|
Tweet |
Eğitim-Sen Milas temsilciliğinin açıklamasında, “Eğitimde başarı, okulda geçirilen sürenin uzunluğuyla değil, o sürenin ne kadar nitelikli kullanıldığıyla ölçülür. Dünya üzerindeki başarılı eğitim modelleri incelendiğinde, okul saatlerinin makul seviyelerde tutulduğu ve öğrenciye serbest zaman tanındığı görülmektedir,” ifadelerine yer verildi.
Açıklama şöyle:
2025-2026 Eğitim-öğretim yılının 2. döneminin başlaması ile birlikte, okullarımızda giriş çıkış ve teneffüs saatleri değiştirildi. Giriş saatleri ileriye alınarak teneffüs zamanı 20 dakikaya çıkarıldı. Bu uygulama eğitim-öğretimde çeşitli olumsuzlukları ve riskleri de beraberinde getirdi.
İlçemiz okullarında uygulamaya konulan zaman çizelgesi ile birlikte, okul çıkış saatleri bazı okullarımızda çok geç saatlerde olmaya başladı.
Eğitim-Sen olarak; velilerimizden ve öğretmenlerimizden aldığımız dönüşlerde, geç çıkma nedeni ile öğrencilerin ödevlerini yetiştiremedikleri ve gelişimleri için gerekli olan kurslara katılamadıkları görülmüştür. Okul sonrası kısa zamanı ödev yapmakla geçiren öğrencilerin; oyun oynamaya, sosyal etkinliklere ve dinlenmeye zamanlarının kalmadığı tespit edilmiştir. Bu durum pedagojik ve psikolojik açıdan ciddi riskler oluşturmakta, bilişsel yorgunluğa yol açmaktadır.
Uzun süre okulda kalmak öğrenciler açısından ek beslenme ihtiyacı doğurmaktadır. Bu da, okul kantininden beslenme ihtiyacını gideren çocukların aileleri için daha fazla ekonomik gider anlamına gelmektedir. Ekonomik zorluklar yaşayan ailelerin çocuklarının beslenmelerinde ve dolayısıyla gelişimlerinde sorunlar yaşanacaktır. Öğrenci açlığının da önünü açacaktır.
Eğitim-öğretimin geç saatlerde bitmesi nedeni ile temizlik problemleri ortaya çıkmıştır. Çünkü yardımcı personel sınıfların ve lavaboların temizliği için yeteri kadar zaman bulamamaktadır. Böylelikle hijyen sorunları baş gösterecektir.
Teneffüs saatlerinin uzatılması, her ne kadar öğrenciler için olumlu bir uygulama gibi görünse de; teneffüs sürelerinin uzatılması nedeni ile öğrencilerimizin derslere odaklanma ve motivasyon kaybı yaşadığı görülmektedir. Her ne kadar nöbetçi öğretmenler, tüm dikkat, gayret ve çabayla görevlerini yapsalar da, teneffüslerde düşme, yaralanma, akran zorbalığı olaylarının artmasına yol açmaya başladığı tespit edilmiştir.
Eğitimde başarı, okulda geçirilen sürenin uzunluğuyla değil, o sürenin ne kadar nitelikli kullanıldığıyla ölçülür. Dünya üzerindeki başarılı eğitim modelleri incelendiğinde, okul saatlerinin makul seviyelerde tutulduğu ve öğrenciye serbest zaman tanındığı görülmektedir.
Son olarak Eğitim-Sen olarak; İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün "Zaman Çizelgesini" bilimsel ve pedagojik açıdan tekrar gözden geçirmesini, okul idarelerinin ve öğretmenlerinin görüş ve düşüncelerini dikkate alarak gerekli düzenlemeleri yapmasını talep ediyoruz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.