Bugun...


GÜLDEN SÖKELİOĞLU

facebook-paylas
KURTULUŞ SAVAŞI KADINLARI!
Tarih: 02-09-2022 09:34:00 Güncelleme: 02-09-2022 09:40:00


Kurtuluş Savaşı'nda, köyleri, şehirleri işgal edilen; canı, ırzı, malı, mülkü ve hayvanları saldırıya uğrayan; erkekleri cepheye giden Anadolu kadınları savaşın en ağır zulmünü yaşamıştır.

Tarih boyunca yapılan tüm savaşlarda, hep savunmasız olan kadınlar ve çocuklar en ağır zulme uğramışlardır.

Eğitimci, yazar Zeki Sarıhan'ın yazdığı, Yunus Nadi Sosyal Bilimler Ödülü(2006) kazanan,

'Kurtuluş Savaşı Kadınları' kitabından bazı bölümleri aktarmak istiyorum.

   *

Maraş'ta Kurtuluş Savaşı'nın kıvılcımı, 31 Ekim 1919 günü Fransız ordusunda görevli bir Ermeni askerin, Uzunoluk hamamından çıkan kadınlara sarkıntılık yaparak bunlardan birinin peçesini yırtmasıyla çıkmıştır. Olayı kahvede otururken gören erkekler derhal müdahale ettiler.

Uzunoluk camisinde fahri müezzin olan, aynı zamanda yakındaki bir dükkânda sütçülük yaparak geçimini sağlayan Sütçü İmam, camide bulundurduğu tabancasını ateşlemiş,

"Irz düşmanı Ermeni" yere düşmüştür. Öbürleri kaçmıştır. Ermeniler, " Müslümanları öldürüp karılarını alacaklarını, camilere çan takacaklarını bağıra bağıra" yaralıların alıp götürmüşlerdir.

(99-Yalçın Özalp, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele'nin İlk Zaferi, s.43)

Adil Bağdatlıoğlu, Uzunoluk (İstiklal Harbi’nde Maraş, s.43)

Türk İstiklâl Harbi, C.4, Güney Cephesi, s.58

Maraş'ta Araplar Köyü'nde karargâh kuran bir Fransız birliğinin onbeş Türk'ü katlettikten sonra iki kadına yirmiden fazla asker tarafından tecavüz edildiği ve bir kız çocuğunun kadınlık organına ağaç sokarak yaraladıkları kaydedilmektedir.102- Yaşar Akbıyık, Milli Mücadele’de Güney Cephesi, Maraş, s.192

   *

Güney Marmara'da Yunan Vahşeti

Orhangazi ve Gemlik Bölgesi'nde 15 Mayıs 1921'de, Karacaali Köyü'nde kadınlar, 200 Yunan askeri tarafından kocalarının gözleri önünde ırzlarına geçildikten sonra kurşuna dizilmişlerdir. 104- Kadir Mısıroğlu, Türk'ün Siyah Kitabı, s.119, Bu kitap, o yıllarda İstanbul Hükümetinin Dahiliye Nezareti'nin( İçişleri Bakanlığı) yayınladığı iki ciltlik,  'Türkiye'de Yunan Fecayii' adlı kitabın genişletilmişidir. Kitapta anlatılan olaylar resmi raporlara dayalıdır. Raporlar, üyeleri İngiliz, Fransız, İtalyan general ve subaylardan oluşan iki inceleme kurulu tarafından hazırlanmıştır.

15 Ekim 1921 tarihli rapora göre Orhangazi'de çırılçıplak soyulan erkekler, ellerine kırbaçlar verilerek kendi eşlerini dövmeye zorlanmışlardır.

19 Ekim 1921 tarihli rapora göre Cihanköy'de beş yaşına kadar olan çocuklar evlerinden toplanarak annelerinin gözleri önünde süngüye takılıp diri diri ateşe atılmışlardır.

Yeniköy'de tutulan bir rapora göre 13 yaşında olan bir genç kızın memelerinin delindiği, deliklere tahta parçası sokulduğu yazılıdır. 106-Kadir Mısıroğlu, s.126

Araştırma Kurulu tarafından yakalanan bir Yunanlının çantasında bir avuç kınalı kadın parmağı, bilezikler ve altınlar çıkmıştır. Bu köylerden iki büyük grup halinde İstanbul'a kaçmak isteyen 250 kişi denizde yakalanıp sahile getirilerek camiye doldurulmuş, daha sonra dışarı çıkarılarak genç kızlar, kadınlar ve yaşlılar ayrı ayrı gruplar halinde toplanmış, kadınlar erkeklerin gözü önünde kirletildikten sonra öldürülmüştür. Çocuklar, kucaklarında bulundukları annelerinin karınları yarılarak içine gömülmüş veya süngülenmiştir. 109- Kadir Mısıroğlu, s.130

İnceleme Kurulu'nun 12 Mayıs 1921 tarihli, 365 numaralı raporunda yazılı olan bilgilere göre, Yunanlılar, Şile'de Hacı Mustafa'yı öldürdükten sonra kızının ırzına geçmişler, boynundan bir iple ahırdaki atın kuyruğuna bağlamışlar ve atı süngü ile kovalamaya başlamışlardır. Kız, parça parça olmuştur! 114- Kadir Mısıroğlu, s.140

   *

1919- 1921 yılları arasında İstanbul ve Anadolu'ya gelip izlenimlerini yayımlayan Fransız kadın gazeteci Berthe Georges- Gaulis, 2. İnönü Savaşı'ndan sonra kendisinin sonuçlarına tanık olduğu, Yunanlıların çekildiği bölgelerde yaptıkları yıkımı anlatırken şöyle diyor: " Bilecik, bir felaket ve acılar diyarı. Koku burada dayanılmayacak kadar fazla. Henüz dumanı tüten bu taş yığınları altında kim bilir ne kadar insan cesedi gömülü. Tecavüze uğramamış genç bir kız veya kadın kalmamış. Bazen de bu taş yığınları arasında iki güzel kız çocuğu ipek ipliği bükerken bizim kafilenin geçişini seyrediyorlar. Biraz ötede, kızını korumak isterken, kafasına taşla vurularak öldürülmüş bir ihtiyarın mezarı." 121- Berthe Georges- Gaulis, Kurtuluş Savaşı Sırasında Türk Milliyetçiliği, s.136

Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey komutasında kurulan Demirci Akıncıları'nın barındığı Ulus Dağı eteklerinde Mart 1922'de düşman Molla Hasbi'nin evini yakmış, kendisini de birkaç kadınla birlikte şehit etmiştir. Hatta bu köye Nazife adlı bir kadın akıncılara ekmek getirmiş, Yunanlılar ondan, akıncılar hakkında bilgi istemiş, bütün baskılara rağmen ağzından bir kelime alamayınca Nazife Hatun'u fırına atarak şehit etmişlerdir.- 577 Baki Vandemir, İstiklal Harbi'nde Demirci Akıncıları, s.196-200

F. Abdullah Tansel, İstiklal Harbi'nde Mücahit Kadınlarımız, s. 52

Anadolu Ajansı'nın 11 Haziran tarihli bir haberinin Hakimiyeti Milliye'deki başlığı şöyledir: "Söke'de Dünyanın en feci hadiseleri - Genç bir Türk kızı, Semahat Hanım, yirmi cani Yunanlı tarafından bütün gece koyundan koyuna atıldıktan sonra sabaha karşı feci bir şekilde katledilmiştir " Hakimiyeti Milliye " Buna hangi vicdan, hangi din, hangi meslek dayanır?" diye sormaktadır.

Büyük Taarruz'da bozguna uğrayan Yunanların İzmir'e doğru kaçarken yapacakları zulmü önlemek için Mustafa Kemal,

1 Eylül 1922'de kurtuluş bekleyen halka yayımladığı bildiride " Kadınlarınızı ve çocuklarınızı düşman kaçarken dağlara ve emin yerlere saklayınız" emrini vermektedir. 132- Vakit, sayı 1705, 12.9.1922'den Atatürk'ün Bütün Eserleri C.13, s. 231

   *

Kurtuluş Savaşı'nda sadece Yunanlılara karşı değil, Anadolu'da onlara destek veren Rumlar ve Fransızların himayesindeki Ermeniler de Türkleri vahşice katletmişlerdir.

   *

Kurtuluş Savaşı'nda Türk kadınları, cephede savaşmanın yanısıra cephe gerisinde de topyekûn bir mücadele vermiştir...

İstanbul'dan gizlice kaçırılan ve gemilerle Karadeniz'de İnebolu'ya getirilen cephaneleri, genç yaşlı erkekler,  sırtlarında bebeleri olan kadınlar ve çocuklar hep birlikte 350 kilometre olan İnebolu- Ankara yolunu zorlu kış şartlarına rağmen, dondurucu soğukta, yalın ayak, kağnılarla ve eşeklerle sekiz on günde taşımışlardır.

Türk Ulusunun Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde topyekûn verdiği savaş ve kazandığı zafer, esir ve mazlum uluslara örnek olmuştur.

'Ya İstiklal, Ya Ölüm' denilerek, İstiklâl (Bağımsızlık) kazanılmıştır.

   *

Namusunu, vatanını korumak isteyen yüzlerce, binlerce kadın, ya Efe'lerin kurduğu çetelere katılarak ya da kendileri müfrezeler kurarak düşmanlara çok kayıplar vermişler, hayatları pahasına zaferi kazanmışlardır.

Kadın kahramanlarımızdan bazıları şunlardır:

- Halide Edip( Halide Onbaşı)...

Erzurumlu Kara Fatma( Fatma Seher)- 43 Kadın ve 700 erkekten oluşan müfrezesiyle Anadolu'da işgal altındaki pek çok yerde savaşmış ve zafer kazanmıştır...

- Boynundaki altını satarak tüfek alan Binbaşı Emire Ayşe...

- Kırmızı Müfreze'nin uçan savaşçısı Tayyar Rahmiye...

- Fransız birliğini pusuya düşüren Kılavuz Ayşe...

- Askere yemin ettiren, moral veren Gül Hanım...

- Aşkının ölüme götürdüğü Efe( Halil) karısı Gördesli Makbule...

-25 kişilik Kadın Birliği'nin kumandanı Ayşe Kadın...

-Adile Hanım (Tarsuslu Kara Fatma)...

- Üniversite öğrenciliğinden cepheye giden Asker Saime...

- Türk Jan Dark'ı, Küçük Nezahat(12 yaşındadır ve 70. Alay komutanı Hafız Halit Bey'in kızıdır) annesi öldüğü için cephede büyümüş, askerlere moral vermiştir.

   *

Kurtuluş Savaşı'nda Türk kadınlarının uğradığı zulüm karşısında düşmana karşı verilen destansı mücadele ve Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde kazanılan zafer, tüm esir, mazlum uluslara örnek olmuştur.

   *

Kadınlarımızın işgal sırasında uğradığı zulümlerin örneklerinin çoğu, fesli tarihçi, Kadir Mısıroğlu'na ait. Yunanlıların Türk kadınlarına yaptığı zulmü kitabında yer veren Kadir Mısıroğlu, sonradan, "Keşke Yunan kazansaydı" demiştir. Bu söz, Yunanlıların kadınlara, çocuklara uyguladığı en vahşi cinayetleri, tecavüzleri onaylamak demektir.

Bu da namuslu, onurlu Türk kadınlarını aşağılamak, vicdanları kanatmak demektir.

Ayrıca, eski TBMM. Başkanı İsmail Kahraman'ın, "Şehirlerin düşman işgalinden kurtuluşu kutlanmaz. 'Ben esirdim, esaretim bitti, ben köleydim' diye ikrarda bulunulmaz. Küçüklük kompleksi verir, yanlıştır. Fetihler kutlanır. İstanbul'un kurtuluşu 6 Ekim, kim demiş? İzmir'in kurtuluşu 9 Eylül, kim demiş? Ne münasebet. Cihan Harbi bitti, müstevliler alacaklarının birkaç mislini aldı ve öyle gittiler, çekildiler. Kurşun sıkmadık ki. Övünecek büyük bir tarihimiz varken kölelikten kurtulduğumuz tarihe niye bayram diyeceğiz. Fethettiğimiz tarihe diyeceğiz" demiş; Kurtuluş Savaşı'nı yok saymıştır. 

Bu tür zehirli bir söylem; şehitlerimize, Yunan, İngiliz, Fransız, Ermeni,  Rum zülmüne uğrayan, namusları kirletilen kadınlarımıza, Kurtuluş Savaşı'nda erkeğiyle birlikte savaşan, taşıdığı cephane donmasın diye çocuğu ve kendisi donarak ölen analarımıza, hakarettir... Kem söz sahibine aittir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yapılan Kurtuluş Savaşı'nı yok saymak, kazanılan büyük zaferi ve şehirlerimizin kurtuluşunu kutlamamak; Türk Milleti'ne hakarettir ve daha da acısı Türkleri Anadolu'dan atmak isteyen işgalci devletleri ve bilhassa Yunanlıları sevindirmektir.

Esaretten kurtaran, bağımsız ve özgür bir Ulus olmamızı sağlayan, bayrağımızı dalgalandıran, camilerimizi düşman çizmesinden kurtaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi, isimsiz kahramanları,

 'Kurtuluş Savaşı Kadınları'nı sonsuz saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz... Işıklar içinde uyusunlar.

Kaynak: 'Kurtuluş Savaşı Kadınları' Kitabı- Zeki Sarıhan

                

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Bu yazı 795 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI