Bugun...



Bodrum’da Bir Tabelanın Altında Gömülü Eski İsim: Rumhaneleri’nden İslamhaneleri’ne

Bodrum’u herkes denizden bilir. Beyaz evlerden, begonvillerden, kaleden, teknelerden, yaz gecelerinden, sahil kalabalığından… Ama Bodrum’un asıl hikâyesi bazen denizde değil, yol kenarında sessizce duran bir tabelada saklıdır. Kimisi fark eder ama üzerinde durmaz. İslâmhaneleri...

facebook-paylas
Tarih: 08-07-2026 23:59

Bodrum’da Bir Tabelanın Altında Gömülü Eski İsim: Rumhaneleri’nden İslamhaneleri’ne

A. SEZAİ ÖZ / DATÇA

Oysa o tabela yalnızca bir mahalleyi göstermez; Bodrum’un unutulmuş bir zamanını, değişmiş bir adını, susmuş bir hafızasını gösterir.

Çünkü bu adın gölgesinde eski bir isim daha dolaşır: Rumhaneleri.

Bir tabelanın altında kaç ev, kaç aile, kaç komşuluk, kaç göç, kaç veda saklı kalır?

Bodrum’un bu tarafı, turizm broşürlerinde pek görünmez. Çünkü broşürler güneşi sever, hafızayı değil. Deniz mavisini gösterir, ama o mavinin altında kalan eski hayatları pek anlatmaz.

Oysa Bodrum yalnızca bugünün Bodrum’u değildir. Bodrum, üst üste kapanmış defterlerin kentidir.

Halikarnassos’tur.

Karia’dır.

Tersanedir.

Süngercidir.

Rum ustadır.

Müslüman denizcidir.

Yahudi tüccardır.

Göçmendir.

Mübadildir.

Köylüdür.

Eski evdir.

Ve bazen bir mahallenin adı, koca bir tarih kitabından daha fazla şey söyler.

Üstelik bu yalnızca halk arasında dolaşan bir rivayet de değildir.

20 Rebiülevvel 1332, yani miladi takvimle 16 Şubat 1914 tarihli bir belgede, Menteşe Mutasarrıflığına bildirilen bazı köy adı değişiklikleri arasında Bodrum’un iki eski yerleşim adı da açıkça geçer.

Belgede, Marmaris, Datça, Bodrum ve çevresinde “tarz-ı telaffuzca müşkilatı mucip” olduğu belirtilen, yani söylenişi zor görülen veya Türkçe/Müslüman kimliğiyle uyumlu bulunmayan bazı köy adlarının değiştirilmesi istenir.

Aynı belgede Marmaris tarafında Kirvesil’in Orhaniye, Elye’nin Turgut, Alka’nın Osmaniye; Datça tarafında Eleki’nin Reşadiye, Avlan’ın Mesudiye; Karameke’nin Aziziye, Losta’nın Selimiye yapılması istenirken, Bodrum için de çok çarpıcı iki değişiklik kayda geçer:

Rumbükü, Türkbükü olur.

Rumhaneleri, İslamhaneleri olur.

İşte bu cümle, Bodrum’un bugünkü tabelalarının altında yatan eski hafızayı bir anda görünür kılar.

Çünkü artık karşımızda yalnızca bir mahalle adı yoktur. Bir belgenin içinde bir dönem ruhu vardır.

Daha mübadeleden önce, daha Cumhuriyet kurulmadan önce, daha büyük nüfus hareketleri yaşanmadan önce, yer adlarının kimlik üzerinden yeniden düzenlenmeye başladığını görürüz.

Bu yüzden İslamhaneleri tabelası, yalnızca bugünkü bir mahalleyi göstermez.

O tabela, 1914’te alınmış bir kararın, Bodrum yolunda hâlâ ayakta duran sessiz sonucudur.

Burada aceleci bir cümle kurmamak gerekir. Bir yerin adında “Rum” geçmesi, orada yalnızca Rumların yaşadığı anlamına gelmez. Yer adları bazen nüfusu gösterir, bazen hafızayı; bazen de bir dönemin korkularını, ayrımlarını, yönelişlerini ve siyasal iklimini taşır.

Ama şu gerçek değişmez: Bodrum’un yer adlarında eski hayatların izi vardır.

Eski komşulukların izi vardır.

Eski ayrılıkların izi vardır.

Eski suskunlukların izi vardır.

Osmanlı’nın son döneminde kimi yer adlarının değiştirildiği, **Rumhaneleri** adının **İslamhaneleri**ne, **Rumbükü** adının **Türkbükü**ne dönüştüğü bu belgeyle açıkça görülür.

Toprağın altında, dilin kıvrımında, yaşlıların hafızasında, eski defterlerde yaşamaya devam eden bir kültür vardır.

İşte Bodrum’un bilinmeyen, konuşulmayan, turistik kalabalıkta duyulmayan tarafı budur.

Bir zamanlar bu yarımadada insanlar yalnızca denize bakarak yaşamıyordu. Tersanede gemi yapılıyor, sünger avcıları denize açılıyor, ustalar çalışıyor, tüccarlar alışveriş yapıyor, çocuklar aynı sokaklardan geçiyor, komşular birbirinin sesini tanıyordu.

Sonra zaman değişti.

Devletler değişti.

Sınırlar değişti.

Nüfuslar değişti.

Adlar değişti.

Evlerin sahipleri değişti.

Bodrum’a bu gözle bakınca kent başka türlü görünür.

Kale yalnızca kale değildir.

Sokak yalnızca sokak değildir.

Mahalle adı yalnızca mahalle adı değildir.

Her şeyin altında başka bir şey vardır.

Bir eski ad.

Bir eski ev.

Bir eski komşuluk.

Bir eski suskunluk.

Bazı tabelalar, “buradan yalnızca yol geçmedi, hayatlarda geçti” der.

Bugün Bodrum çoğu zaman trafikle, rantla, yazlıklarla, fiyatlarla, kalabalıkla konuşuluyor. Elbette bunlar da Bodrum’un gerçeği. Ama Bodrum’u yalnızca bugünün gürültüsüyle anlatırsak, dünkü sessizliği duyamayız.

Bu yarımadanın geçmişinde yalnızca insanlar değil, kelimeler de göç etmiştir.

Ve mübadele, bu eski isimlerin üzerine en ağır insan hikâyesini bırakmıştır; gidenlerin boşalttığı evlerde yeni hayatlar başlamış, ama bazı vedalar bir tabelanın altında hâlâ susarak yaşamaya devam etmiştir.

Mübadele, bu topraklarda en ağır insan hikâyelerini bırakmıştır.

Karşı kıyılarda da...

**Kaynak:** 1844-1845 Temettü Defterlerine göre Marmaris Kazası- Arzu Baykara Taşkaya

 




Bu haber 112 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI