Bugun...



Ferdi Zeyrek, CHP ve Kamucu-Halkçı Yerel Yönetim Anlayışı Üzerine (2)


facebook-paylas
Tarih: 01-09-2025 00:34

Ferdi Zeyrek, CHP ve Kamucu-Halkçı Yerel Yönetim Anlayışı Üzerine (2)

MEHMET ERDAL / Akhisar

(İkinci Bölüm)

MANİSA İL KONGRESİNİN SONUCU, ÖZGÜR ÖZEL İÇİN ÇOK ÖNEMLİYDİ

Özgür Özel, CHP Genel Başkanlığına aday olduğunu 15 Eylül günü açıklamıştı, memleketi Manisa'nın İl Kongresi ise 23 Eylül günü yapılıyordu. Üstelik desteklediği Ferdi Zeyrek'in karşısında aday olan Semih Balaban, il kongresi öncesi süreçte erken bir hamle yaparak CHP Genel Kurulunda Özgür Özel'in rakibi konumundaki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyen bir açıklama yapmıştı. Böylesi bir durumda, bütün gözler bu kongrede ve çıkacak sonuçta olacaktı; siyaseten bu çok doğaldı.

Semih Balaban'ın ilçe kongrelerinde güçlü olduğunu düşünerek il kongresini “garanti” görüp 'ihsas-ı rey'de bulunmasının ve CHP Genel Başkanlığına aday olan Özgür Özel'i karşısına almasının siyaseten yanlışlığı bir yana, Özgür Özel'in desteklediği Ferdi Zeyrek'in CHP Manisa İl Başkanlığı'nı kazanması, Özgür Özel için de çok önemli hale gelmişti; çünkü kendi ilindeki yarışı kaybetmiş bir siyasetçinin genel başkanlık yarışını kazanması çok zordur, en azından diğer illerdeki delegeleri olumsuz anlamda etkiler. Bu nedenle, Özgür Özel'in Manisa'daki yarışı mutlak bir biçimde kazanması gerekiyordu. Öyle de oldu; Ferdi Zeyrek ile birlikte Özgür Özel de kazandı. Dikkat ettiysen, Özgür Özel 4 Kasım günü yapılan genel kurulun ilk turunda Kemal Kılıçdaroğlu'na 18 oy fark attı. Manisa'nın kongre delege sayısı 21'dir. Diyelim ki Manisa İl Başkanlığı'nı Semih Balaban kazansa ve kongrede Manisa'nın 21 delegesi Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleseydi, Özgür Özel şimdi CHP Genel Başkanı olamayabilirdi.

Uğur Doğan, bu noktada Semih Balaban ile ilgili kısa bir açıklama yapma gereği duydu

CHP'de şöyle anlayış vardır: İlçe ya da il başkanı olan birisinin hemen belediye başkanı ya da milletvekili adayı olması 'genel' kabul görmez. 'O görevde biraz pişmeli, tarlada izi olmalı, yollarda yürürken toz yutmalı' derler. Bu anlamda Semih Balaban örgüt tabanında kabul gören bir isimdi. Çünkü o, bir dönem Şehzadeler İlçe Başkanlığı, iki dönem il başkanlığı yaptı. Delegasyon, Semih'i milletvekili olarak görmek istiyordu ama parti içi izlediği politika nedeniyle genel başkan Özgür Özel ile bazı konularda ters düştü. Yani, yanlış ata oynadı. Tabandan desteği vardı ama genel merkezden desteği yoktu. Ben, Semih'in milletvekilliğini hak ettiğini düşünüyorum. Çünkü örgüt içinde emeği vardı. Bunu yadsımam.”

2023 Genel Seçiminde listeleri Kemal Kılıçdaroğlu belirlemedi mi?

“Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu idi ama Manisa'da grup başkanı Özgür Özel'in sözü geçti ve Semih, 5. sıraya konuldu.”

Dördüncü sıraya, Selma Aliye Kavaf konuldu.

“Selma Aliye Kavaf, ittifak nedeniyle DEVA kontenjanından araya alınmıştı. Semih, 2023 Genel Seçiminde 5. sıraya konulduğu için milletvekili seçilemeyince, yeniden il başkanı olup Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na ya da Yunusemre Belediye Başkanlığı'na aday olmak istedi ama biz Ferdi'yi il başkanı yapınca, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı da riske girdi.”

Uğur, Semih ile ilgili bu kısa açıklamayı yaptıktan sonra, tekrar Ferdi Zeyrek'i anlatmaya başladı.

FERDİ'NİN ADAY OLMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜ, SORDUĞU SORUDAN ANLADIM

“Biz Ferdi'yi il başkanı yaptık ama Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ferdi'nin aklının ucundan bile geçmiyordu; bunu biliyorum. Ferdi, genelde siyasi tercihlerini benimle konuşurdu. Özgür Özel'in, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığını bir başkasına teklif ettiğini ve o kişinin fazlaca 'temkinli', hatta 'sağlamcı' davranarak, teklifi kabul etmediğini de biliyordum.

Neyse, bir gün Ferdi bana dedi ki 'Uğur abi, Manisa'da suyu ucuzlatabilir miyiz?' Bende tabi ki; 'Ucuzlatabiliriz.' dedim.”

Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak açıklanmadan önce?

“Evet. Daha ortada hiçbir şey yokken 'Suyu ucuzlatabilir miyiz?' dedi. Ferdi, benim MASKİ ile ilgili deneyimlerimi çok iyi biliyordu.”

O tarihlerde Manisa, suyun pahalı tüketildiği iller arasında kaçıncı sıradaydı?

“Büyükşehirler arasında, 1. sıradaydı. Ben her ayın 3. günü, yani enflasyon oranının açıklandığı gün Manisa Yurttaş İnisiyatifi'nin sosyal medya hesabında hem o ayın hem de bir sonraki ayın su fiyatlarını hem Manisa hem de 30 büyükşehrin su fiyatlarını güncelleyip yayınlıyordum...

Ferdi benim bu çalışmalarımı çok iyi bildiği için 'Abi' dedi, 'bana bu konuda bir rapor hazırlar mısın?' Dedim ki 'Tamam, hazırlayayım.'

Ben, Ferdi'nin samimiyetini görmek için rapor hazırlamayı biraz yavaştan aldım. Bir hafta geçti, Ferdi 'Abi, rapor hazır mı?' diye sordu. Aslında, rapor ana hatlarıyla hazırdı, ben onun samimiyetini, isteğini test ediyordum. Raporu hazırlamam konusunda ısrar ettiğini görünce, 'Tamam, Ferdi rapor konusunu ciddiye alıyor. Bu rapora ihtiyacı var.' dedim. Raporu hazırladım, kendisine verdim.”

Yani, suyun nasıl ucuzlatılabileceğinin raporunu kendisine verdin?

“Tabi. Cumhurbaşkanı'nın 15 Aralık 2021 tarihinde yayınladığı 4920 Sayılı Kararnameye dayanarak, suyu ucuzlatabilmenin yasal dayanağının da olduğu raporumu Ferdi'ye verdim. Aslında, ben o Cumhurbaşkanlığı kararnamesini Cengiz Ergün döneminde, kararnamenin yayınlandığının haftasında gidip MASKİ'ye dilekçe verdim. Bunların aklı olsa, benim verdiğim o dilekçeyi dikkate alır ve her yerden önce suyu ucuzlatma yoluna giderlerdi. Ben o dilekçemle, bir anlamda 'Bakın, sizin lideriniz, Cumhurbaşkanı böyle bir kararname yayınladı. Bu uygulamaya geçin.' diyordum.”

O dönem, Türkiye'de bu uygulamaya geçen oldu mu?

“İmamoğlu İstanbul'da uyguladı.”

Ferdi bey başkan olunca Manisa da uyguladı. Bu durumda Manisa, bu kararnameyi uygulayan 2. büyükşehir mi oluyor?

“Evet. Benim Ferdi'ye hazırladığım rapor 11 sayfa idi. Raporu alınca Ferdi bana dedi ki; 'Uğur abi, bu dosya koltuğumuzun altında dursun. Büyükşehir belediye başkan adayımız kim olursa, ben il başkanı olarak ona vereyim.' Ben de içimden dedim ki, 'Yeme beni Ferdi, sen bu raporu kendin için istiyorsun. Sen, büyükşehir belediye başkanlığı adaylığına hazırlık yapıyorsun.'”

Acaba, Özgür bey önceden Ferdi beye “Ferdi, hazırlan. Sen Manisa Büyükşehir Belediye Başkan adayımızsın.” demiş olabilir mi?

“Genel merkezin bir başka adaya teklif götürdüğünü ve o kişinin teklifi kibarca geri çevirdiğini bildiğimden, Ferdi'nin bu 'rapor' olayı benim aklıma onun adaylık hazırlığında olduğu düşüncesini getirdi. Keza, benim gönlümden geçen de o idi. Ferdi o makama yakışan birisiydi. Nitekim, parti içerisinde bazı arkadaşlara da 'Arkadaşlar, haydi Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız hayırlı uğurlu olsun.' diyerek bu kanımı söyledim. 'Kim?' dediler. 'Ferdi Zeyrek' dedim. 'Hadi canım sen de. Daha 6 ay önce il başkanı olmuş birisi şimdi büyükşehir belediye başkan adayı mı olur? Onun gönlünde Yunusemre Belediye Başkanlığı geçiyor.' filan dediler. 'Görürsünüz.' dedim. Nitekim çok kısa bir süre sonra, Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayımızın Ferdi Zeyrek olduğu açıklandı.

O günden sonra Ferdi Zeyrek, o dosya koltuğunun altında, seçim çalışması süresince o dosyadaki bilgilerden yararlandı. Propaganda sürecinde 'Meskenlerde 2 ton su 1 TL, diğer kademelerde %30 indirim.' bizim mottomuz (sloganımız) oldu.

Uğur Doğan, konuşmasının bu noktasında kendisinin belediye meclis üyeliğine aday olması konusuna geçti.

MECLİS ÜYELİĞİ BAŞVURUSU YAPILIRKEN PARA YATIRILARAK ADAY OLMAYI DOĞRU BULMADIM

“Ferdi, benim belediye meclis üyeliğine başvuracağımı düşünüyordu, başvurmadım. Belediye meclis üyeliği için başvurularda son gün 21 Şubat idi, 19 Şubat günü beni aradı. 'Uğur abi, sana kızıyorum; adaylık başvurusu yapmamışsın.' dedi. 'Evet, yapmadım, yapmayacağım da.' dedim. 'Abi, senin gibi deneyimli birisine ihtiyacım var, MASKİ'de yanımda olman lazım. MASKİ konusundaki emeğin, deneyimin...' falan filan dedi. 'Tamam, beni bilen bilir. Ben meclis üyesi olmadığım zaman örgüte destek vermeyecek miyim? Sen belediye başkanı olduğunda ben sana bildiğim konularda danışmanlık yapmayacak mıyım? Biz, örgüt disiplinini bilen insanlarız. İlle de bizim bir etiketimizin olması şart değil.” dedim. 'Abi, yok. MASKİ'de benim yanımda olacaksın.' dedi.”

Neden aday olmak istemiyordun?

“İki nedenden dolayı başvuruda bulunmamıştım: 1- Gençlerin önünü açalım. Benim yaşım, o tarihte 64 idi. 2- Başvuru dosyası alınırken 10.000 TL. para ödeniyordu. 'Ben' dedim, 'para vererek meclis üyesi adayı olmaya karşıyım. Meclis üyeliği, fahri bir görevdir. Özlük hakkı ya da gelir getirici bir özelliği yoktur, 'Huzur hakkı' dışında. Başvuruda istenen 10.000 TL. parayı verilmesini doğru bulmadım. Ben, 1999-2004 yılları arasında ÖDP kontenjanından girdiğim DSP Belediye Meclis Üyeliği sırasında böyle bir olay yaşadım: Belediye meclis toplantılarında çok şiddetli muhalefet yapıyordum. Haklı gerekçelerle muhalefet yapıyordum. Bana o dönem bir arkadaşım 'Uğur bey, sen hep böyle muhalefet mi yapacaksın?' dedi. 'Evet. Çünkü biz muhalefetiz. Ne oldu? Rahatsız mı oldun?' dedim. 'Sen' dedi, 'hep böyle muhalefet yaparsan, biz belediye nimetlerinden nasıl yararlanacağız?' dedi. 'Pardon, belediyenin nimetlerinden derken, ne söylemek istiyorsun?' 'Ben, 15 milyon para harcadım cebimden. Bunun karşılığında bir şeylerden yararlanmam lazım...” minvalinde bir şeyler söyledi.

Belediye meclis üyesi ve üstelik aynı (DSP) partidensiniz?

“Tabi. Sonra, o parti üyesi bizden istifa etti bağımsız olarak devam etti ancak iktidardaki ANAP'ı destekliyordu. Ben o dönem belediye encümenindeydim. Encümendeyken, onun belediyeye mal sattığını öğrendim. Oysa yasaya göre, belediye meclis üyeleri beyanname verir. 5 yıllık görevleri süresince ve görev süresi bittikten sonra bir yıl daha belediye ile hiçbir ticari ilişki içerisine giremezler. Teklif veremez, ihaleye katılamaz, ticari hiçbir ilişki içerisinde olamazlar. Belediye meclis üyesinin böyle bir hukuki sorumluluğu vardır. Bunları bilerek, belediye meclis üyeliğine başvuracaksın. İş insanı isen, belediyeye malzeme satıyorsan, müteahhitsen, işte belediyeyi kazanacağız, belediye meclis üyesi konumumla belediye ile iş yapacağım, ihale alacağım... hesapları yapıyorsan sen zaten mevzuatı bilmiyorsun, demektir.

Ben bütün bunları bildiğim için başvuru yaparken 10.000 TL vermenin etik olmadığını düşünüyorum. Bu düşüncemi her yerde söyledim. Bunun için 'belediye meclis üyesi olmayacağım' dedim. Ferdi Zeyrek çok ısrar etti. Bilemiyorum ama umarım benim için 10.000 TL filan yatırmamıştır.”

Kontenjandan aday gösterilenler de bu parayı veriyorlar mı?

“Yatırıyor. Sen belediye meclis üyeliği için başvuruda bulunursun, senin kontenjandan gösterilip gösterilmeyeceğini örgüt belirler; ön seçim olur ise, sıralamayı oylarıyla üyeler belirlemiş olur. Başvuruda bulunmadığım için benim kontenjan ya da sıra derdim hiç olmadı... Neyse, sonunda Ferdi emrivaki ile beni Şehzadeler Belediye Meclisi Üyeliği aday listesinde, 1. sıra kontenjandan gösterdi. Ferdi'ye, kontenjan adaylarının seçilmesinin belediye meclisinde çoğunluğun kazanılmasına bağlı olduğunu, bu nedenle seçilemeyebileceğimi söyledim. O 'Hayır abi, Şehzadeler'de Gülşah (Durbay) kazanacak' dedi. 'Gülşah kazansa bile belediye meclisinde çoğunluk sağlanamaz ise kontenjan adaylarının kazanamayacağını' söyledim. O, bunu bilmiyormuş.”

Uğur, Şehzadeler Belediye Meclisi'nde 3 kontenjan adayı gösterilebildiğini, kendisinin ilk sıra adayı olarak gösterildiğini ve seçime girildiğini söyledi.

“Seçimden sonra 4. gün, mazbataları aldık, MASKİ'nin ilk yönetim kurulu toplantısı yapılıyor, Manisa Büyükşehir Belediye binasında, Ferdi beni sağına oturttu ve söylediği ilk söz şu oldu: 'Uğur Doğan, benim siyasette en güvendiğim abimdir. MASKİ'ye yarın geldiğinde kendisine bir oda tahsis ediyorsunuz, benim yokluğumda MASKİ'de Uğur Doğan, Ferdi Zeyrek demektir dedi. Tabi bu böyle söyleniyor ama gerçekte böyle olmuyor...

(Devam edecek)
 

 




Bu haber 1133 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL YÖNETİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI