|
Tweet |
NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ
Milas tarihi ve kültürel değerler açısından çok zengin bir ilçe. Geniş coğrafi alanı içinde 27 antik kentin kalıntıları bulunuyor. Arkeologlar tarafından son yüzyılın buluntusu olarak değerlendirilen Karya Satrabı Hekatomnos’un anıt mezarı Milas’ta. Milas kent merkezinde eski kent dokusunun hakim olduğu Hiasarbaşı-Hoca Bedrettin, Ahmetçavuş-Hayıtlı, Hacı İlyas, Şevketiye, Hacı Abdi, Firuzpaşa-Gazipaşa, Burgaz ve Gümüşlük mahallelerinde özgün mimariye sahip cumbalı ahşap evler ve konaklar bulunuyor. Uzunluğu 2 kilometreyi bulan Su kemerleri, Bodrum’da Dünyanın yedi harikasından biri sayılan ve şu anda yerinde olmayan Moseleum’un bir minyatürü olarak inşa edilen Gümüşkesen Anıtı Milas’ta…
Milas bu kadar zenginliğe sahip olmasına rağmen, elindeki bu değerleri değerlendiremiyor, turizmden hak ettiği payı alamıyor.
KÜLTÜREL MİRAS BİR BİR YOK OLUYOR
Geleneksel mimarinin özelliklerini taşıyan eski yapılar doğa koşullarına daha fazla dayanamayarak tek tek yıkılıyorlar. Bazıları da yanıyor veya yakılıyor…
Haber fotoğrafındaki ev, MİLAS'ın en özgün geleneksel mimarisini yansıtan bir evdi. Milas'ı ziyaret edenlerin ilgiyle izledikleri, fotoğraflarını çektikleri ev. 24.7.2023 tarihinde yandı, geriye enkazı kaldı.
Sahip çıkılmadıkça bu evler ya yanıyor/yakılıyor ya da kendiliğinden yıkılmaya başlıyor.
İnsan eli değmediği sürece bu eski yapılardan geriye hiçbir şey kalmayacak.
ÇAĞRI
Buradan belediye başkanımız Fevzi Topuz'a sesleniyorum. Gelin bu konuda bir başlangıç yapalım. Ne yapalım, nasıl bir yol ve yöntem izleyelim; uzmanlarıyla, bu konuda fikri olanlarla biraraya gelelim konuşalım, tartışalım ve bir yol haritası belirleyelim. Her boşa geçen gün, kültürel mirasımız olan ve Milas'ın kent kimliğini oluşturan yapıların aleyhine işliyor. Bu kent bizim. Kentimizin değerlerine sahip çıkmalıyız. Bu biraz zor olacak ama önemli olan zoru başarmak…
NE DEDİLER?
Formun Altı
Milas' ta tüm sit alanları kesinlikle koruma altına alınsın. Milâs’ın tarihi ve kültürel dokusu bozulmasın. Sit alanlarına ev, depo vb. hiçbir şey yapılmasın. SİT alanlarına sahip çıkalım.
Sözkonusu durum benim çocukluğumdan beri gündemdedir. Değerlerimizin göz göre kaybolması ve bütün hemsehrilerimizin hiç bir şey yapamaması... Eskiyi yaşatabilmek çok pahalı bir iştir. Bireysel olarak altından kalkılabilecek bir eylem değildir. Devletimizin bu konuda bir bütçe ayırması ve uzman bilim insanlarına hazırlatılan bilimsel projeler yine uzman ustalara, uzman kişilerin denetiminde yaptırılması gerekir. Belediyelerimizin bütçesi ile Milas gibi 50 cm. Kazınca antikiteye rastlanan bir beldede hiç mümkün değildir. Eee ne yapalım? Yanıp dökülmesini, kaybolmasını seyir mi edelim?
Benim naçizane önerim şudur: (Uygulanabilirliği tartışılabilir) Belediye, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve Devlet bir araya getirilerek ciddi bir yol haritası çizilerek, Siyaset dışı bir ortamda uygulamaya geçilmelidir. Kaybolan varlıklarımız yetsin artık…
Çok yazık çok Milas'ın kültürel değerlerini bir bir kaybediyoruz.
Çok önemli bir konu…
Yazık ki ne yazık, o kültürel yapılar yok olup gittiğinde geriye çağımızın beton ve demir yığını ucube binaları kalacak ve Milasımız hiçbir esprisi olmayan kimliksiz bir şehire dönecek, "Eski Milas" diye bir bölge kalmayacak…