Bugun...


NİLSU ACAR

facebook-paylas
Tarım Arazilerinin, Amaç Dışı Kullanılması
Tarih: 16-04-2023 23:33:00 Güncelleme: 16-04-2023 23:35:00


Tarım arazilerimiz günden güne eriyip yok oluyor. Sanayileşme, çarpık kentleşme, turizm..

Toprak yapısı ve jeopolitik konumu itibariyle tarım arazisi olmak için biçilmiş kaftan olan parsellerimiz gün geçmiyor ki bir anda beton yığınına dönüşmüş bir çıkmaz sokak olarak karşımıza çıksın. Nitelik, kimlik kavramlarını değersizleştirmenin bir sonucu olarak toprakta insan bencilliğinden payını aldı.

En önemli doğal kaynaklardan biri olan tarım arazilerinin bilinçli bir şekilde kullanılması sürdürülebilirlik açısından büyük önem arz etmektedir.  Hukuki düzenlemelerin yetersizliği, idari yapıdan kaynaklanan sorunlar, denetim-kontrol eksikliği ve sosyo-ekonomik şartlar tarım arazilerinin farklı şekillerde amaç dışı kullanılmasına neden olmaktadır.

Verimli tarım topraklarının yenilenemeyen bir kaynak olduğu halde sanayi, konut, turizm gibi tarım dışı amaçlarla kullanılması tarım açısından çözümü güç problemleri meydana getirmektedir.  I, 2, 3 ve 4. sınıf topraklar tarım için birinci dereceden önemli topraklar olduğu halde farklı alanlarda kullanılması gıda arzı güvenliğine ve tarımsal gelire zarar verdiği gibi aynı zamanda biyolojik çeşitlilik ve ekolojik dengenin bozulmasına da etki etmektedir.

Gelecek nesillere yaşanılabilir dünya bırakmaktan daha değerli bir miras kavramımız olmaması gerektiği halde savrulmaktan kendimizi alamıyoruz. Hoyratça verilen kararlar ve bu kararlara karşı boyun eğme alışkanlığı bizleri kötünün iyisine şükreder hale getirdi.  Tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmaması için ne çok yaptırım uygulansa da bu yola baş koyulduğu takdirde sistem açıklarını bulabilmeyi başaran ya da bu açıkların oluşmasını sağlayanların kıskacından kurtulamıyoruz.

Duyarlı bir insan olmanın temellerinde yatan evrensel düşünebilme yeteneğimizi açığa çıkarmaya ihtiyacımız var. Tarım ya da toprak kavramlarının bir kelimeden ibaret olamayacak kadar derinlik kapsadığı ve kendi nezdinde oluşan sonuçların insan hayatı açısından büyük önem taşıdığını idrak etmemiz için fiziksel yaptırımların geri dönüşü olmayacak sonuçlarıyla karşılaşmamıza gerek yok.
 
Miktar bakımından sınırlı olan toprağın binlerce yılda oluştuğu, ıslah çalışmalarının ekonomik yönden oldukça masraflı olduğu ve ayrıca toprak oluşumunu hızlandırmanın veya miktarını artırmanın da teknik yönden mümkün olmadığı düşünülürse arazi kaybına neden olan faaliyetlerin mutlaka önlenmesi gerektiği sonucunun ortada olduğunu görüyoruz.

Türkiye’de tarım dışı sektörlerin daha hızlı gelişmesi tarım arazileri üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Fakat tarımın başlı başına bir değer olduğu herhangi bir kefeye koyulup daha kıyaslayıcı bir bakış açısının kişilere verdiği yetkiye dayanarak değersizleştirilmesi önü alınamayacak bir illüzyon haline gelmeden topraklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmalıyız.



Bu yazı 1624 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI