CHP, İmralı'da Öcalan'la görüşecek heyete temsilci vermeyince; barış karşıtı, Kürt düşmanı ilan edildi bazı kesimlerce. Hem sağda hem de sol-demokrat kimliği ile tanıdığımız bazıları tarafından.
Gerçek öyle mi?
Değil.
Özgür Özel yönetimindeki CHP, iktidar bu konuyu ağzına almazken, sorunu sık sık gündeme getiren parti olmuştur.
MHP, HDP-DEM kapatılmalı, hazine yardımları kesilsin derken; CHP bu tür yaklaşımlara karşı çıkmıştır.
Özel yönetimindeki CHP'nin, Kürt siyasetine yaklaşımları hep pozitif olmuştur. Bu ülkede, Barış olacaksa, gerçekten barış isteyenlerle olacak ve bunun içinde CHP de olacaktır.
CHP'nin Öcalan'ın ayağına gitmemesi, siyasi bir tutumdur ve buna saygı duyulmalı.
Öcalan'la görüşmeye gidenler barış yanlısı; gitmeyenler ise barış karşıtı, Kürt düşmanı gibi suni değerlendirmeler yapılmamalıdır.
Özgür Özel yönetimindeki CHP'nin, Kürt sorununa, kayyumlara ve anti demokratik uygulamalara karşı çıkışı objektif olarak değerlendirilmeli ve salt İmralı tutumundan dolayı "linç tavrı", sergilenmemeli...
Solda bazılarının 2010 yılındaki Anayasa oylamasında "yetmez ama evet" ve sonrasında pişmanlık yaratan tavrı gibi; bu süreçte de benzer bir düşünce ve yaklaşım içinde olunmamalı!
Somut koşulların somut tahlili iyi yapılmalı...
Sözüm özellikle, sol-demokrat diye bildiğimiz insanlara...