Bugun...


YÜKSEL IŞIK

facebook-paylas
Güvenpark, İlk Güzel Günlerin İşaretidir
Tarih: 03-06-2026 13:40:00 Güncelleme: 03-06-2026 13:40:00


Türk siyasal hayatında ne zaman depremvari bir gelişme olsa, aklıma Sun Tzu’nun, “Savaş Sanatı” olarak dilimize çevrilen kitabı gelir. Bana göre, söz konusu kitap, siyasal strateji açısından bugüne dek yapılmış en önemli çalışma niteliğindedir.

Mesela der ki Sun Tzu, “üstün başarı düşmanın direncini savaşmadan kırmaktır”.  belirlemesi, önemlidir. Buna ek olarak da iyi liderin en önemli özelliğinin de karşı tarafın planını analiz edip, o planı geçersiz hale getirecek önlemler almaktır.

O planın geçersiz hale getirilmesinin ön koşullarından biri de, karşıdaki güçlerin birleşmesini engellemektir.

Nasıl yapılabilir bu engelleme?

İçlerine ajanlar sızdırarak; daha keskin görünmesini sağlayıp, hareketi bölerek…

12 EYLÜL’DE BİZİ BÖLMÜŞLERDİ; ŞİMDİ BAŞARAMAYACAKLAR

12 Eylül öncesi günleri göz önüne getirin; sol hareketlerin her biri, az biraz güç topladığında, aralarında incir çekirdeğini doldurmayan konularda “derin” tartışmalar çıkar ve tekrar güçsüz hale getirilirdi.

Öyle ki herkesin solcu olduğu ortamlarda dahi kimsenin mücadele mecali kalmamış olurdu.

Darbe o mecalsiz koşullarda gerçekleşti ve geniş kitlelere ulaşabilmesi mümkünken, önder kadroların hareketsiz kalmaları ve böylece darbecilerin hakimiyet kurmasının önü açılmış oldu.

İktidara karşı güçleri etkisizleştirmenin yollarından biri de, söz konusu güçlerin bir kısmını kendi tarafına çekmek ve eğer bu mümkün değilse tarafsızlaştırarak güçsüzleştirilmesini sağlamaktır.

Bugün CHP’ye yapılmak istenen budur; butlan kararına bu gözle bakmak gerekir. Ve kesinlikle baştan söylemek gerekir ki kararın evrensel hukukla hiçbir bağlantısı yoktur. Olsa olsa hukuk kullanılarak, siyasetin dizayn edilmesi olarak bakılması gerekir.

Siyasetin dizaynı kime yarar?

Bugünkü koşullarda AKP iktidarının kendisini kurtarma planıdır bu…

Bu plan tutar mı?

Zor görünüyor.

Neden zor?

Yeniden Sun Tzu’ya dönelim. Sun Tzu, “surlarla sıkı sıkıya korunan bir kente saldırma”nın en kötü savaş taktiği olduğuna dikkat çeker.

HALK, İKTİDAR İSTİYOR; BUTLANA BOYUN EĞMEZ

Butlan kararı, iktidara susamış tabanı tarafından sıkı sıkıya korunan Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine saldırmakla “surlarla sıkı sıkıya korunan bir kente saldırmak” arasında hiçbir fark yoktur.

Saldırının geri teptiğinin en somut göstergesi, önceki gün Ankara’da gerçekleşen tarihi mitingdir.

Miting, GMK Bulvarından Atatürk Bulvarına, Adalet Bakanlığının önünden Kumrulara kadar her tarafı tıka basa dolduran muhteşem bir kalabalığa sahipti. Kalabalık olduğu kadar coşkuluydular da… Özgür Özel ve Mansur Yavaş’ın çabalarına rağmen kitle kararlı bir duruş sergiledi. Hem kurultay çağrısı hem de iktidar talebini kararlılıkla dile getirdiler. CHP Ankara İl ve İlçe örgütlerinin organizasyon yeteneği de bu kararlılığı daha da artırdı.

Kitlenin kararlılığı ve seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’e destekleri tamdı. Bu kararlılığa tanıklık eden Özgür Özel de herkesi Anıtkabir’e yürümeye çağırdı. O kararlılık karşısında duracak bir güç olamazdı ve yolların açılması da gösterdi ki bize, örgütlü mücadele, kitleyi devrimcileştirir.

Tersi de doğrudur; devrimcileşen kitle, örgütlenmenin şart olduğu bilincine ulaşır. Örgütlü güç yenilmez çünkü…

O kitleyle birlikte yürürken, Cemal Süreya’nın şu dizelerini hatırladım:

“Son kötü günleri yaşıyoruz belki

İlk güzel günleri de yaşarız belki”

Yaşayacağımıza inancım tamdır; bir şartla, o şart, örgütlü olmaktır.

 



Bu yazı 94 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI