Bugun...



Bir Karaincir Sakini: Karaincir'deki Kaçak Binalara Belediye Yol Verdi!

Datça Belediye Başkanı Abdullah Gürsel Uçar ile 09.02.2024 günü yaptığım söyleşinin bir bölümü Karaincir'de yapımı devam eden kaçak binalar idi; söyleşinin bu bölümünü de 12.02.2024 günü “Datça Belediye Başkanı Uçar'la Karaincir'de Yapımı Devam Eden Kaçak Binalar Üzerine Söyleşi” başlığı ile yayınlamıştık. Bir Karaincir sakini bu söyleşiyi okuduktan sonra bana ulaşıp “Bu konuda söyleyeceklerim var” dedi.

facebook-paylas
Tarih: 20-02-2024 17:06

Bir Karaincir Sakini: Karaincir'deki Kaçak Binalara Belediye Yol Verdi!

MEHMET ERDAL

Datça Belediye Başkanı Abdullah Gürsel Uçar ile 09.02.2024 günü yaptığım söyleşinin bir bölümü Karaincir'de yapımı devam eden kaçak binalar idi; söyleşinin bu bölümünü de 12.02.2024 günü “Datça Belediye Başkanı Uçar'la Karaincir'de Yapımı Devam Eden Kaçak Binalar Üzerine Söyleşi” başlığı ile yayınlamıştık.

Bir Karaincir sakini bu söyleşiyi okuduktan sonra bana ulaşıp “Bu konuda söyleyeceklerim var” dedi. “Tamam. Bu konuda yazacağınız her şeyi aynen yayınlarız” dedim.

Şimdi Karaincir sakini bu vatandaşımızın Datça Belediye Başkanı Abdullah Gürsel Uçar'ın benimle yaptığı söyleşide söylediklerinden hareketle Karaincir'de yapımı devam eden kaçak yapılar ile ilgili yazdıklarını okuyacaksınız:

 BAŞKAN GERÇEĞİ SÖYLEMİYOR

“Tüm yazılı ve görsel basının, sosyal medya platformlarının, merkezi ve yerel kamu otoritelerinin, kolluk kuvvetlerinin ve ilgili yargı organlarının gözleri önünde, bölge sakinlerinin yazılı ve sözlü ihbar ve itirazlarına, mahkeme kararlarına rağmen mevzuata aykırı biçimde, yaklaşık bir aydır, üstelik daha da hız kazanmış halde kaçak olarak yapımı devam etmekte olan 40 adet villa inşaatının önünü 'hazırladığı ve arkasında durduğu plan değişikliği ile' açan Datça Belediye Başkanı;
07.02.2024 tarihinde canlı yayınlanan Şubat Ayı Olağan Belediye Meclis toplantısında 'Söz konusu plan değişikliğini Karaincir Site sakinleri istedi' diye ifade ediyor,
12.02.2024 tarihinde yayınladığınız röportajında ise, söz konusu plan değişikliğinin temel gerekçesi ile ilgili olarak, Karaincir Site sakinlerine hitaben '…Arkadaşlar yıkalım ve yeniden yapalım diyorsunuz da şu an bizim orada ruhsat vermemiz mümkün değil, plan değişikliği olması gerekir…' diye açıklama yapıyor.
Siz soruyorsunuz, 'Karaincir Sakinlerinden size yazılı herhangi bir başvuru yapıldı mı?' Datça Belediye Başkan’ının cevabı 'Yok. Yok. Yazılı dilekçe yok' şeklinde oluyor.
En açık şekli ile ifade etmek gerekir ki; Datça Belediye Başkanı bu konuda gerçeği söylemiyor. Tıpkı belediye meclis toplantısında, tıpkı kendi hazırlattığı plan değişikliği açıklama raporunda ortaya koyduğu gerçek dışı beyan ve çizgisini sürdürerek, tüm gerçek, yazılı kayıtları ve yaşananlarıyla bütün çıplaklığı ile ortada dururken, 'Karaincir Sitesi içindeki 18 adet konut parselinin güya yapılaşma sorunlarını çözme amacı olarak ortaya koyduğu gerekçe' ile söz konusu plan değişikliğinin esas amacını, halen kamufle etmeye çalışıyor. Bu söylemleri ile bahse konu plan değişikliğinin, sanki Karaincir sakinlerinin talebi üzerine gündeme geldiği, bunun üzerine bu süreci başlattığı izlenimi ısrarla yaratmaya çalışıyor.

 OLAYIN KRONOLOJİSİ
Burada yapılmaya çalışılan kasıtlı yanlış bilgilendirmeyi, işin çıkış noktasını Karaincir Site sakinlerine, nihai sorumluyu planı onaylayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yıkma ve böylece sorumluluk almadan aradan sıyrılma çabasını daha doğru anlamak için söz konusu imar planı değişikliği sürecinin yakın geçmişine bakmakta yarar var.
• Mart 2019’da yapılan seçimle belediye başkanı seçiliyor.
• Datça Belediyesi’nin en öncelikli işlerinden biri olsa gerek, 6 ay içerisinde Aralık 2019’da Muğla’da yerleşik İ.N.D Tur. Sey. İnş. Taah. Tic. Planlama Müh. Ltd. Şti. ile Datça Belediyesi arasında 'Muğla İli, Datça İlçesi, Emecik Mahallesi, Karaincir Mevkiini Kapsayan 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında (A-2) Yapılanma Koşulu Bulunan İmar Adalarına Ait Plan Değişikliği İşi' sözleşmesi imzalanıyor.
• Ağustos 2020’de Muğla’da yerleşik Erdem Mühendislik firması tarafından 'Karaincir Yerleşik Alan İmar Planına Esas Jeolojik Jeoteknik Etüt Raporu' hazırlanıyor.
• 2020 yılında Datça Belediyesi tarafından ilgili kamu kurumlarından söz konusu plan değişikliği çalışması için kurum görüşleri soruluyor/alınıyor.
• 2021 yılı başlarında İ.N.D. firması tarafından hazırlanan, Datça Belediyesi tarafından uygun bulunan plan değişikliği yine Datça Belediyesi tarafından inceleme ve onay için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunuluyor.

(Önemli Not: Datça ve Bozburun Yarımadasının tamamı 1990 yılında 'Ekolojik öneme sahip, çevre kirlenmesi ve bozulmaya hassas, tarih ve tabiat varlıkları bulunan alanların gelecek nesillere intikalini sağlamak, getirilecek koruma ve gelişme kararları ile bu vasıfların devamlılığını temin etmek amacı ile' Bakanlar Kurulu kararı ile 'Datça Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi' ilan edilmiş olup, söz konusu yarımadanın tamamında koruma ve kullanma esaslarını belirlemek, imar planlarını yapmak, mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re'sen onaylamak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yetkisindedir)

 PLAN DEĞİŞİKLİĞİNDEN 1,5 YIL SONRA TESADÜFEN HABERİMİZ OLDU
Hani belediye başkanının Karaincir sakinleri istediği için yaptığını söylediği, 2019 yılında başlattığı, 2021 yılında onaya sunduğu söz konusu plan değişikliğinden Karaincir sakinlerinin ne zaman haberi oluyor biliyor musunuz? Yaklaşık 1,5 yıl sonra, taa Şubat 2021’de, o da tamamen tesadüfen. Yani tüm işler yapılmış bitmiş, iş onay aşamasına gelmiş, bu esnada bir kez dahi ne Karaincir sakinlerinin ne de Karaincir Tatil Köyü Toplu Yapı Yönetimi’nin görüşü alınmamış, sorunları dinlenmemiş, bir kez dahi ne belediye yetkilileri ne işi yüklenen İ.N.D. firması Karaincir sakinleri ile görüşmemiş, tüm süreç Belediye Başkanı’nın söylediğinin aksine tamamen Karaincir sakinlerinin talebi, bilgisi, onayı, katkısı olmaksızın usulca ilerletilmiş. Asıl niyetin belediye başkanının açıkladığı gibi olmadığı aşikar değil mi?
Peki Karaincir sakinleri Şubat 2021’de bu gelişmeleri duyunca ne yapmış?
• 05.02.2021’de Datça Belediyesi’nden yazılı dilekçe ile konu hakkında bilgi talep etmişler, Datça Belediyesi kulağının üzerine yatmış, cevap gelmemiş,
• 22.02.2021’de Datça Belediyesi’nden ikinci kez ama bu sefer daha kapsamlı ve kaygılarını da içeren birden çok yazılı dilekçe ile konu hakkında bilgi talep etmişler,
• Konunun yakın takipte olduğunu anlayan Datça Belediyesi 04.03.2021’de önce 2. dilekçelere, daha sonra 08.03.2021’de ise ilk dilekçeye detaya girmeyen ama plan değişikliği ile inşaat alanı ve nüfus yoğunluğu artışı olmayacağını garanti eden bir sayfalık cevap veriyor.
• Kendilerine ulaşan Datça Belediyesi’nin yetersiz cevabından iyice tedirgin olan Karaincir sakinleri 22.03.2021 tarihinde kendilerine verilen bilginin yetersiz olduğunu ve daha fazla belirsizlik yarattığını ayrıca geçmişte yargı kararı ile yıkılan kaçak yapıların söz konusu plan değişikliği ile söz konusu yargı kararlarının geçersiz kılınarak bu alanlarda tekrar yapılaşmanın yolunun açıldığını, söz konusu plan değişikliği çalışmasının 40 yıllık geçmişi olan yaşam alanlarını doğrudan ilgilendirdiğini ama bu konuda ne sorunlarının tespiti ne de çözüm olasılıkları için kendilerinin sürece dahil edilmediğini, bu konularda söz hakları olduğunu ve katkı vermek istediklerini belirten dilekçeler ile tekrar Datça Belediyesi’ne müracaat ediyorlar,
• Datça Belediye’sinin bu müracaatlara 12.04.2021 tarihinde yaptığı yazılı cevabı 'Plan değişikliği bakanlıkça onaylandıktan sonra 30 gün süre ile askıya çıkar, askıya çıktığı zaman inceler, varsa itirazınız o zaman yaparsınız' mealinden oluyor.
Özetle; yukarıdaki kronolojik sıralı yazışmaların tamamı 01.09.2022 tarihinde onaylanan İmar Plan Hüküm Değişikliğinden önce, görüldüğü üzere Datça Belediyesinin yürüttüğü tüm plan değişikliği süreci son derece demokratik, katılımcı ve tam da belediye başkanının ifade ettiği gibi Karaincir sakinlerinin isteklerini karşılama aşkı ile cansiparane bir gayretle gerçekleşiyor!!!
Asıl niyetin ne olduğu, nasıl kamufle edilmeye çalışıldığı, kamu yararı gözetilmeden sadece sipariş üzerine hazırlanan bir plan olduğu aşikar değil mi?

KARAİNCİR'DEKİ 588 BİNANIN HİÇBİRİSİ KAÇAK YAPI SAHİBİNE AİT DEĞİL
Öncelikle şunu söyleyelim; Karaincir Tatil Sitesinde 570 bina değil 588 adet bağımsız bölüm var ve bunlardan hiçbiri bahsettiği kaçak inşaatları yapmakta olan kişiye ait değil. Mühürlenen inşaatta ise plan değişikliği sonrası yıkıldığı iddia edilen yapıları bizler hiç görmedik. Var diyenleri Google Earth havale ediyoruz.

Yok eğer kastedilen 1989’lı yıllarda yine aynı kişi tarafından aynı parselde mevzuata aykırı olarak yapıldığı için mahkeme kararı ile 2000’li yıllarda gerçekleşen yıkım işlemi veya 2022 yılında imar planı değişikliği gerçekleşir gerçekleşmez üzerine 40 adet yeni konut yapmak için Datça Belediyesi'ne inşaat ruhsatı için müracaat eden ve ruhsatın çıkmasının hemen ardından yine aynı kişiye ait aynı parseldeki 1 adet konutu 40 adet yeni konuta yer açmak için yıkılması işi ise her iki durumda da söz konusu plan değişikliğinin kime ve neye hizmet ettiği açıkça ortadadır.
12.02.2024 tarihinde yayınladığınız röportajınızda siz 'Oraya gittim, yıkılmış bina görmedim' deyince 'Vardı, vardı. Bir bina vardı' deniyor. Maşallah nar tanesi gibi, bir konut aynı elden çıkan plan değişikliği ve inşaat ruhsat sonrası kırk bina oluyor.
Bu işin esası ve arka planı şu şekilde;
Karaincir sakinlerinin 23.08.2017 tarihli dilekçesine cevaben, Datça Belediyesi'nin 22.10.2017 tarih ve 5592 sayılı cevabında 'Belediye Encümenimizin 1173 parseldeki subasmanlar ve bir adet üç katlı yapı ile ilgili 08/11/2000 tarih 355 nolu kararını almıştır. Bu karar istinaden subasmanlar 16/07/2002 tarihinde belediyemiz tarafından yıkılmıştır. Söz konusu bir adet üç katlı yapı ile ilgili olarak Muğla İdare Mahkemesi'ne yıkım kararının iptali yönünde davalar açılmıştır. Mahkeme yıkım kararına itirazları reddetmiştir. Bu nedenle yıkım kararı kesinleşmiştir. Bu bina yıkım listesindedir.' yazmaktadır.
Sonuç itibarı ile mühürlenen inşaatın bulunduğu bugünkü 357 ada 1 parselde (eski 1173 parselde); 2000 yılından bu yana yıkım listesinde yer alan bir adet 3 katlı bina açılan davalara yapılan suç duyurularına rağmen halen yıkılmamış, söz konusu bina 2018 yılında imar barışından faydalanarak yapı kayıt belgesi almış ve şu an yerli yerinde durmaktadır. Çevresinde yine aynı kişi tarafından, yine aynı belediye ile işbirliği içinde 40 adet yeni kaçak konut ona kardeş/yoldaş olmak için hızla yükselmektedir.
Bu konuları en iyi Datça Belediyesi bilir. Yukarıda alıntı yapılan 22.10.2017 tarih ve 5592 sayılı yazının altında aynı Belediye Başkanı’nın imzası vardır. Ne derler “söz UÇAR yazı kalır.

PLAN DEĞİŞİKLİĞİ SİPARİŞ ÜZERİNE YAPILDI
'İnanır mısın, uyduruk gerekçelerle… Yok efendim, bina yoğunluğu artacakmış, yok bilmem, ne olacakmış, benim anlayabildiğim somut ve kabul edilebilir bir gerekçe yok' şekilde ifade ediyor.
İnanmam, siz de inanmayın! El insaf yahu!
Tüm Karaincir Sitesindeki – halihazırda üzerinde kaçak inşaatların yükselmeye devam ettiği alan da dahil olmak üzere – mevcut yerleşik konut alanlarındaki (yani imar planında ayrık nizam ve 2 katlı anlamında 'A-2' kısaltması ile tanımlı alanlardaki), yapılaşma koşulları için Datça Belediyesi tarafından hazırlanan plan değişikliği öncesi tek bir plan notu vardı. O da 3.1. Yerleşik Konut Alanları başlığı altında 'A-2 ile tanımlı konut adalarında mevcut yapılar dışında yapı yapılamaz' hükmü idi. Belediye hazırlattığı plan değişkliği ile aynı başlık altında söz konusu hüküm 'A-2 Konut Alanlarında, TAKS: 0.20 KAKS: 0.40 H=6.50 m. yapılaşma koşulları uygulanacaktır. Bu alanlarda mevcutta bulunan ruhsatlı yapıların emsale ilişkin hakları saklıdır. Bu yapıların yıkılıp yeniden yapılması durumunda binanın izdüşümü esas alınır. 3621 sayılı kıyı kanununun sahil şeridi bölümünde kalan alanlarda herhangi bir yapılaşmaya izin verilmez' şeklinde değiştirildi.
Böylelikle A-2 kullanımında kalan ve üzerindeki yapılaşma haklarını geçmişte bitişiğindeki komşu parsellerde kullanmış olduğu için yapılaşma hakkı kalmayan ve üzerindeki kaçak su basmanlar da aynı nedenle geç de olsa 2002 yılında aynı belediye tarafından yıkılmış olan bugünkü 357 ada 1 parsele (eski 1173 parsele) yapılaşma hakkı tepsiyle sunulmuş oldu. Diğer yanda bilinçli ve sipariş üzerine yapılan bu plan değişikliği ile öncesinde tüm Karaincir sitesi içinde 588 adet bağımsız bölüm varken, plan değişikliğinden bugüne kadar yararlanabilen bundan fayda sağlayabilen tek kişi olarak söz konusu parselin sahibi kaçak olarak inşaatına devam ettiği yeni 40 bağımsız bölüm ile bu sayıyı 728’e yükseltmiş, dolayısı ile aynı yüzölçümü içindeki inşaat alanının Belediye eli ile arttırılması ile var olan yapı yoğunluğu artmış oldu. Bunun anlaşılmayacak nesi var, asıl neden anlaşılamadığını sorgulamak gerekmez mi?

 GEÇMİŞ YARGI KARARLARI GEÇERSİZ KILINDI
Aslında 12.02.2024 tarihinde yayınladığınız röportajda ifade edilenler ile ilgili söylenecek çok ama çok şey var, fakat bunlarla uğraşıp ilgiyi dağıtmamak için özellikle iki önemli konuya değinmek istiyorum.
Birincisi;
Yapılan plan değişikliği ile geçmiş yargı kararlarının şekil itibarı ile geçersiz kılmayı amaçlaması.
Bugün söz konusu kaçak inşaatların devam etmekte olduğu arsayı da içeren yapı adası 19.09.1988 tarihinden önce 11.668 m² yüzölçümlü 558 no’lu tek parsel idi. Bu parsel o tarihte bugün söz konusu kaçak yapıları inşa ettirmekte olan aynı kişinin sahibi olduğu Özil İnş. ve Tic. Ltd. Şti. tüzel kişiliğinin %100 sahibi olduğu halde, söz konusu şirket tarafından inşaatı gerçekleşen 90 adet bağımsız bölüm ve bunların toplam 5.400 m² yapı alanı ile yaklaşık 0.50 emsal (KAKS) ile o dönem gerekli olan mevzuata göre yapılaşma haklarını sonuna kadar kullanarak tamamlamış, söz konusu bağımsız bölümlerin satışını 1983 yılından itibaren yapmış ancak tapu devrini satın alanlar üzerine gerçekleştirmemiş halde idi.
Tapu kayıtlarına göre söz konusu tek sahipli bu tek parsel 19.09.1988 tarihinde ifraz edilerek 4.741 m²’si 1173 parsel, 1.801m²’si 1174 parsel, geriye kalan 5.126 m²’si ise 1175 parsel olmak üzere yine aynı tüzel kişilik adına kayıtlı 3 parçaya bölünerek tescil edildi. Bütün halde iken tüm yapılaşma haklarının üzerlerinde sonuna kadar kullanıldığı, söz konusu tüzel kişilikten satın alarak 1983 yılından beri ikamet ettikleri 1174 ve 1175 no’lu parsellerde oturan sakinlerin henüz kendilerine tapu devri yapılmadığı için ne bu durumdan ne de arsa paylarının bu operasyon ile gasp edildiğinden haberleri bile olmadı. 4.741 m²’lik alanı ile 1173 parsel ise resmi olarak üzerinde hiçbir yapılaşma hakkı kalmayan bir imar parseli olarak aynı tüzel kişiliğin uhdesinde kaldı.
1988 yılı sonunda yine Datça Belediyesi tarafından Karaincir bölgesinde belediye meclisince onanan Islah İmar Planı hazırlandı, onaylandı ve vakit kaybetmeden aynı kişinin sahibi olduğu aynı tüzel kişiliğin tasarrufundaki aslında üzerinde hiçbir yapılaşma hakkı kalmamış olan aynı 1173 parsele aynı belediye tarafından hazırlanan Islah İmar Planı ile tepside sunulan haklarla hızlıca inşaat ruhsat düzenlendi ve inşaatlar hızlıca başlatıldı. Ardından İzmir 2 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nca Islah İmar Planı iptal edildi, buna dayalı olarak inşaat ruhsatları da iptal edilmek zorunda kaldı ve belediye encümeni söz konusu kaçak yapılar için yıkım kararı aldı. Aynı tüzel kişilik yıkım kararına itiraz etti ve dava açtı. Aydın 1. İdare Mahkemesi bölge için belirlenmiş olan TAKS : 0.15, KAKS : 0.30 yapılaşma emsalini fazlası ile aştığını belirtip 'Onaylı İmar Planında F Adası (O dönem yürürlükte olan imar planında henüz ifraz yapılmamış haldeki 11.668 m² yüzölçümlü 558 no’lu tek parsel F Adası olarak isimlendirilmiştir) bölünerek yeni yapılar oluşturulamaz' hükmü ile yıkım kararını onaylayarak bu konuda son noktayı koydu.
Ta ki 2019 yılında Datça Belediyesi tarafından 'Karaincir sakinlerinin imar sorunlarını çözme bahanesi ile' yeniden başlatılan plan değişikliği onaylanarak geçmiş yargı kararları geçersiz kılınana kadar!
Bugün de aynı parselde, aynı tarafların aynı rolleri oynadığı aynı düzende aynı konuları konuşuyorsak yapılan plan değişikliğinin gerçek amacını anlamak güç olmasa gerek.

 GERÇEK DIŞI VE YANILTICI BEYAN SÖZ KONUSUDUR
İkincisi;
Kendi hazırlattığı imar plan değişikliği açıklama raporunda ortaya koyduğu gerçek dışı ve yanıltıcı beyan.
Datça Belediyesi tarafından İ.N.D Tur. Sey. İnş. Taah. Tic. Planlama Müh. Ltd. Şti.’ne hazırlatılan imar planı değişikliğinin amacını, bu konuda yapılan çalışmaların, etütlerin içeriğini ve tüm bunlar sonunda gelinen noktayı, planlama kararlarını gerekçeleri ile açıklayan 'Plan Araştırma ve Açıklama Raporu'nda 4.2. 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği Yapımı Gerekçesi ve İlkeleri başlığı altında temel gerekçe ve ilke 'A-2 tanımlı alan kullanımında kalan … mevcut binaların ekonomik ömrünü tamamlayıp yeniden yapılmak istenilmesi durumunda, … yapılanma koşullarının yeniden düzenlenmesi ihtiyaç olmuştur.' ifadesinden sonra aynı başlık altında söz konusu A-2 ile tanımlı başka hiçbir parsele özel olarak değinmeden genel ifadelerle özetlendikten sonra sadece üzerinde halihazırda kaçak inşaatların devam ettiği 1173 parsele özel olarak '…Planlama alanı içerisinde yerinde yapılan çalışmalarda içerisinde en az yapılanmanın olduğu 1173 parselin tapu kayıt belgesinde 25 tane bağımsız birim kat mülkiyetinin olduğu tespit edilmiştir. …' ifadesine yer verilmiştir.
Bu gerçek dışı ve yanıltıcı beyan söz konusu parselde iskan ruhsatı almış 25 adet bağımsız bölüm olduğunu söylemektedir. Oysa o alanda üzerinde belediye encümeninin 08.11.2000 tarih ve 355 nolu kararı ile yıkım kararı olan bir adet üç katlı müstakil yapı dışında ne söz konusu plan açıklama raporunun hazırlandığı zaman ne de öncesinde hiçbir zaman değil iskan almış, inşaatı tamamlanmış dahi hiçbir yapı var olmadı. Burada raporu hazırlayan ve hazırlatanlar bu gerçek dışı ve yanıltıcı beyanları ile söz konusu plan değişikliği ile yeni düzenlenen imar notuna uygun olacak biçimde 1173 parsele aslında hiçbir zaman hakkı olmayan bir yapılaşma hakkı kazandırmaktadır.
Öte yandan aynı raporun Ek-C Tapu Kayıtları dökümünde 1173 parsel için 10.02.2021 tarihli elektronik imzalı taşınmaz listesinde ise 25 adet bağımsız birimin taşınmaz numarası almış halde ancak kat irtifakı – arsa notu düşülmüş olarak kayıtlarda yer aldığı görülmektedir.
Bu durum ise belediye encümeninin 08.11.2000 tarih ve 355 nolu kararı ile 1173 parseldeki geçmiş kaçak yapılar için aldığı yıkım kararını tapuya bildirmediğini veya bildirdi ise, bunun tapu tarafından kayıtlara işlenmediğini, söz konusu parselde 13 yıldır ve halen 25 adet kat irtifakı hakkının hatalı olarak tapu kayıtlarında korunduğunu göstermektedir.
İmara aykırı yapılar, kaçak yapılar, ruhsatı iptal edilen yapılar tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince, tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirmesi gerekir. Bu nedenle geçmişte inşaat ruhsatına bağlı olarak oluşturulan kat irtifakını varsa bunun hükümsüz olduğunu sorumluluğunu yerine getirmeyen ilgili idare bilir.
Belediye dediği gibi yapılması gereken her şeyi yapmış sadece buradaki eylemin öznesi inşaatı durdurma değil yapma.
Mühürlenmiş inşaat halen devam ediyorsa bir yerde eksik yapılan bir şey var demektir. O zaman yürürlükteki mevzuat kapsamında belediyenin görevleri ve hukuki sorumluluklarını yerine getiriyor mu bakmak gerekir. Mesela bu söylediklerim yayınlamadan önce tapuya sorun, belediye imara aykırı yapı yapıldığını mevzuat gereği 7 gün içerisinde tapuya bildirmesi gerekiyorsa bildirmiş mi? Bunu bende merak ediyorum.
Kolluk kuvveti ile bir yaptırımı oldu mu?
İnşaatın devam ettiği her gün mühür fekki suçu işleniyor bunu tutanağa bağlayarak suç duyurusunda bulundu mu?
Mühürlenen inşaatın devam etmesi bir suç ise kamu düzenini sağlamakla görevli kaymakamlığa doğru bilgilendirme yapıldı mı?
SGK ya inşaatın devam ettiğini bildirdi mi?
Yoksa inşaat sahibini mümkün olduğunca incitmemeye mi çalışılıyor?
İnşaat devam ettiği sürece buna benzer sorular sorulacaktır. Çünkü göz göre göre mühürlenen inşaat devam edemez. Bunu kimseye açıklayamazsınız, hele 'bizim yetkimiz yok' diyemezsiniz, bu konuda hiçbir makam aciz değildir.
Karaincir'de yaşananlar ve verilen mücadele Datça’nın yarınlarına için verilen bir mücadeledir. Rantın değil sizlere oy veren halkın yanında durun ve bu hukuksuzluğa son verin.
Kuvvetlinin hukukunu değil, hukukun kuvvetini sağlayın.”

 




Bu haber 2387 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL YÖNETİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI