beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort
Bugun...



Milas Bir Turizm Güneşi Olarak Parlamayı Bekliyor

Milas Belediyesinin de kurucuları arasında yer aldığı Tarihi Kentler Birliği(TKB), 2 Temmuz 2000 tarihinde kuruldu. TKB, 29-30 Nisan ve 1 Mayıs 2005 tarihlerinde, Muğla-Milas Buluşması ve Birlik Meclisi toplantısı düzenlendi, çeşitli konuşmalar yapıldı, 1 Mayıs Pazar günü de Milas inceleme gezisi gerçekleştirildi.

facebook-paylas
Güncelleme: 07-10-2026 02:16:37 Tarih: 07-10-2026 02:11

Milas Bir Turizm Güneşi Olarak Parlamayı Bekliyor

Tarihin İçinden...

NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ

Buluşmanın ana konuşma başlıkları ve panel konuları şöyleydi: “Turizmde Bölgesel Planlama ve Kimlikli Ev Sahibi Olmak” ve “Muğla Turizm Havzasında Yeni Turizm Elemanları ve Kültür Turizmi Dinamikleri”

TKB Muğla-Milas Buluşmasına katılanlar ise şu isimlerden oluşuyordu: Dr. Osman Gürün (Muğla Belediye başkanı), Mehmet Özhaseki(Türkiye Tarihi Kentler Birliği ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı), Prof. Dr. Metin Sözen(ÇEKÜL Vakfı Başkanı ve TKB Danışma Kurulu Başkanı), Oktay Ekinci(Mimarlar Odası Genel Başkanı ve TKB Danışma Kurulu Üyesi), Prof Dr. Şener Oktik(Muğla Üniversitesi Rektörü), Prof. Dr. Mustafa isen(Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı), Fevzi Topuz(Milas Belediye Başkanı), Mazlum Ağan (Bodrum Belediye Başkanı), Prof. Dr. Ruşen Keleş( TKB Danışma Kurulu Üyesi), M. Erol Karakullukçu (Datça Belediye Başkanı), Kazım Turan (Ören Belediye Başkanı)i Hüseyin Aksoy (Muğla valisi), Konuk Bakanlar ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer.

MİLAS BELEDİYE BAŞKANI TOPUZ’UN KONUŞMASI

Bu toplantıda Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Milas’ın değerleri ve yapılması gerekenlerle ilgili bir değerlendirme konuşması yaptı. Topuz, konuşmasında şunları söyledi:

Muğla denildiği zaman akla hep ilk gelen yaz mevsimi ve bu mevsim içerisinde denizi, güneşi ve gece eğlenceleri ile sahil kesimi, yani Bodrum, Marmaris, Fethiye olmuştur. Günümüzde tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de turizm hareketi artık geçen birkaç sene içerisinde görüldüğü gibi hızla şekil değiştirmektedir. Denize, kuma ve güneşe olan özlem ve ihtiyaç gittikçe azalmakta ve bu yolla elde edilen turizm gelir pastası da daralmaktadır. Zaten üç-dört aylık bir süre içerisinde turizmden faydalanmak verimli de değildir. Ayrıca her şey dahil sistemi ile ülkemize gelen yabancı turistleri otellere hapsederek onları kültür mirasımız ve işsiz doğamızdan mahrum etmek, turizm geleceğimize kendi ellerimiz ile vurduğumuz en büyük darbedir.

Oysaki zaten betondan, tek düzelikten ve Avrupa'nın yakın tarihi değerlerinden bıkmış bir şekilde bölgemize gelen yabancı turistlere sunacak birçok tarihi ve kültürel değerlerimiz bulunmaktadır. Önemli olan bu değerleri hem yabancı hem de artık sayıları giderek artan yerli turistlere doyurucu bir şekilde sunulabilmektir. Peki nedir bu kültürel değerler? Nedir dünyadan ve ülkemizin diğer coğrafi bölgelerinden farklı olan? Nedir Muğla'nın, Milas'ın sunduğu eşsiz değerler?

İşte Milas; Karya Uygarlığı'na başkentlik yapmış, Roma, Bizans, Selçuklu, Menteşe Beyliği ve Osmanlı İmparatorluğu'nun önemli merkezlerinden biri olan ve bulunduğu bölge sınırları içerisinde 27 adet antik kentin kurulduğu, tarihin her dönemine tanıklık etmiş, birçok dinden, dilden toplumu bağrına basmış, geçmişi derin ve derin olduğu kadar zengin bir yerleşim alanı. Gerek doğal güzellikleri, gerekse kültürel değerleri, gerekse yaşam tarzıyla eşsiz bir alternatif turizm alanı ama bir yanda bu kadar zengin bir kültürel mirasa ve doğal güzelliklere sahip bir ilçe, bir yanda sadece ve sadece turizmin Antalya'dan sonra ikinci başkenti Bodrum'un gölgesinde kalmış ve turizmden istediği payı alamayan bir başka ilçe. Birbirine taban tabana zıt bir durum. Bu içinden çıkılmaz gibi görünen ve her ne kadar sahil kesimlerinin, yıldızının daha da parlayıp, turizmden alacağı payın giderek artacağı yönünde bir izlenim bırakan bu durum, hiç de göründüğü gibi değildir.

İster yerli, ister yabancı olsun, artık tüm turistler daha otantik ve tarihi dokusu ile geçmişine ve özüne bağlı kalmış yöreleri tercih etmektedirler. Milas'ımız bu yüzden hem çevremizde süre gelen klasik turizm hareketi, hem de önemi yeri kavranan tarih turizmi için ideal bir merkezdir. Bu dinamiği her iki turizm hareketinin lehine kullanmak elimizdedir. Yöremize kısa süreler içinde gelen tüm turistlere daha uzun süreli ziyaretler için bundan daha iyi alternatifler sunulamaz.

Öyle bir Milas hayal edin ki; geçmişi 8 bin yıl geriye dayanan, üzerinde yaşayan her medeniyete ait birçok arkeolojik kalıntının bulunduğu, gerek cumhuriyet öncesi, gerekse cumhuriyet sonrası dönemin izlerini hala belirgin bir şekilde taşıyan, kabuğunu kırmak için bir kıvılcım bekleyen, el değmemiş, bakir kültür kenti Milas.

Milas'taki zengin tarih, kültür ve doğal potansiyel ülkemizin diğer hiçbir coğrafyasında bir arada bulunamayacak özelliklerdedir. Bir yanda uluslararası havalimanı, bir yanda göçmen kuşları barındıran sulak alanları, bir yanda örf ve adetlerine bağlı, geçmişi günümüzde bozulmadan yaşayabilen dağ köyleri, bir yanda 8 bin yıllık geçmişi ile tarihi ve arkeolojik değerleri, bir yanda Milas'a özgü Türk ve Levanten Evleri, bir yanda dünyaca ünlü halıları, bir yanda dünyada kişi başına düşen zeytin ağacı varlığı ve meşhur zeytinyağı, bir yanda ise Bodrum'dan bile daha uzun bir kıyı şeridi. Evet hepsi aynı coğrafya içerisinde ve hepsi en fazla bir saatlik süreler kadar yakınımızda.

Bu yüzden Milas'ta eksiğiyle değil fazlasıyla bir Safranbolu, bir Beypazarı olmak istemekte ve hak etmektedir. Öyleyse "Muğla Turizm Havzası"nın yeni hedefi, öncelikle ilimizdeki turizm hareketini on iki aya yayabilmek ve yılın sadece belli ayları dolu olan nezih tesisleri yılın tamamında doldurabilmek olmalıdır. İlimizin turizm konusundaki sorunu ne tesisleşme ne tanıtım ne de bölgemize olan ulaşımdır. Sorun yıllardır aynı filmi baştan sona tekrar ve tekrar izlememizden kaynaklanmaktadır. Oysaki Muğla'ya özel uzun vadeli bir turizm planlaması yapabilsek ilimizin denize en uzak köşesini bile turizme açabiliriz. Turist bizden ne istemektedir? İstediği kum, güneş ve deniz ise verebileceklerimiz belli ve yeterlidir. Peki turist bizden zengin tarihimize ait belirgin izler isterse onlara ne verebiliriz? Ya da verebileceklerimiz yeterli olacak mıdır? Muğla alternatif turizm alanları ve kültür turizmi konusunda pilot il olarak ilan edilmeli ve dış kaynaklı krediler sağlanarak tarihi değerler ayağa kaldırılmalı, tarih yeniden canlanmalıdır.

Tarihin yeniden canlanması ile ilgili olarak ilçemiz Milas'tan çarpıcı bir örnek, 1965 yılında kısa bir kurtarma kazısı yapılan Euromos (Ayaklı) kalıntılarıdır. Türkiye'deki Zeus Tapınakları arasında en iyi durumda olanlardan birisi olan bu muhteşem yapı ve çevresi o tarihten bu yana hiçbir arkeolojik kazıya sahne olmamıştır.

Zengin arkeolojik kalıntıların bulunduğu ilçe merkezimizde de geçtiğimiz yıla kadar kent merkezli bir kurtarma kazısı yapılamamıştır. Milas Evleri özellikle sit ve miras meselelerin çözümsüzlüğü nedeniyle kaderine terk edilmiştir. 150'nin üzerinde tescilli binamızdan sadece birkaçı yeniden yaşanılır hale getirilmiştir. Eldeki turizm elemanlarını ve kültür turizmi dinamiklerini daha tam anlamıyla kullanamazken, yenilerini aramak sadece ve sadece kaynak, vakit israfından başka bir şey değildir. Milas bu zengin potansiyeli ile bir ışık, bir çıkış yolu aramaktadır. Milas'ın kabuğunu kıramamasının bir nedeni de aşırı göç alması ve yeni gelenlerin geçmiş kültüre karşı olan yabancılıklarıdır. Milas, ülkemizin zengin geçmişine ışık tutacak bir ayna misali, kendisine uzanacak elleri beklemektedir. Evet Milas sizleri beklemektedir.

Milas, insanıyla, el değmemiş doğasıyla, Türk ve Macar evleriyle, konaklarıyla, han ve hamamlarıyla, camileriyle, halısıyla, zeytini ve zeytinyağıyla, örfüyle, âdetiyle, halkoyunlarıyla, müziğiyle, Gümüşkesen'i, Baltalıkapı'sı, Uzun Yuva'sı, su kemerleriyle, Labranda'sı, Euromos'u, Heraklia'sı, İasos'u, Keramos'u, Beçin'i, Hermias'ı ve binlerce arkeolojik değeriyle, gölleri, denizi ve bakir koylarıyla, sulak alanlarıyla, milli ve tabiat parklarıyla, Selimiye'si, Güllük'ü, Ören'i, Beçin'i ve yüzün üzerinde köyü ile kısacası, onlarca alternatif turizm elemanı ve harekete geçirilmeyi bekleyen dinamikleri ile işlenmeyi ve turizm güneşi olarak parlamayı beklemektedir.

xxx

NOT VE YORUM: 2005 yılından bu yana 21 yıl geçti. O zaman bu çalışmalara başlanılmış olsaydı, Milas bu konuda epey yol gitmiş olur ve bugün Milas turist kaynayan bir şehir olurdu. Bu konuda boş geçen yıllara üzülmemek elde değil ama bugün için ona takılı kalmayalım, Zamana karşı yıkılmamak için direnen kültür mirası yapılarımız için ada bazında koruma çalışmalarını başlatalım ve ilk olarak sokak sağlıklaştırma çalışmalarının hayata geçirilmesini sağlayalım.  Yukarıdaki güzel konuşmanın sahibi Milas Belediye Başkanı Sayın Topuz’dan zaman geçirmeden bu konuda bir adım atmasını bekliyoruz.




Bu haber 103 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR-SANAT Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI