Bugun...


NİLSU ACAR

facebook-paylas
GDO’nun Yansımaları Nasıl Oldu?
Tarih: 15-07-2023 02:57:00 Güncelleme: 15-07-2023 02:57:00


GDO “insan hariç olmak üzere, genetik materyali doğal yolla gerçekleşmeyecek şekilde değiştirilmiş organizma” olarak tarif edilmektedir. Gen aktarımı kendi türü dışından gerçekleştirilmiş ise bu canlıya “transgenik” diyoruz. Ancak tüm bu tabirler tüketicide tedirginlik oluşturduğundan sermaye daha sevimli bir hitap şekli buldu “biyoteknoloji ürünleri!”

Ticari amaçla ilk olarak domatesin genleriyle oynandı. Amerikalı Calgene şirketi 1994 yılında Flavr Savr domatesi market raflarına sürdü. Ancak, tüketiciler tarafından tercih edilmemesi üzerine şirket iflas etti ve biyoteknoloji devi Monsanto tarafından satın alındı. Biyoteknoloji şirketleri tarım ilacı kullanımı azalacak, üretim maliyeti düşecek, yüksek verim küçük çiftçiyi zengin edecek söylemleri ile genleriyle oynadıkları tohumlarını ülkelere soktular.

GDO’ların Küçük Çiftçiyi Kalkındıracağı Söylemi

GDO’larla ilgili küresel istatistikler, ağırlıklı olarak dev biyoteknoloji şirketleri tarafından finanse edilen kurumlar tarafından her yıl yayımlanmaktadır. Belli bir tarafın finansmanı ile yayımlanmalarından dolayıdır ki bu veriler çelişkilerle doludur. Gerek biyoteknoloji şirketleri gerekse ISAAA sürekli küçük çiftçiler üzerine yoğunlaşmakta, GDO’lu tarıma geçilmesi durumunda bu çiftçilerin çok daha fazla kazanacaklarından bahsetmektedirler.
ISAAA, 2008 yılı için yayımladığı son raporunda biyoteknoloji ekinlerini yetiştiren çiftçi sayısının 25 ülkede hızlı bir şekilde 13,3 milyona yükseldiğini, bunun %90’ının yani 12,3 milyonunun gelişmekte olan ülkelerdeki küçük ve fakir çiftçiler olduğunu, bunun da tarihi bir olay olduğunu belirtmektedir. Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarım Kalkınma Fonu dünyada 450 milyon küçük çiftçi olduğunu belirtmektedir. ILO ise çiftçilerin küresel ölçekteki sayısını 1,3 milyar civarında olduğunu tahmin etmektedir. ISAAA’nın tarihi bir olay olarak verdiği sayıları bu verilerle karşılaştırırsak 12,3 milyon çiftçi küçük çiftçilerin sadece %2,7’sini, GD ekin yetiştiren 13,3 milyon çiftçi de tüm çiftçilerin ancak %1’ini oluşturmaktadır. Dolayısıyla ISAAA’nın söylemleri son derece abartılıdır.
 GD ekinlerin %88’ini Kuzey ve Güney Amerika’daki yalnızca 600 bin çiftçi büyük çaplı endüstriyel çiftliklerde yetiştirmektedir. Başka bir deyişle GD ekinlerin %88’ini tüm GDO yetiştiren çiftçilerin yalnızca %0,05’i yetiştirmektedir. Buna göre GDO’ların bir ülkeye girerken en çok vurgulanan küçük çiftçilerin kalkınacağı söylemi doğru değildir.
Paraguay 2008 yılında 2,7 mha GD soya ekim alanı ile dünya sıralamasında 7. sırada gelmektedir. Bu ülkedeki soya tarımının %90’dan fazlası GDO’ludur. Kırsalda yaşayan halkın %40’ı yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır. Arazi sahiplerinin %2’lik bölümü tüm arazilerin %70’ini kontrolü altında tutmaktadır.

GDO’nun tarım ilacı kullanımına etkisi

GD ekim alanlarında bulunulan gözlemler neticesinde ekim başlandığı andan itibaren kullanılan yabancı ot ilacı 13,9 milyon litreyken 12 yıl içerisinde bu doz miktarı 200 milyon litreye yükseldi. Geçen sürede ekim alanı 5 kat artarken yabancı ot ilacı kullanımı 14 kat arttı. Bu yoğun ilaç kullanımı karşısında yabancı ot ilacı direnci oluşan süper yabancı otları yok edebilmek için kullanımı yasaklanmış yüksek düzeyde zehir içeren ilaçlar kullanılmak zorunda kalındı.
Dünya GD ürün ekim alanlarının yarısına sahip ABD’deki veriler de GDO’ların tarım ilacı kullanımını azaltmadığını gösteriyor. ABD Tarım Bakanlığı Ulusal İstatistik Servisi verilerini baz alan bir araştırmaya göre tarım ilacı kullanımı hızlı bir şekilde artış gösterdi. GD tohumla üretimin başladığı 1996-2008 yılları arasındaki 13 yıllık süreci değerlendiren çalışmaya göre insektisit (haşere ilacı) 64,2 milyon pound azalırken, herbisit (yabancı ot ilacı) kullanımı 382,6 pound artış gösterdi. Pestisit kullanımı toplamda 318,4 milyon pound artış göstermiş oldu. İlaç artışındaki en önemli etken herbisite dayanıklı tohumların yaygın olarak üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Yabancı otların GDO’lu tohumla verilen herbisitlere karşı direnç kazanmaları çiftçilerin daha çok herbisit kullanımına yol açtı.

GDO’lar şirketlere kazandırıyor.

Çevre ve insan sağlığına son derece zararlı olan GDO’lar sadece şirketlerin para kazanması içindir. Zira genetiği değiştirilmiş tohum üreten firmalar aynı zamanda tarım ilacı üretiminde de ilk sıralarda yer almaktadır. Onun içindir ki aynı zamanda dünyada genetiği değiştirilmiş tohum da üreten bu şirketler ürettikleri tarım ilacını da maksimum düzeyde satabilmek için herbisite dayanıklı tohumlar üretmektedirler.

Bütün bunların yanı sıra bir söylem olarak GDO hakkında şu hususlarda ilk süreçlerde yer almıştır;
“GDO, dünyada var olan açlığı sona erdirmek için ortaya çıkmış bir çözümdür.”
Öyleyse bile,  çıkış amacı açlığı sona erdirmek olan bu çaba yıllar içinde çok farklı bir noktaya gelmiştir. Geçen süre aslında dünyada var olan besinlerin ve kaynaklarının eşit dağılım yapıldığında başka kaynaklara ihtiyaç olmadığı ile ilgili gerçekleri ortaya koymuştur. Bu durum GDO’nun dünyadaki açlığa bir çözüm yolu olmadığının göstergesidir.

GDO’nun sağlık üzerine etkileri

Yapılan çalışmalarda, kullanılan GDO'lu gıdaların canlı sağlığı üzerinde menfi etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu menfi etkilerin hayvan deneyleri ile belirlendiğini gösteren yayınlar mevcuttur. GDO'lu gıdalar ile beslenen farelerde 2-3 kat fazla ölüm, dişi farelerde meme kanseri, erkek farelerde de karaciğer kanseri görülme sıklığında artış ve alerjik durumların görülme oranında ise %50 artış olduğu çalışmalarda gösterilmiştir.

Anneden doğmamış bebeğine

2011 yılında Kanada’da hamile kadınlar üzerinde yapılmış bir araştırmanın amacı annenin ve fetüsün GDO’larla ilişkilendirilen söz konusu toksinlere maruz kalıp kalmadıklarıydı. Hamile kadınlardan ve fetüslerden alınan kan örneklerinde GDO’lu gıdalarla ilişkilendirilen pestisitlere rastlandı. Araştırma annenin yediği besinlerle aldığı 3-MPPA ve CryAb1 gibi toksik maddeleri bebeğine aktardığını gösteriyordu. Fetüsün ne kadar hassas olduğu düşünülürse bu maddelerin doğmamış bebekler üstündeki etkisi üstünde daha çok araştırılması ve öğrenilmesi gereken çok şey olduğunu gösteriyor.

Son söz:

GDO, ticarettir. GDO, paradır. GDO insan sağlığı için yapılmaz, daha fazla para kazanmak için yapılır.



 

 



Bu yazı 2102 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI