Bugun...


Hüsnü TEVŞİ / Farkındalık Defteri

facebook-paylas
Türkiye Nereye Gidiyor?
Tarih: 25-06-2026 22:34:00 Güncelleme: 25-06-2026 22:34:00


Bu soru artık bir coğrafya sorusu olmaktan çıkalı çok oldu. Çünkü Türkiye'nin nereye gittiğini kimse bilmiyor ama herkes bir yere gittiğinden emin.

Sabah kalkıyorsunuz, dolar yükselmiş. Öğlen bakıyorsunuz, düşmüş. Akşam tekrar yükselmiş. Gece ekonomistler televizyona çıkıp bunun aslında yükselirken düşmek, düşerken yükselmek olduğunu anlatıyor. Ertesi gün herkes birbirine aynı soruyu soruyor:

"Abi sen anlıyor musun?"

Kimse anlamıyor ama herkes yorum yapıyor.

Türkiye biraz da böyle bir yer oldu. Herkes kaptan köşkünde, gemiyi kullanan yok.

Trafikte insanlar birbirine korna çalarak sevgi gösterisinde bulunuyor. Kırmızı ışıkta bekleyen sürücüye arkadan gelen araç "Hayat kısa kardeşim" mesajı veriyor. Sinyal kullanmak ise artık kişisel gelişim göstergesi sayılıyor.

Eğitim sistemine bakıyorsunuz. Her gelen bakan sistemi değiştiriyor. Öğrenciler müfredatı takip etmek yerine eğitim reformlarını takip ediyor. Üniversite sınavına hazırlanan gençlerin en güçlü yönü matematik değil; belirsizlik yönetimi.

Gençler gelecek planı yapıyor.

"Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?"

"Vallahi abi, mümkünse aynı ülkede."

Eskiden çocuklar astronot olmak isterdi. Şimdi en büyük hedef vize alabilmek.

Ev kiraları ayrı bir sanat dalı haline geldi. Ev ilanlarında artık ev değil, umut kiralanıyor.

"2+1 daire"

Aslında 1+0,5.

"Muhteşem manzara"

Komşunun çamaşır ipi.

"Ulaşım sorunu yok"

Çünkü ulaşım yok.

Market fiyatları ise kuantum fiziğine geçti. Aynı ürünün fiyatı gözlemleyene göre değişiyor. Sabah aldığınız peynir akşam lüks tüketim kategorisine geçebiliyor.

Türkiye'de artık insanlar yatırım uzmanı oluyor. Taksici altın konuşuyor. Berber faiz tartışıyor. Manav küresel piyasaları yorumluyor.

Domates alırken bir yandan merkez bankası analiz ediliyor.

Sosyal medya zaten başlı başına bir evren. Herkes her konuda uzman.

Deprem uzmanı.
Ekonomist.
Teknik direktör.
Jeopolitik danışman.
Beslenme uzmanı.

Bir kişinin aynı gün içinde hem Ortadoğu politikası hem de mantı tarifi üzerine kesin hükümler vermesi artık sıradan bir olay.

Televizyon tartışmaları ayrı bir şölen.
Sekiz kişi aynı anda konuşuyor.
Kimse kimseyi dinlemiyor.
Program sonunda moderatör:
"Sürenin sonuna geldik."
İzleyici olarak siz de düşünüyorsunuz:
"Başına da gelinmemişti zaten."
Ama bütün bunların arasında Türkiye'nin çok ilginç bir özelliği var.

Şikâyet eder.

Yakınır.

Söylenir.

Tartışır.

Sinirlenir.

Sonra düğünde oynar.

Maçta sevinir.

Komşuya yemek götürür.

Bir felaket olduğunda hiç tanımadığı insanın yardımına koşar.

Bir yandan umutsuz olduğunu söylerken diğer yandan gelecek hafta için plan yapar.

Belki de Türkiye'nin gittiği yer tam olarak belli değildir.

Çünkü Türkiye düz bir çizgide ilerlemez.

Bazen ileri gider.
Bazen geri gelir.
Bazen sağa döner.
Bazen sola kırar.

Bazen de navigasyonu kapatıp içgüdüleriyle devam eder.

Ama her şeye rağmen yolculuk sürer.

Bu yüzden "Türkiye nereye gidiyor?" sorusunun en dürüst cevabı belki de şudur:

"Türkiye bir yere gitmiyor.

Türkiye yolda."

Ve galiba yıllardır hepimiz aynı otobüsteyiz.

Şoför değişiyor.

Muavin değişiyor.

Yolcular değişiyor.

Ama arkadan hâlâ aynı ses geliyor:

"Biraz kayar mısınız?"



Bu yazı 108 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI