Bugun...


YÜKSEL IŞIK

facebook-paylas
Bir Oyla Değişir Her şey
Tarih: 25-05-2023 21:59:00 Güncelleme: 25-05-2023 21:59:00


Çinliler, “bin kilometrelik yola da bir adımla başlanır” derlermiş. Bizim yolculuğumuz da uzun; uzak yoldan geliyoruz ve daha alınacak çok yolumuz var.

“Hatır kalsın, yol kalmasın” ifadesi de bu yolu ve geleneğimizi anlatıyor. Veysel Baba, “iki kapılı bir handa/ gidiyorum gündüz gece” derken, yolun meşakkatini, uzunluğunu ama aynı zamanda yolcunun kararlılığını özetliyor.

Biliriz ki ne kadar engebeli, ne kadar dolambaçlı olursa olsun, mesafeler, kapanmak içindir. Yeter ki ilk adım atılabilsin.

Horasan’dan geliyoruz; her türlü zorluğa rağmen varılacak yere varan bir geleneği ifade eder bu… Daha geçen hafta andığımız Hasan Tahsin, işgalci orduları İzmir’e çıktığında, “vatanını seven Maşatlığa gelsin” diyerek gittiği meydanda ilk kurşunu atmakla simgeleşmiş; onun şehit olduğuna ilişkin haberin geldiği anlarda, Mustafa Kemal, bağımsız Türkiye’nin kurulması için Bandırma Vapuru ile yola çıkmak üzere son hazırlıklarını yapmıştı.

“YÂRİN BAHÇESİ”Nİ KORUMAK İÇİN…

Faruk Nafiz Çamlıbel’in aşağıdaki dizeleri gelir aklıma tam bu anda:

“Yaşamaz ölümü göze almayan/ Zafer, göz yummadan koşar da gider.”

Çıktığınız yolculuğu durdurmak, sizi geri döndürmek isteyenler olabilir; doğru yolda olduğunuza inanıyorsanız, kulaklarınızı en hatırlı kişilere dahi kapatmak, bir Anadolu geleneğidir.

Her ne kadar bu ülke, tıpkı şairin dizeleştirdiği gibi “istediğiyle yola çık(ıp)/ hiç istemediğiyle gide(nlere)” çokça tanık olsa da, siz takılmayın onlara, öfkenizi yenin ve yolunuza devam edin. Çünkü bizi gösterilen hedefe götürecek yol kıymetlidir.

“Ne var o yolda?” diye soracaklar için yazıyorum.

O yol, şairin, “yârin bahçesi” dediği ülkemizin bağımsız ve demokratik bir hal almasına açar kapısını.

Yol, “namustur künyemize kazılmış”. Yol, insanlıktır; “yürekte acımak olacak yani”. Yol, çocuktur; büyütmek, gelişmesine katkı vermek gerek.

Niçin o yolda yürünmeli?

Açı doyurmak, kimsesize sahip çıkmak, ötekini anlamak için…

Yol, meşakkatlidir; gördüğüne yüreğin dayanmıyorsa o narin yüreğini çıkartıp, örneğin tarikat yurtlarında ırzına geçilen çocukların yahut tacize, tecavüze ve de şiddete uğrayan kadınların yüreğinin yanına atmayı gerektirir.

Kısacası yol, bir arada olması imkânsız gibi görünen aslan ile ceylanın barış içinde yaşama dileğini gerçekleştiren hedeftir.

O hedefe varmak için 28 Mayıs bir vesiledir. O yolu yürümek için önümüze konulmuş bir mesafedir ve o mesafenin aşılma süreci hepimiz için varlık-yokluk meselesine dönüşmüş durumdadır.

Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak, herkesin hakkına, hukukuna saygılı bir devleti inşa etmek için son fırsattır. O fırsatın sembolü Kemal Kılıçdaroğlu’dur.

HAYALİ GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN…

Bu fırsatı iyi değerlendirmezsek ne olur?

Cumhuriyet’in, kadınlara tanıdığı hakları kullanmak için mücadele eden inançlı Müslüman kadınlar, domuz bağıyla öldürülür; Gaffar Okkan gibi görevini hakkıyla yapan kamu görevlileri görevini yapamaz hale gelir.

Gençlerimiz iş bulamaz, emeklimiz geçinemez, çiftçimiz sistemini döndüremez. Düşünce, ifade ve inanç özgürlüğü engellenmiş olur. Sandığa gidip, gereğini yapmazsak, daha çok kadın öldürülür, daha çok küçücük yavrularımıza tecavüz edilir.

28 Mayıs, Türkiye’nin kader seçimidir.

İşte bu nedenle geleceğimize sahip çıkmak için sandığa gidelim, oyumuzu kullanalım.

Yetinmeyelim; sandığa giren oyumuzun, atıldığı haliyle sandıktan çıkması için sahip çıkalım.

Bu yazıyı Yahya Kemal ile bitirelim; şöyle demiş şair:

“Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!..

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.”

 



Bu yazı 3081 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI