beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort
Bugun...


Nalan ÖZÇELEBİ Psikolog

facebook-paylas
Her Sabah Yaşanan O Gizli Savaş: Okula Gitmek İstemiyorum
Tarih: 26-09-2026 03:41:00 Güncelleme: 26-09-2026 03:41:00


Okulların açılmasıyla çocuk ve aile içinde tatlı bir koşuşturmanın ardından bazen işler yolunda gitmeyebilir. Okulun açılma sürecinde ikinci haftaya girildi. Okul hazırlığına ilişkin her şey hazır fakat “çocuk fiziksel yakınmalar, derslerle ilgili problem ve benzeri bahaneleri ileri sürerek okula gitmeyeceğini” ifade ediyor. Bir sorunun var olduğu ortada. Ebeveyn hayal kırıklığı içinde yaşanan durumun tembellik, sorumluluktan kaçma ya da şımarıklık olduğunu düşünüyor…

Çocuğun okula gitmek istemeyişi isteksizlikten mi yoksa kaygıdan mı kaynaklanıyor öncelikle bu ayrıma dikkat edilerek, soruna çözüm aramak gerekmektedir. Okul reddi; motivasyon odaklı olup, okul dışındaki hayatın çocuk için daha cazip olmasıdır. Okul reddi sorunu kaygı olmayıp bir tercih, disiplin konusudur. Okul kaygısı; tehdit odaklıdır. Beyin çocuğun yaşadığı yeni durumu tehdit olarak algılar. Kaygılı çocuk için okulun en zorlayıcı yanı, derslerin kendisi değildir. Başarısız olması sonucunda, nelerin olabileceğini düşündüğü için kaygı duyar. Hissettiği duygu durumu okulu öğrenme ortamı olmaktan çıkararak, tehdit algısıyla ilişkilenen bir ortama dönüştürür ve okulda var olamayacağını hisseder.

Çocuklar yaşadıkları duyguyu kelimelerle ifade edemezler. Çocuğun yaşadığı gerginliği beyin tehdit olarak algılar ve “savaş, kaç ya da don” tepkisini verir. Okul kaygısı yaşayan çocuğun okula gitme zamanı yaklaştığında psikolojik kökenli bedensel ağrıları ortaya çıkabilir. Bedensel ağrılar; baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, yorgunluk, çarpıntı olarak ifade edilebilir. Sempatik sinir sisteminin aktifleşmesiyle gerçek fizyolojik tepkiler oluşmaktadır. Sorunu çözebilmek adına; çocukta oluşan fiziksel yakınmaların tıbbi bir rahatsızlık olup olmadığı dikkate alınarak, kesinlikle araştırılmalıdır.

Ebeveynin çocuğum “çalışmak istemiyor” söylemi yerine “acaba çalışmakta zorlandığı için mi okuldan kaçınıyor”  sorusunun yanıtının araması daha doğru bir davranış olabilir. Kaygı yaşayan çocuk okula gitmek yerine evde kalarak, kısa sürede rahatladığını, sorununu çözdüğünü düşünebilir. Okula gitmeyerek sağlanan anlık çözüm, okula dönüşü daha da zorlaştırabilir. Bu durum; kaygının yönetilmesinde temel bir yol haline getirilmesine, ilerde kaçınmanın daha da büyümesine neden olabilir. Okul kaygısı nedeniyle evde kalan çocuğun ödevlerini yapmayı ihmal etmemesi, ebeveyni yanıltmamalıdır.

Okul kaygısı sorunu ergenlerde de benzerlik göstermektedir. Okul kaygısı yaşayan ergenler genellikle sosyal etkinliklere yönelmeyerek, ev içinde sıkıntılı zaman geçirerek okul kaygılarını daha da genelleştirirler.

Çocuğun “okula gitmek istemiyorum” cümlesinin ardındaki sesleniş, okulda anlaşılmadığı, güvende hissetmediğinin ifadesi olabilir. Yaşadığı durumu kendisi bile adlandırmada zorlanabilir.

Belki de görünenin ardında yaşanan gerçek soru:

-Dersleri anlamakta zorlanması

-Ailenin beklentilerini karşılayamayacağını düşünmesi

-Başarısız olma ve sınav korkusu

- Ailesini hayal kırıklığına uğratmak istememesi

-Arkadaşlarının yanında başarısız olma endişesi

-Öğretmeninin tutumundan etkilenmesi

-Evde kalarak aile içinde yaşanan gerginliği önleyebileceğini düşünmesi

-Belki de en önemlisi akran ilişkilerinde sorunlar yaşanıyor olması

Böyle bir durum yaşandığında; “çocuğu okula nasıl göndeririz?” yerine çocuğun o an neler hissettiği, ne düşündüğünün sorularak, konuşmasına fırsat vermek, dinlemek yerinde bir davranış olabilir.

Okula gitmek istememe davranışının, kaygının görünen yüzü olduğu unutulmamalıdır.

Çocuklarda beyin gelişimi devam ettiğinden, tehdit merkezinin ürettiği duygu dalgasını tek başına bastıramaz. Bu bağlamda ebeveynin kaygıyı yok etmeye çalışmak yerine, kaygıyla birlikte hareket edebilmeyi öğrenerek psikolojik esnekliğini geliştirmesi önem bir adım olabilir.

Ebeveyn neler yapabilir:

Sorunu çözebilmek amacıyla; çocukla, öğretmenle, okulla, görüşmek yarar sağlayabilir.

-Çocuğun yaşadığı duyguyu anlamaya çalışırken, sorulması gereken açık uçlu sorularla adım atabiliriz:

“Okula gitmeyi düşündüğünde ilk olarak aklına ne geliyor?” “Şu an okula gitmek zorunda olmasaydın ne hissederdin?”

-“Okulda seni en çok dersler mi, öğretmenin mi, arkadaşlarınla kurduğun, kurmak istediğin iletişim mi zorluyor?”

“Bunların dışında farklı bir zorlanma, zorbalık yaşıyor musun?” sorularının sorulması

-Çocuğun kaygısının varlığını kabul ederek, bu duyguyla da okula gidebiliriz mesajının verilmesi

-Okula yeni başlayanlar için, kaygıyı kontrollü adımlarla kademeli olarak okula alıştırma sağlanabilir:

   a) Tam gün yerine okul bahçesinde oyun oynatmak,

    b) Birkaç derse katılmasının sağlanması

     c) Yarım gün okulda bırakmak uygulamasının yapılmasıyla “okulun güvenli” yer olduğunun hissettirilmesi

-Ebeveynin kendi kaygısını yöneterek, sakin duruş sergilemesiyle çocuğun sinir sisteminin sakinleşerek, beynine güven sinyalinin göndermesinin sağlanması.  

-Ebeveynin somatik tepkilere şefkatle yaklaşırken, kaygı ve davranış arasındaki dengeyi sağlamaya dikkat etmesi

-Ebeveynin aşırı kollayıcı tutumdan uzaklaşması, çocuğun evde kalmasına izin vermemesi

 -İletişim sağlanırken güven vererek, söz ve beden dilinin tutarlı olmasına özen gösterilmesi

-Çocuğun okulun yalnızca not ve sınavların yer aldığı yer olmadığını, zorlanabileceği, hata yapabileceği, yeniden deneyeceği bir yer olduğunun belirtilmesi

-Çocuğun okul ve arkadaş çevresinin gözlemlenmesi

-Demokratik ortamda büyüyen çocuğun otoriter bir öğretmene, arkadaşlarına uyum sağlayamaması durumunda, okul, öğretmen ile işbirliğine gidilerek, gerektiğinde öğretmen veya okul değişikliğine yapılması

-Eğitim kurumlarının kendilerini sorgulayarak, eğitimin bir bütün olduğu biliciyle değişim yolunda gereken önlemleri alması

-Okullarda güvenli ortamın sağlanması

-Ebeveynlerin yanı sıra, eğitimin, müfredatın yeni bir anlayışla, çağdaş yaklaşımlarla düzenlenerek, sorumlulukların paylaşılması önemli adımlardır.

Sorun erken dönemde fark edildiğinde; sorunun asıl kaynağına yönelmek çocuğun geleceği açısından önemli olabilir. Okuldan kaçınma davranışı akademik, sosyal yaşamını belirgin biçimde etkileyerek, yoğun kaygı ve bedensel belirtiler ortaya çıkabilir. Sorun yalnız bir okul sorunu olmayıp, yetişkin dönemde iş yaşamında sorunlar yaşayarak, iş reddine de neden olabilmektedir Aile, okul, öğretmenin çabaları yeterli olmuyor, dört hafta süre içinde sorun çözülmüyorsa, durum kronikleşmeden profesyonel yardım alarak psikologla görüşmek doğru davranış olacaktır.

Sonuç olarak; çocuğun arkasındaki gerçek çocuğu görebilmeyi başarmak ebeveyn olmanın da gereği değil midir?

Sağlıklı, sevgi dolu, güvenli, kaygısız, aydınlık yarınlara…  

Kaynakça:

Baharlı, K., &Tahiroğlu, A.Y. (2010). Okul reddi: Klinik Özellikler, Tanı ve Tedavi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar (Current Approaches in Psychiatry), Cilt: 2, Sayı:3, Sayfalar: 362-383.

Berg, I., Nichols, K., & Hall, G. (1969). The school phobic child. British Journal of Psyhiatry, 115 (521), 407-418

Coyne, L. W., McHugh, L.,& Martinez, E.R. (2011).Acceptance and Commitment Therapy (ACT) whit children and adolescents: A practitioner’s guide. New Harbinger Publication

Kearney, C.A., & Silvermen, W.K. (1990). A perliminary analysis of functional model of school refusal behavior. Behavior Modification, 14 (3), 340-336.

Köroğlu, E. (2015). Çocuk ve Ergenlerde Anksiyete Bozuklukları ve Tedavisi. HYB Yayıncılık.

Porges, S.W. (2011). The Polyvagal Theory: Neurophysiological Foundations of Emotions, Attachment, Communication, and Self- regulation. W. W. Norton & Company



Bu yazı 45 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI