Bugun...



Tur Rehberi Gözüyle Badem Çiçeği Festivali

Festivalin son günü, saat 13.30/14.00 gibi İzmir/Tire'den günü birlik gelen tur otobüslerinin birisinin rehberi Nihat Konur'a “Bugün nereleri gezdiniz, gördünüz?” diye sordum; “Eski Datça'yı gezdik. Şimdi de burada, Datça merkezdeyiz. Saat 15.30 gibi de dönüşe geçeceğiz,” dedi.

facebook-paylas
Tarih: 17-02-2026 14:25

Tur Rehberi Gözüyle Badem Çiçeği Festivali

MEHMET ERDAL

“Reşadiye'ye ve Palamutbükü'ne gidip oraları da gezip görecek misiniz?” dedim. Badem Çiçeği Festivali'ne ilk kez tur getiriyormuş. “Oraları neresi? Programımızda yok.” dedi. Betçe'yi anlattım. “Betçe'yi görmeden Badem Çiçeği Festivali'ni anlayamazsınız; Badem Çiçeği Festivali için Datça'ya gelenler mutlaka Betçe'ye gidip, Palamutbükü'nü, Palamutbükü'ne giderken yol boyunca bembeyaz ve pespembe açan badem çiçeklerini görmeli.” dedim. “Datça'ya girdikten sonra çiçek açmış bazı badem ağaçlarını gördük. O kadar.” dedi.

TURLARIN BAŞINDA GELENLER, TUR REHBERLERİDİR!

Nihat Konur, “Bugün buraya gelen ya da başka bir yerdeki herhangi bir festival için giden turları organize edenler tur şirketleridir ama turun başında gelenler bizleriz. Badem Çiçeği Festivali'ne gelen turların başındaki rehberlerin hepsi Datça'yı bilen ya da her daim gelen rehberler değildir; pek çoğu ilk kez geliyordur. Bu nedenle, festivali örgütleyen belediye festivalden önce İnternet ortamında tur rehberlerini festival ile ilgili olarak mutlaka ayrıntılı bir biçimde bilgilendirmeli; Datça'ya girildiğinde nerede yemek yenilir, WC'ler nerededir, festival alanları nereleridir, nerede ne vardır?.. Biz bunları bilmeliyiz. Bu, bizden ve getirdiğimiz tur ile gelenlerden daha çok bu festivali düzenleyen belediyeler ve bu festivalden beklentileri olanlar için önemlidir.” diyerek görüşlerini sıralamaya başladı.

Datça Belediyesi'nin tur şirketlerini festival öncesinde festival programı ile ilgili olarak bilgilendirip bilgilendirmediğini bilmiyordu ama onun ısrar ettiği, bilgilendirmenin asıl olarak tur rehberlerine yapılması gerektiğiydi. Belediyeler festival programını yaptıktan sonra tur rehberlerinin odalarıyla ilişkiye geçerek İnternet üzerinden onlara ayrıntılı bilgiler verebilirlerdi. Turizm konusunda uzman olanlardan, profesyonel olanlardan birisi onlardı ve bu tür festivalleri düzenleyen belediyelerin o uzmanların, profesyonellerin görüşlerine mutlak biçimde ihtiyaçları vardı. Ayrıca, tur geldiğinde festival komitesi tur rehberleriyle ilişkiye geçse, onlara çay, kahve, yanında, örneğin, Datça'da bu festivalde söz konusu olan bademdir, o nedenle yanında 2-3 adet badem kurabiyesi ikram etse, Datça'ya gelmek için çok erken yola çıkan ve zaten çok yorgun olan rehber bu ilgiden çok memnun olur; sonra da kendisinden bir anket formunu doldurması rica edilse, sonrası için çok yararlı ve yol gösterici öneriler, eleştiriler... öğrenilebilir, belediye bu bilgileri gelecek yılki festivali daha iyi organize edebilme adına bir havuzda toplayabilirdi.

ÖNEMLİ OLAN, BU FESTİVALİN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASIDIR!

Ben olaylara eleştirel bakan birisiyim. 'Burada gördüğümüz bunca insan bugün buraya geliyor ise demek ki bu festival olumlu bir olaydır. Bunca insanı buraya getirebilme düşüncesi tutmuş ve bir popülerlilik kazanmıştır. Başarılı olmuştur.', denilebilir ama bunun sürdürülebilirliliği daha önemlidir.” dedikten sonra devam etti:

Eğer ki bugün buraya gelen insanlar burada yeterince tatmin olmazlar ise bu festival 5-10 yıl içerisinde ilk andaki etkinliğini kaybeder. Örneğin, bundan 2-3-4 yıl öncesinde Türkiye'de, İstanbul'da EMITT adı altında düzenlenen turizm fuarı inanılmaz canlıydı. Bu yıl o fuara yine katıldık. Katılanların neredeyse % 90'ının söylediği 'Kesinlikle, bu fuar bitmiş. Bir daha gitmeye değer değil.' oldu. Bu tür festivaller de aynı sayılabilir. İnsanlar arasında fısıltı gazetesi iki türlü çalışır: Bir, olumlu, iki, olumsuz. Belli bir zamana kadar burası insanlar arasında çok popüler olur ama sonrasında 'Aman gitmeyin. WC ciddi sorun, rezil olduk. Kalabalıktan adım atamadık. Yemek yiyecek yer bulamadık. Şöyle kazıklandık, böyle kazıklandık. Şu oldu, bu oldu...' türü kulaktan kulağa yayılan söylentiler yüzünden bir anda söner.

Badem Çiçeği Festivali de diğer pekçok festival gibi popüler kültürün getirdiği bir festivaldir. Popüler turizm, sürdürülebilir turizm değildir. Önemli olan, bu festivalin sürdürülebilir bir festival haline getirilmesidir. Sürdürülebilir turizme evrilebilmesi için de popüler turizmde kaliteyi yakalamak önemlidir. Kaliteyi yakalamak için de dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi, insanların buraya geldiğinde, burasıyla ilgili çok olumlu şeylerden söz etmesi gerektiğidir. Bunun için de turizmin en büyük oyuncuları olan rehberler ve acentalar ile bire bir iletişime geçilmesi lazım. Bu konuda kesinlikle bir eksiklik var. Ne burada ne de başka bir yerde yapılan festivallerde festivali örgütleyen belediyeler, rehberler ve acenteler ile iletişime geçmiyor. Belediyeler, hizmet verenler kendileri olduğu için her konuda tasarruf hakkını kendilerinde görüyorlar; hâlbuki turizm olayı sadece belediyeye ait bir olay değildir. Datça'daki bir festival de sadece Datça Belediyesi'ne ait bir olay değildir. Datça'da, hatta bütün ülkede yaşayan insanlara aittir. Belediyeye düşen, bunu yönetmektir. Doğru yönetemez ise olay tersine döner. Örneğin, İzmir Bayındır'daki Kuru Çiçek Festivali gibi sönümlenir, gider.

WC KONUSU, CİDDİ SORUN!

Nihat Konur, Datça'ya girdikten sonra ilk olarak Eski Datça girişinde durduklarını ve orayı gezip gördükten sonra şimdi bulunduğumuz alana yakın bir yere yönlendirildiklerini, otobüsten inip buraya geldiklerini söyledi. “Eksik olarak neleri söyleyebilirsin?” diye sordum. “WC konusu ciddi sorun.” dedi. Yemek yenilecek yerler konusunda bilinmezlikten kaynaklı eleştirileri vardı. Kafeden kalktıktan sonra buluştuğumuz tur rehberi eşi Aysun Konur da aynı şirkete bağlı gelen ikinci otobüsün tur rehberiydi. Aysun Konur, Datça'ya gelirken yol boyunca görevli jandarmaların ve polislerin yönlendirmelerinin çok iyi olduğunu söyledi. Datça'ya girerken bir-iki yerde “Badem ağaçlarına zarar vermeyin, çiçek açan dalları koparmayın” türü levhalar görmüşlerdi. Reşadiye ve Betçe Bölgesi programda yoktu. O da “WC sorunu” olduğunu söyledikten sonra, bulunduğumuz festival alanında gördüğü balık-ekmek ve köfte-ekmek fiyatları ile gelirken gördüğü Muğla'daki fiyatları karşılaştırarak, bir sahil kenti olan Datça'da festival alanında satılan balık-ekmek fiyatının 400.00 TL olmasına dikkat çekti; daha deneyimli olan eşi Nihat Konur, Almanya'daki Fast food pazarına atıfta bulunarak, bu fiyatın çok sorun olmadığını, farklı nedenlerle bunun normal karşılanabileceğini söyledi. Aysun Konur, lavanta bahçeleri turlarında ziyaretçilerin fotoğraf çektirebileceği bir alan belirlenmesine atıfta bulunarak, bir başka eksikliğe dikkat çekti. “Benzeri bir şey burada da olsaydı, bu tur daha güzel olabilirdi.” dedi. “Bunun için Betçe'ye gidilmiş olmak gerekiyordu.” dedim. “O zaman çok eksik kalmış orasının programa alınmayışı.” dedi. Nihat Konur, “Bizimle gelen konuklardan birisi şimdi dönerken yolda ya da yarın bir gün bizi gördüğünde 'Bir başka araç ile gidenler Betçe'yi de görmüşler. Badem ağaçlarının altında fotoğraf çektirmişler. Biz neden göremedik?' derse kendimizi çok kötü hissederiz.” dedi.

FESTİVAL İLE İLGİLİ BİLGİLERİ SOSYAL MEDYADAN ÖĞRENİYORUZ

Adını ve şirketinin adını yazmamı istemeyen bir tur şirketi sahibi, yaz sezonunda da Datça'ya tur getirdiğini, geçen yıl yapılan Badem Çiçeği Festivali'ne de geldiğini söyledikten sonra “Geçen yıl Eski Datça'daki, bu yıl ise Datça merkezdeki stantları daha düzgün gördüm. Geçen yıl Eski Datça bana bir tık daha cazip gelmişti; bu yıl biraz sönük kalmış.” dedi. Festival ile ilgili olarak, WC dışında eleştirebileceği bir şey yokmuş. Gelenlerin çoğunluğu da ilk kez geldiklerinden neyin eksik olup olmadığını bilemezlermiş. Festival boyunca kalabalığın olması, insanların Datça'ya yığılması normalmiş.

Festival öncesi Datça Belediyesi'nin tur şirketlerini bilgilendirip bilgilendirmediğini, festival ile bilgileri nereden aldıklarını sorduğumda, “Festival ile bilgileri belediyelerin festival ile ilgili sosyal medya paylaşımlarından ve Ege Bölgesinde, örneğin İzmir'de faaliyet yürüten tur şirketlerinin paylaşımlarını takip ederek öğreniyoruz. Festival öncesi belediye bizimle iletişime geçmedi ve tarafımıza herhangi bir bilgi gelmedi, üyesi olduğumuz tur örgütlerine bir bilgilendirmenin yapıldığını da en azından biz görmedik.” dedi. Festival öncesi belediyenin tur şirketlerini bilgilendirmesi çok iyi olurdu. Reşadiye ve Betçe Bölgesinin programlarında olup olmadığını sorduğumda “Tur arabaları Betçe'ye alınıyor mu?” diye sordu, alındığını söylediğimde de uzaktan gelen günü birlik turlarda Datça Yarımadasının her yerinin, örneğin Reşadiye'nin, Eski Datça'nın, Datça merkezin ve Palamutbükü'nün hepsinin gezilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

 




Bu haber 699 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL YÖNETİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI