisin CHP Genel Merkezi'ni basması görüntülerine çok üzüldüğünü söylüyor.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu CHP, 13 yıl Genel Başkanlığı'nı yaptığı Kemal Kılıçdaroğlu eliyle yok edilmek isteniyor.
Her gün yaşanan restleşmeler, kötülükler partisine gönül vermiş insanları çok üzüyor.
CHP'li Belediyelere yapılan operasyonlar, Belediye Başkanları'nın tutuklanması, yerlerine kayyum atanırken mahkeme kararıyla partinin başına geçen Kiliçdaroğlu'nun kılıçları çekmesi, önüne çıkanı yok etmesi, kısa vadede kendisine fayda sağlayabilir ama Türk siyasi tarihinde adı hiç iyi anılmayacaktır.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Karabulut' olan aile soyadının 1950 yılından itibaren 'Kılıçdaroğlu' olarak değiştirildiğini öğrenince çok şaşırdım.
Yüzlerce yıllık demokrasimiz, CHP'nin iki lideri arasında yaşanan bu düellodan çok zarar görecektir.
İçinde bulunduğumuz bu kaos ortamından kurtuluşun tek yolu, bütün muhalefet partilerinin birlik ve dayanışma içinde olmasıdır.
Kaynak:
(1) - wikipedia.org