|
Tweet |
NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ
Siyasi yaşam içinde olan, siyasette görevli konumda bulunan insanların konuşmalarına, yaptıklarına dikkat etmesi; bir şey yaparken 100 kere düşünüp ona göre hareket etmesi, sebep-sonuç ilişkisini iyi kurmaları gerekir. Bu, bir partinin ilçe başkanı, belediye başkanı, il başkanı ve milletvekili için de geçerlidir. Temsilcisi olunan parti çok iyi durumdayken; kişilerin görev gereği bulundukları konum itibarıyla, kimsenin hata yapma, partisine zarar verme lüksü ve durumu yoktur.
Sadede gelelim…
Milas’ta son günlerin tartışma konusu CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’in Milas’ın Menteş Mahallesinde 3 dönümlük arazisinde zeytinlerin kesilmesi olayı oldu. Tarım İl Müdürlüğünün incelemesi sonucu 27 zeytin ağacının kesildiği tespit edildi. Akbelen’de zeytin ağaçlarının kesilmesine karşı çıkan bir partinin ilçe başkanının tapulu arazisinde bunun olması, doğru olmadı ve karşı siyasiler tarafından temsil ettiği partinin aleyhine eleştiri malzemesi olarak kullanıldı. Özgür Özel’in Milas mitingi öncesinde böyle bir durumun tartışma konusu edilmesi ise CHP açısından hoş olmadı.
Sorumluluk anlayışı
CHP içinde bu konu enine boyuna konuşulmalı, bundan sonra bu tür hataların olmaması için de herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorunda olduğunu kafasına yazmalı. Bu sorumluluk; parti üyelerinden başlayıp, parti adına görev yapan herkesi kapsayan bir sorumluluk anlayışıdır.
Tecrübeli siyasi kimlik
Ahmet Kılbey yaş itibarıyla hem mesleki hem de siyasi açılardan tecrübeli bir isimdir. İnşaat Mühendisidir, İl Genel Meclisi Üyeliği, İl Yönetim Kurulu Üyeliği, Belediye Meclisi üyeliği yapmış, Belediyenin imar komisyonlarında görev almış ve hizmet üretmiş bir kişidir. Kılbey, her adımını bilerek atması gereken bir siyasi kimliktir. Milâs Belediyesi İmar Bölümünde Ruhsat ve Denetim Müdürü olan damadı Cenk Soydan’a arazisiyle ilgili iş ve işlemler için vekâlet vermesi ise anlaşılır bir durum değildir. Belediyede ve özellikle imar bölümünde sorumluluk sahibi bir kişiye, imara açık olmayan bir yer için vekâlet verilmesi; olmaması gereken bir durum ve gerçeklik. Bu, her şeyden önce damadı Cenk Soydan için baştan sona sıkıntı yaratacak ciddi bir durumdur.
Milas Ovası imara kapalı
Milas ovası (Menteş Ovası) imara kapalıdır ve 1999 yılında Fevzi Topuz’un belediye başkanlığı döneminde Milas Ovasının imara açılması yasaklanmıştır. Bu durum ortadayken ve Ahmet Kılbey’in bunu bilmemesi imkânsızken, imara açık olmayan yerde yapılaşmaya kapı aralayan, zeytinlerin kesilmesi CHP’de siyaset yapan bir kişi açısından izahı mümkün olmayan bir olgu yaratmıştır.
CHP, Milas kaynaklı hatalarla gündem olmamalı!
CHP siyaseti; Milas’tan yükselen CHP’li mevki sahibi kişilerin olumsuzluklarıyla Türkiye gündemine oturmamalıdır. Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un şehit cenazesinde Aydın Ayaydın’la olan diyaloğu Türkiye gündemine oturdu ve günlerce konuşuldu. İl Yönetim Kurulu Üyesi Berkay Topuz’un “Boy ölçüsü alma” paylaşımı ise bir başka gündem oluşturan olumsuzluktu. İlçe başkanı olarak Ahmet Kılbey’in CHP mitingi öncesinde arazisindeki 27 zeytin ağacının kesilmesi ise karşıt siyasiler tarafından siyaset malzemesi yapıldı; bu durum üzerinden CHP eleştirildi. CHP’de siyaset yapan, özellikle makam ve unvan sahibi olanlar davranışlarına/sözlerine dikkat etmeli ve hata yapmamaya çalışmalıdırlar. Siyaset hata kaldırmıyor ve sonrasında özür dilemek de bir şey ifade etmiyor. Siyasetçinin yaptığı hatanın, hem kişinin kendisine hem de ait olduğu kurumsal kimliğe yönelik siyasi bedeli ağır oluyor!
Anne-Babanın üzüntüsü
Ahmet Kılbey’in damadı, Cengiz ve Betül Soydan’ın oğlu, Belediye Ruhsat ve Denetim Müdürü Cenk Soydan, bu gelişmeler sonrasında, hiçbir suçu yokken görevinden alındı ve kamuoyunda zan altında bırakıldı. Anne-Baba Soydanlar, oğullarına kumpas kurulduğunu öne sürerek SHP zamanında başlayan CHP ile devam eden parti üyeliklerini istifayla sonlandıracaklarını açıkladılar.
Mehmet Emin Soydan gerçeği
Cenk Soydan’ın babası, 90’lı yıllarda SHP ilçe yönetim kurulu üyesi olan Eczacı Cengiz Soydan; SHP ve CHP siyasetinde etkinliği olan, İl Genel meclisi üyeliği yapan ve parti Yönetimlerinde görev alan Köy Enstitüsü mezunu Mehmet Emin Soydan’ın oğludur. Bugün CHP’de siyaset yapan birçok kişi onun desteğini ve faydasını görmüştür. 1989 yerel seçimleri öncesinde, aday adayı konumunda olan Enver Tuna, Dursun Çetin ve Fevzi Topuz için, “CHP’nin adayı hangisi olsun?” diye bisküvi kutusuyla anket yapılırken, Mehmet Emin Soydan ağırlığını Fevzi’den yana koymuş ve önseçimi 5 oyla kazanmıştır.
SHP-CHP siyaseti içinde yer alan, bu konuda sorumluluk sahibi olmuş insanların yıllardır üyesi oldukları partiden istifa etmeye kalkışmaları üzücü bir durumdur ve bu durum ciddiye alınamaz / görmezden gelinemez bir gelişme değildir.
Sonuç
Mesele bir-iki kişinin partiden istifası olarak görülmemeli. Mesele sayılardan ibaret değildir. Partiden giden bir isim, aile olarak, geçmiş olarak partiyle özdeşleşmiş ve o isimler geçmişten bu yana partisine her koşulda destek olmuş, onlar da bu tavırlarıyla parti tabanında güven meydana getirmişlerse; burada durup, gidenlerin arkasında nicelik hesabı yapılamaz. Partiyle bütünleşmiş, parti deyince anlaşılan bazı isimler, parti içinde kendileri ya da yakınları için haksızlığa uğradıklarını ifade ederek gidiyorlarsa, burada onların tabanda yaratacağı olumsuz algıyı/psikolojiyi düşünmek ve hesaba katmak gerekir. Parti içinde eleştiri-özeleştiri ilkesi her zaman işletilmelidir. Eleştiri-Özeleştiri, bir örgütün, bir kurumun gelişmesinin motor gücüdür, dinamosudur. Hiçbir zaman doğruları dile getirmekten geri durmamalı; Kral çıplak demesini bilmeliyiz. Varmak istediğimiz, hayalini kurduğumuz o güzel yarınlara ancak hatalardan arınarak ulaşabiliriz…