İnsan yaşamının her dönemi birbirinden farklı olup her dönemde organizmada farklı biyolojik ve psikolojik değişimler yaşanır. Menopoz, kadın yumurtalıklarının hormon üretmeyi bıraktığı ve doğurganlığın sona erdiği, cinselliğin devam ettiği dönemdir. Andropozda ise, erkeklik hormonu olan testosteron seviyesi düşer. Libido azalır. Her iki dönemin psikolojileri arasında benzerlik bulunsa da, biyolojik olarak andropozda üreme devam edebilir.
Menopoz ve andropoz, yaşam döngüsünün doğal bir sonucudur. Sadece biyolojik olmayıp psikolojik ve sosyal döneme geçişin de olduğu yeni bir süreçtir. Genellikle 40- 55 yaş aralığında başlar. Tıp dünyasında menopoz yeterli olarak tanımlanmıştır. Andropoz ise, erkekliğe özgü toplumsal mitlerle çeliştiği için konuşulması zor bir konu olduğundan, yakın dönemlerde ele alınmaya başlanmıştır. Tıp ve psikoloji literatüründe kullanılan aforizmada Albert Camus’un “Erkeklik testosteronla değil, değişime uyum kapasitesiyle ölçülür” sözü dikkat çekicidir.
Menopoz ve andropoz dönemlerinin toplumda yaşlanma olarak kabul görülmesi gibi yanlış inanç, bu dönemi yaşayanların da aynı düşünceyi kabullenmesine neden olabilmektedir. Simone de Beauvoire “kadın yaşlandığında, toplum onu artık bir kadın olarak bile görmez” sözlerinde kadının kendi kimliğinden dışlanması, toplumsal olarak değersizleştirilmesini, ifade ederek acı gerçeği vurgulamaktadır. Benzer düşünce erkekler için de kullanılır.
Menopoz ve andropoz dönemlerinin psikolojik etkileri:
*Özgüven ve özsaygının azalması
*Konsantrasyon güçlüğü, uyku sorunlarının artması, sıcaklık basmaların başlaması
*Kimlik ve yaş algısının değişmesi
*Depresyon, sosyal ilişkilerin bozulması
Menopoz ve andropoz dönemlerinde, duygusal dalgalanmalar ortaya çıkabilir. Çocukların evden ayrılmasıyla ebeveynlik rolünün azalması, yaşamda anlamsızlık duygusunu başlatabilir. Dalgalanmalar, bilinç dışı çatışmaların yüzeye çıkmasına katkı sağlayarak, yaşamın sorgulanmasına neden olabilir. Depresif hisler, huzursuzluk, gerginlik yaşanması ve yaşamı sorgulama dönemi başlayabilir. Kimim? bundan sonra ne yapacağım? Yaşlanıyorum kaygısının yaşanması, birçok bireyin yaşadığı durumdur. Bu süreç, bireyin kendini yeniden tanıyarak, yeni bir ben oluşturarak, geleceğini yeniden inşa etmeye başlamasına da fırsat olabilir. Sosyal ilişkilerden kopukluk, eş ve aile ilişkilerinden uzaklaşma, iş hayatında motivasyon ve verim düşüklüğünün yaşanması, yalnızlık ve içe kapanma görülebilir. Genetik, biyolojik yapı ve yaşamı algılayış biçimi bireylerde farklı geliştiğinden, bireylerin hepsi dönemsel sıkıntıları yaşamayabilir. Yaşananların doğal süreç olduğunun farkında olan, kendine öz şefkat gösterenler sağlıklı bir biçimde yol alabilmektedir. Yaşanan süreç, kayıp olarak kabul edilmese de yas sürecine benzetebiliriz. Yas sürecinin evreleri olan, inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme süreçleri bu dönemde de yaşanabilir. Özellikle erkekler bu dönemde “gençlik ve güç kaybı” hissiyle depresif olabilirler. Sürekli partner değiştirerek çaresizce farklı arayışlara girebilir.
Hormonal değişimlerin yaşanmasıyla kadınlarda, östrojen ve progesteron azalarak serotonin ve dopamin dengesi etkilenir. Her iki gurupta FSH değeri yükselir ve DHEA seviyesi azalır. Menopoz döneminde kullanılan hormon ilaçlarının FDA (2025) kanser yapmadığına ilişkin son araştırmaların kabul görmesi sevindiricidir. Testosteron erkeklerde; kas gücü, kemik yoğunluğu, cinsel istek, ruh hali ve enerji düzenleyicisidir. Testosteron hormonunun azalması; libidonun azalmasına (cinsel içgüdü), ereksiyon problemlerine neden olur. Kadın ve erkeklerde görülen hormon dengesinin bozulması, kas kütlesinde azalmaya, yağ oranındaki artış, kilo alımına, yorgunluk ve motivasyon düşüklüğüne neden olur. Hormonal değişimler ayrıca, amigdala ve hipokampusu etkileyerek duygusal dalgalanmaların sıklıkla yaşanmasına neden olmaktadır. Kortizol stres hormonu artabilir. Stresle başa çıkma zorlaşabilir. Uyku kalitesi ve hücresel yenilenmede azalma yaşanabilir. Stresin yönetilemeyeceği kaygısının yaşanması, sosyal ilişkilerin bozulmasına neden olur.
Geçmişte bastırılan öfke yaratan durumlarla yüzleşmek, geçmişle barışmak, değişim öncesinde yaşanacak döneme hazırlıklı olmak, yaş almanın gençlik kaybı olduğu düşüncesinden uzaklaşarak, kendinize yeniden bakmayı başarabilmek önemlidir. Nefes aldığımız sürece doğal süreci değiştirmek olanaksız.
Menopoz ve andropoz dönemlerinde psikolojik sıkıntıları, değişimleri sadece siz yaşamıyorsunuz. Geleceğe yönelik belirsizliklerin yaşanması da oldukça normaldir. Olumsuz duygu ve düşünceler umutsuzluğu yaşatarak, hayatı köreltmeye başlar. Umutsuz birey kendini suçlamaya, stres, öfke ve yalnızlık duygusunu yaşamaya başlar. Değiştirebileceğimiz düşüncelere odaklanmak, geçmişe takılı kalmamak, başarabilirim düşüncesi iyi olanın görülmesini sağlar. Durumun farkına vararak sağlıklı bir geleceği inşa etmek sizin elinizde.
Neler yapabiliriz?
*Stres yönetimi tekniklerinin uygulanması (meditasyon, nefes egzersizleri)
*Şimdiye odaklanmaya çalışarak yeni sürece ilişkin farkındalık geliştirmek
*Doktor denetiminde uygun miktarda hormon kullanmak
*Ruh sağlığı uzmanlarından duygusal destek (psikiyatrist ve psikologlardan) alınması.
*Gerektiğinde antidepresan kullanılması
*Sosyal aktivitelere (dayanışma gruplarına) katılma
*Günlük egzersiz ve uyku rutininin oluşturulması (uyku konusunda yazdıklarımı bir önceki yazımda bulabilirsiniz)
*Düzenli olarak yürüyüş yapmak
*Yaşama yönelik amaç oluşturmak
*Sanatsal faaliyetlerle uğraşmak
*Yaşadığınız durumu yakınlarınıza anlatarak destek istenmesi çözüme katkı sağlayabilir.
*Eşler arasında bağ kurmaya çalışılarak, ortak ilgi alanlarına yönelmek, eş ve çocuklarla sağlıklı açık iletişim yollarının bulunması için gayret göstermek
Gerektiğinde psikiyatrist ve psikologlardan yardım istemenin yaşam kalitesini ciddi biçimde arttırdığı unutulmamalıdır. Yaşamda yeni bir yol çizmek, farklı bir bakış açısıyla, yeni bir ben yaratma, psikolojik sağlık açısından oldukça önemlidir. Sağlıklı, aydınlık güzel günlere.
(Not: Yazarın izni olmadan paylaşılamaz)
Kaynaklar:
Aygün, M. S. (2019). Ankara Üniversitesi Aile Hekimliği Polikliniklerine Başvuran 40-64 Yaş Arası Kadınlarda Menopoz ve Depresyon Semptomlarının Sıklıklarının ve İlişkilerinin Değerlendirilmesi (Tıpta Uzmanlık Tezi), Ankara Üniversitesi, Ankara.
Ajayi, A. Andropause or male menopause? Rationale for testosterone replacement therapy in older men with low testosterone level. (PubMed) DOI/PMID: 24014001
Am J Med. (2000?) Risks versus benefits of testosterone in elderly men. PubMed ID: 10453966
Ajayi, A.F., David, O.T., Ayododele, A.A.,Oluwatoyin, L.,Obukohwo, =.M., Precious, O., Bosede, A.G., Nene, D.S.& Magret, A. A. (2024). Andropause: A Neglected Disease Entity. OBM Geriatrics, 8(2), 1_27. DOI: 10.21926/ obm. Geriatr. 2002276
FDA 10.10.2025 Reguests Labeling Changes Related to Safety Information To Clarify the Benefit/ Risk Consderations for Menopause Hormone Therapies
Öznur Yaşar, Çiller Yeyğel” 45-60 Yaş Arası Kadınlarda Menopoz Semptomları ve Menopoz Tutumu İle Yaşam Doyumunun İncelenmesi”İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri dergisi (DergiPak)