Bugun...



“Sendikal Faaliyetlerimiz Üzerinden Eğitim Sen'i Hedef Gösterenler, Açıkça Suç İşlemektedir!”

Milas şehir parkındaki açıklama, Eğitim-Sen Milas temsilcisi Hamza Göncü tarafından okundu. Konuşma, sık sık sloganlarla beslendi. Açıklamada, “Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Baskı, tehdit, şiddet ve sömürüye karşı birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacağız! Sadece kendi haklarımız için değil; çocukların, öğrencilerin, toplumun geleceği için mücadele etmeyi sürdüreceğiz,” ifadesine vurgu yapıldı.

facebook-paylas
Tarih: 28-03-2025 00:55

“Sendikal Faaliyetlerimiz Üzerinden Eğitim Sen'i  Hedef Gösterenler, Açıkça Suç İşlemektedir!”

NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ

Eğitim Sen Milas Temsilciliği, sendikal haklarını savundukları için haklarında sporuşturma açılan ve kendilerine ev hapsi ve adli kontrol cezası verilen genel nmerkez yöneticileri bir açıklama yaptı. 27 Mart Preşembe günü saat 18’de, Milas şehir parkında yapılan açıklamaya; Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması üzeriene Adalet ve Demokrasi Nöbetleri için, Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından oluşturulan eylem birliği komisyonu üyeleri katıldı. Oluşturulan eylem birliği komisyonu; adalet ve demokrasi nöbetinin 6. Günündeki katılım fazlalığı ve Eğitim-Sen’in açıklamasındaki katılım yoğunluğu ile farkını gösterdi.

Milas şehir parkındaki açıklama, Eğitim-Sen Milas temsilcisi Hamza Göncü tarafından okundu. Konuşma, sık sık sloganlarla beslendi. Açıklamada, “Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Baskı, tehdit, şiddet ve sömürüye karşı birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacağız! Sadece kendi haklarımız için değil; çocukların, öğrencilerin, toplumun geleceği için mücadele etmeyi sürdüreceğiz,” ifadesine vurgu yapıldı.  

AÇIKLAMA ŞÖYLE:

Eğitim-Sen Merkez Yürütme Kurulu, 24 Mart 2025 tarihinde toplanarak, “İnsan, toplum, doğa yararına üniversite” savunumuz çerçevesinde; öğrencilerin güvenli bir kampüs ortamında eğitim öğretim haklarını kullanmalarının sağlanması amacıyla öğretim elemanı üyelerimizin 25 Mart 2025 tarihinde bir günlük “hizmet üretmemesi” kararı almıştır.

Bu karar öğrencilerin demokratik tepkilerine sahip çıkmak, onları yalnız bırakmamak, kamusal ve özgür bir eğitimi savunan sendikamız açısından bir zorunluluktur. Ne var ki bu meşru dayanışma, iktidar blokunun ve siyasallaşmış yargının sendikamızı hedef almasına neden olmuştur. 

Soruşturma hukuki dayanaktan yoksundur

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisiz olmasına rağmen, sendikamızı ve sendikal faaliyetlerimizi hedef alan, “suç işlemeye alenen tahrik etme” gerekçesiyle açmış olduğu soruşturma; hukuki dayanaktan yoksun, gerçekleri çarpıtan ve sendikamızı hedef gösteren bir tutumdur ve kabul edilemez. Benzer gerekçelerle,  bir ssoruşturma da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmış ve Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz  26 Mart Çarşamba günü  konuyla ilgili ifadeye çağrılmıştır.

Cezalar bizi yıldıramaz

MYK üyelerimiz savcılıkta verdikleri ifadenin ardından ev hapsi istemiyle mahkemeye sevk edilmiş ve bütün MYK üyelerimiz hakkında iki hafta ev hapsi ve sonrasında haftada bir imza atmak üzere adli kontrol cezası verilmiştir. MYK üyelerimize verilen bu cezalar doğrudan doğruya Eğitim Sen'in sendikal faaliyetlerini engelleme amacı taşımaktadır. Ancak Eğitim Sen geçmişte olduğu gibi, bu tür baskı ve yıldırma politikaları karşısında geri adım atmayacak, sendikal faaliyetlerini kesintisiz sürdürecektir.

Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmelere göre, kamu emekçilerinin iş bırakma hakkı vardır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sendikal hakları kullanan Eğitim Sen'e yönelik, “suç işlemeye alenen tahrik etme” gibi maddi temelden yoksun şekilde soruşturma açması suçtur. Yargı organlarının görevleri arasında yasal ve Anayasal haklarını koruyanları tehdit etmek yoktur.

TÖS ve TÖB-DER’den gelen gelenek

Üstüne bir de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, devlet televizyonunda verdiği demeçte, yıllardır ayaklar altına almaktan çekinmediği insan haklarına yönelik sendikamıza ders vermeye kalkmış; yine yasaya göre yetki alanı dışında olan konuları kendine vazife etmiştir. Bakan Tekin'in, Encümen-i Muallimin'den, TÖS ve TÖB-DER'den gelen 100 yılı aşan insan hakları ve demokratik toplum mücadelemizden haberi olmadığı gibi, aldığı talimatlarla haddini aşarak bizlere yaptırım tehditleri savurmaktadır. İfade etmekten çekinmiyoruz; bu tehditler bizlere vız gelir! Sayın Bakan ilk önce eğitimden koparılarak gönderildiği MESEM'lerde can veren çocukların hesabını vermelidir.

Üniversite öğrencilerinin taleplerini görmezden geliniyor

Siyasi iktidar, üniversite öğrencilerinin taleplerini görmezden gelmekle yetinmemekte; onlara destek olan herkesi kriminalize etmeye çalışmaktadır. Böylece hem gençliğin muhalif enerjisini bastırmayı hem de sendikal hareketi itibarsızlaştırmayı ve sindirmeyi hedeflemektedir. Burada sorulması gereken soru nettir: Öğrencilerin adalet talebi mi suçtur, yoksa bu talebi bastırmaya çalışan baskı rejimi mi? Eğitim Sen'in desteği, bir suça ortaklık değil; üniversite gençliği başta olmak üzere, üniversitelerden yükselen çığlığa kayıtsız kalmamaktır.

Birlikte kazanacağız

Üniversite gençliği ve üniversitelerde görev yapan öğretim elemanları haklı mücadelelerinde yalnız değildir. Türkiye'nin dört bir yanında üniversitelerde yaşanan boykot, bu karanlık rejime karşı halkın vicdanını temsil etmektedir ve biz o vicdanın yanındayız.

Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Baskı, tehdit, şiddet ve sömürüye karşı birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacağız! Sadece kendi haklarımız için değil; çocukların, öğrencilerin, toplumun geleceği için mücadele etmeyi sürdüreceğiz.

İNSAN, TOPLUM, DOĞA YARARINA ÜNİVERSİTE İSTİYORUZ!

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

 

 




Bu haber 1427 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI