Bugun...


GÜLDEN SÖKELİOĞLU

facebook-paylas
Gezi Parkı
Tarih: 02-06-2022 15:46:00 Güncelleme: 02-06-2022 15:46:00


İstanbul'da, Gezi Parkı'nın olduğu Taksim Meydanı'nın tarihçesine bakarsak; karşımıza önce Osmanlı padişahı Sultan 1. Mahmut çıkar...

Galata ve Beyoğlu semtlerinin 18. Yüzyılın ilk yarısında çok büyümesi ve şehrin su kaynaklarının yetersiz kalması üzerine

Sultan 1. Mahmut, Belgrat Ormanı'ndaki su kaynaklarını Levent - Mecidiyeköy üzerinden isale hattıyla İstiklal caddesinin baş tarafına yaptırdığı maksemden su verilmesini sağladı (1732-1733); şehrin kuzeyindeki ormandan şehre ilk kez su getiren künkler, teraziler ve kemerler sistemi burada sona eriyor ve depolanan su, köşe başındaki taş bir maksemden çeşitli yönlere taksim ediliyordu.

Meydan ve çevresi adını bu maksemden ve suların buradan taksiminden alır.

Maksemden sonra Harbiye yönüne yüründüğünde görülen duvarın içerisinde Maksemle aynı tarihte inşa edilen ve bir su deposu olarak kullanılmış olan, "Taksim Hazinesi" yer alır. Hazinenin duvarı Cumhuriyet döneminde imar edilmiştir.

Meydana imar getiren ikinci eser, Harbiye yolu karşısındaki 'Taksim Topçu Kışlası' olmuştur...

Topçu Kışlası,

Gezi Parkı'nın ön kısmına, 1806 yılında, Halil Paşa Topçu Kışlası adıyla, Rus ve Hint mimarisinden izler taşıyan bir eser olarak yapıldı.

İtttihat ve Terakki Cemiyeti,

2. Meşrutiyet'i

(Parlamentolu krallık)

1908 yılında ilan ederek 2. Abdülhamit'i iktidara getirdi.

2. Meşrutiyet Yönetimine karşı olan isyancılar,

31 Mart Olayı'nı( Rumi Takvime göre- 31Mart) çıkardılar

(13 Nisan 1909)  ve İttihatçı subayları öldürdüler.

Kurmay başkanı Mustafa Kemal Paşa olan, Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu,( İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Selanik'teki ordusu) İstanbul'a gelerek isyancıların karargâhı olan Topçu Kışlası’nı top ateşine tutarak isyanı  bastırdılar.

*

Şehircilik uzmanı Henri Prost, imar planını hazırlarken, Dolmabahce'den Nişantaşı'na yükselen Kadırgalar Vadisi'ni büyük bir park haline getirme planı içinde Taksim Gezisi'ni yetkililere önerdi.

1940 yılında dönemin İstanbul valisi Lütfi Kırdar, Henri Prost'un hazırladığı imar planı çerçevesinde harabe olan Topçu Kışlası yıkıldıktan sonra, Cumhuriyet döneminde yapılan, İstanbul'un ilk parkı oldu.

*

Taksim'in Yayalaştırılması Projesi kapsamında,

27 Mayıs 2013 gecesi saat 22:00 de, Gezi Parkı'nın Asker Ocağı caddesine bakan duvarın 3 metrelik kısmının yıkılması, 5 ağacın sökülmesi üzerine Taksim Dayanışması grubunun üyeleri, iş makinalarının önüne geçerek yıkımı engellediler ve parkta 50 kişilik bir grup çadır kurarak nöbet tutmaya başladılar.

28 Mayıs sabahı parka daha fazla protestocu geldi. Duvarı yıkmak isteyen ekibe karşı koyanlara karşı büyük bir çoğunluğu zabıta önlüğü giymiş olan Kalyon inşaat çalışanları müdahale etti.

*

Cumhuriyet Kadınları Derneği Türkiye Şubeler toplantısı, 28- 29-30 Mayıs 2013'de, Milas'ta olacaktı.

CKD Milas Şube Başkanı olarak, saat 09:00'da açılış konuşmasını yaptım.

CKD Genel Merkezini kuran, genel başkan Şenal Sarıhan’da İstanbul- Gezi Parkı'nda o sabah başlayan direnişle ilgili coşkulu bir konuşma yaptı.

Daha sonra, Türkiye'nin her yerinden gelen dernek başkanları ve üyelerinin katılımıyla Atapark'ta, Şenal Sarıhan tarafından coşkulu bir basın açıklaması yapıldı...

Hep birlikte Gezi Parkı'nda başlayan direnişin coşkusunu yaşadık.

*

Taksim - Gezi Parkı'nda, Topçu Kışlası'nın yeniden yapılarak; içinde kültür merkezi, AVM ve rezidansların yapılmak istenmesi; AKM'nin yıkılarak yerine bir opera binasının ve ayrıca Taksim'e büyük bir cami yapılmak istenmesi üzerine çıkan protesto gösterileri, polislerin orantısız güç kullanması nedeniyle Türkiye'nin her yerine yayıldı ve Haziran ayı boyunca devam etti.

Protesto gösterileri, müdahaleler, çatışmalar nedeniyle pek çok genç hayatını kaybetti, yüzlerce insan yaralandı. Biber gazı, tazyikli suyla ağır yaralanan ve bitkisel hayata girenler oldu.

Gezi eylemlerinde ilginç görüntüler de yaşandı; İtalyan piyanist Davide Martello'nun Taksim Meydanı'nda piyano dinletisi, konuşmadan ayakta duran adamlar, yiyeceklerini paylaşan insanlar, Ramazan nedeniyle iftar zamanı kurulan yeryüzü sofraları, biber gazı püskürtülen Kırmızılı Kadın, tazyikli suyla Türk bayrağına sarılan insanlar, polislerin önünde kitap okuyan gençler, tencere tava çalan kadınlar, yaptıkları 'Onur Yürüyüşü'yle gezicilere destek veren LGTB'liler, ve Miraç Kandili nedeniyle Gezi Parkı'nda Çarşı grubunun Beşiktaş'ta polislere ve halka kandil simidini dağıtması, Antikapitalist Müslümanların İhsan Eliaçık başkanlığında Bezmialem Valide Sultan Camii'ni ziyaret ederek dua etmeleri.

Acı olan da; Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Etem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert ve Ahmet Atakan'ın çok genç yaşta öldürülmeleri olmuştur.

Oysa bu süreçte;

Gezi Parkı'nda ağaçlar kesilmeseydi;

Topçu Kışlası yapılmak istenmeseydi;

güvenlik güçleri orantısız güç kullanmasaydı;

diyalog ve hoşgörü olsaydı; 

gençlerimizin hayatları kararmayacak;

insanlar geleceğe umutla ve sevgiyle bakacaktı.

Gezi Direnişinin 9. yıldönümünde ağaçlarına, ormanlarına, yaşam alanlarına, doğasına ve geleceğine sahip çıkan herkesi saygı ve minnetle anıyorum.

Meydanlar ve parklar, bir toplumun hafızasıdır; korunması gerekir.

Kaynak:

Wikipedia.org

Sözcü.com.tr



Bu yazı 867 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI