|
Tweet |
NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ
Zeytinlik Alanlarda Maden Aranmasına İzin Veren ve Muğla ilinde 400.000 dönüme yakın zeytinliklerin idam fermanı demek olan torba yasa içinde yer alan yasa teklifi çeşitli ertelemelerden sonra Meclis tatile girmeden önce Salı günü görüşülecek. Bu yasa teklifinin geçmemesi için İkizköylüler, 9 gündür Ankara’da Ayrancı’da Cemal Süreya parkında nöbet tutuyor. İkizköylüler ve yaşam savunucuları, 2019 yılından bu yana doğalarını, yaşam alanlarını, zeytinlerini, tarım arazilerini kömüre karşı korumak için canhıraş mücadele ediyor. Şimdi Ankara’dalar.
Bu sorun sadece bir avuç çevrecinin, İkizköylü’nün sorunu değildir. Bu Milas’ın, Muğla’nın ve Türkiye’nin sorunudur. Bir avuç yaşam savunucunun cansiperane verdiği mücadele; ormanlarımız kesilmesin, iklimimiz çölleşmesin, yağmursuz kalmayalım mücadelesidir. Onların verdiği mücadele maden için yapılan şiddetli patlatmalardan dolayı su kaynaklarımız kurumasın mücadelesidir. Onların mücadelesi ömrü kısa olan bir kömür rezervi için zeytinlerimiz, armudumuz, elmamız, böğürtlenlerimiz, dağ çileklerimiz, bahçelerimiz yok olmasın mücadelesidir. Onların mücadelesi, o bölgede canlı habitatının korunması mücadelesidir.
Bu mücadele aynı zamanda 100 civarındaki zeytinyağı fabrikası ile zeytinyağı marka sahiplerinin mücadelesidir. Bu mücadele aynı zamanda içinde zeytin üreticileri de olan 15,000’e yakın üyesiyle Milas Ziraat Odasının mücadelesidir(Oda'ya kayıtlı yaklaşık 7ç000 aile geçimini zeytinden sağalamaktadır). Bu mücadele aynı zamanda 100’e yakın zeytinyağı fabrikası sahibinin üye olduğu, Coğrafi işaretleriyle Milas zeytinyağını Dünyaya açılmasını sağlayan Milas Sanayi ve Ticaret Odası’nın mücadelesi olmalıdır. Bu mücadele aslında üyeleri zeytin ve zeytinyağı üreticisi olan TARİŞ Zeytin ve Zeytinyağı Birliğinin de görevi olmalı.
Milas'ın geniş coğrafyası içinde 132 mahalle bulunur ve bu mahallelerden 52 mahallenin/köyün temel geçim kaynağı zeytinciliktir. Zeytin, Milas için bir geçim kaynağıdır ve zeytinyağı sektörünün sanayisi oluşmuştur Milas’ta. Milas’ta yaşayan herkesin bir şekilde zeytinle bağı vardır. Bir kişi kamyoncu, minibüsçü, bakkal-manav-lokantacı olsa da bir şekilde zeytin ve tarımıyla ilgilidir Milas’ta. Zeytin Milas için ekonomik değer olduğu kadar, aynı zamanda sosyolojik bir gerçekliktir.
Milas Esnaf ve Sanatkârlar Odasının, Milas Şoförler ve Otomobilciler Odasının, Milas Gıda Maddesi Yapanlar ve Satanlar Odasının, Milas Süt Birliği üyelerinin de zeytinle bir şekilde bağı vardır mutlaka. Bu odalarımızın başkanları ve yöneticileri de Milas zeytinine sahip çıkmalı, tepkilerini ortaya koymalıdırlar. Zeytine sahip çıkmak, Milas’ta yaşayan herkesin ortak sorunudur çünkü zeytin, Milaslılar’ın ortak ekonomik değeridir.
Tüm Oda ve Birlik başkanlarımız, çatı örgütleri olan Konfederasyonları ve Birlikleri nezdinde girişimde bulunarak, bu yasanın geçmemesi yönünde girişimde bulunmaları etkili olacaktır. Belediyelerimiz de güçlerini ve ilişkilerini harekete geçirmelidir.
Bu sınav, hepimizin sınavı; elele vererek bu sınavdan başarıyla çıkmalıyız.
Biz bu doğayı atalarımızdan miras almadık; çocuklarımızdan ve gelecek nesillerden ödünç aldık. Bu nedenle, gelecek kuşaklara korunmuş bir doğa ve yaşam alanı bırakmak da bugün için bizlerin temel görevi!
Bu mesele, Milas ve zeytinliklerimiz için bir varoluş ya da yokoluş meselesidir!